Yılın ilk aylarında altın yatırımcıları adeta bir rüya yaşıyordu. Ons altın 5.000 dolar seviyesini aşarken, gram altın da tarihinin en yüksek seviyelerine ulaşmıştı. O günlerde piyasada tek bir soru vardı: "Altın daha ne kadar yükselebilir?"

Bugün ise sorular değişti.

Çünkü altın yatırımcısı artık zirveyi konuşmuyor, düzeltmeyi konuşuyor.

Ocak ayında görülen tarihi zirvelerin ardından ons altın yaklaşık dört aydır düşüş eğiliminde. Jeopolitik riskler sonrasında ABD'de yeniden yükselen enflasyon, faizlerin beklenenden uzun süre yüksek kalabileceği beklentisi ve tahvil faizlerindeki artış yatırımcıların altından çıkışını hızlandırdı. Bir dönem güvenli liman olarak görülen altın, bugün daha çok yüksek faiz ortamının baskısı altında kalıyor.

Ancak piyasaların en büyük hatalarından biri, kısa vadeli fiyat hareketlerini uzun vadeli hikâyenin sonu olarak yorumlamaktır.

Gerçek şu ki altının yükselişini destekleyen temel dinamiklerin büyük bölümü hâlâ masada duruyor.

Merkez bankaları altın almaya devam ediyor. Özellikle Çin başta olmak üzere birçok ülke rezervlerini çeşitlendirmeyi sürdürüyor. Küresel borçluluk tarihî seviyelerde bulunurken, jeopolitik riskler de tamamen ortadan kalkmış değil. Bu nedenle son aylardaki geri çekilme, yeni bir ayı piyasasından çok güçlü yükseliş sonrası yaşanan normal bir düzeltme olarak değerlendirilmeli.

Asıl dikkat çekici nokta ise beklentiler

Uluslararası kurumların önemli bir bölümü yıl sonu için mevcut seviyelerin üzerinde ons altın tahminlerini koruyor. Bazı kurumlar 5.000 doların yeniden test edilebileceğini, bazıları ise 2026 sonunda yeni zirvelerin görülebileceğini düşünüyor. Bunun gerçekleşmesi için yeniden alevlenen Fed'in faiz artırabileceği beklentilerinin tersine dönmesi veya küresel büyümede belirgin bir yavaşlama yaşanması yeterli olabilir.

Türk yatırımcısı açısından tablo biraz farklı

Gram altının kaderini yalnızca ons altın belirlemiyor. Dolar/TL'deki yükseliş eğilimi gram altına ilave destek sağlıyor. Bu nedenle ons altın düşerken bile gram altında kayıplar daha sınırlı kalabiliyor. Son yıllarda olduğu gibi önümüzdeki dönemde de gram altının performansında kur hareketleri en az ons fiyatı kadar belirleyici olacak.

Piyasalar genellikle zirvelerde iyimserliği, diplerde ise karamsarlığı satın alır. Bugün altın yatırımcısı açısından kritik soru, düşüşün ne kadar süreceğinden çok, bu düzeltmenin uzun vadeli yükseliş trendini bozup bozmadığıdır.

Şimdilik veriler ikinci seçeneğin daha güçlü olduğunu gösteriyor.

Altın belki artık manşetlerde her gün yeni rekorlarla yer almıyor. Ancak tarih bize gösteriyor ki altın çoğu zaman en büyük fırsatları herkesin umudunu kaybetmeye başladığı dönemlerde yaratır.