Son haftalarda ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışma jeopolitik riskleri hızla yükseltti… Medya ve piyasalarda sıkça “savaş” olarak ifade edilse de mevcut tabloya bakıldığında, yaşananlar geniş ölçekli bir savaş durumundan ziyade, daha çok “kontrollü gerilim ve sınırlı çatışma” seviyesinde seyrediyor.

Piyasa fiyatlamaları açısından bakıldığında ise piyasaların risk ve belirsizliğin ötesinde bir savaş fiyatlamasına işaret ettiğini belirtmek gerekiyor. Nitekim piyasalara bakıldığında, petrol fiyatlarının yükselmesi risk fiyatlamasını, tahvil faizlerindeki artış belirsizliği ve hisse senetlerindeki düşüş ise riskten kaçışı yansıtıyor. Altın fiyatları ise zaman zaman yükselse de yüksek faizler bu artışı sınırlıyor. Kısacası, piyasa şu an belirsizlik ve jeopolitik risklerin ötesinde, tam ölçekli bir savaşı fiyatlıyor.

Jeopolitik açıdan, ABD ve İran doğrudan savaşa girmekten tarihsel olarak kaçınan iki aktör olarak öne çıkıyor. Öyle ki, İran açısından enerji ihracatı ve rejim istikrarı riski büyük bir caydırıcı faktör. ABD açısından ise bölgesel maliyetler ve küresel ekonomik etkiler savaşın şiddetlenmesi önüne geçiyor. Bu nedenle, şu anki tablo, daha çok baskı, müzakere ve vekil çatışmaların dengesi olarak değerlendirilebilir kanaatindeyim.

Mevcut jeopolitik riskleri her ne kadar kontrollü gerilim ve sınırlı çatışma olarak nitelesek de, enerji piyasaları açısından risklerin somut etkileri belirgin şekilde kendini gösteriyor. Enerji ve petrol fiyatları açısından en kritik nokta ise Hürmüz Boğazı. Dünya petrolünün yaklaşık %20’si bu boğazdan geçiyor. İran’ın, geçişi kapatması petrol fiyatlarında sert yükselişe yol açarken volatilite de yüksek kalmaya devam ediyor. Dolayısıyla mevcut durum göz önüne alındığında petrol fiyatlarındaki bu artış, risk primi fiyatlamasından ziyade arz şokundan kaynaklanıyor.

Olası Senaryolar…

En olası senaryo, şuan yaşandığı gibi, taraflar arasında çatışmaların ve diplomatik sürecin devam etmesi şeklinde ifade edilebilir. Bu durumda petrol fiyatları yüksek kalmaya devam edebilir, ancak kontrol dışına çıkmaz. Orta riskli senaryoda diplomatik sürecin askıya alındığı ve Hürmüz Boğazı’nın taraflar arasında çatışma devam ederken kapalı kalmaya devam etmesi ile petrol fiyatlarının 120–150 dolar seviyelerine yükselmesi ve küresel enflasyon üzerinde baskı oluşması söz konusu olabilir. Düşük olasılık fakat yüksek riskli bir senaryoda ise ABD - İran savaşının bölgedeki diğer ülkelere de yayılması ve bunun yol açacağı küresel kriz ihtimali bulunuyor.