Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK’da, aralarında milletvekillerinin de bulunduğu 9 ismin “tedbirli olarak kesin ihraç” talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiği bildirildi.
CHP’de mahkeme kararı sonrası başlayan yönetim tartışmaları yeni bir aşamaya taşındı. Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında CHP Genel Merkezi’nde toplanan Merkez Yönetim Kurulu’nun ana gündem maddelerinden biri parti içi süreçler oldu.
Toplantıda, CHP’de “partinin kurumsal kimliğini zedelediği” gerekçesiyle bazı isimler hakkında disiplin süreci başlatıldığı öğrenildi.
Bu kapsamda Ensar Aytekin, Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Turan Taşkın Özer ve Burhanettin Bulut’un parti üyeliklerinin tedbirli olarak askıya alındığı ve kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiği belirtildi.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı açıklama yaptı
MYK toplantısı devam ederken kameraların karşısına geçen CHP Sözcüsü Müslim Sarı, toplantıda “Türkiye’nin sorunları” ve “parti içi konular” olmak üzere iki ana gündem bulunduğunu söyledi.
Sarı, istinaf kararıyla 21 Mayıs itibarıyla CHP’nin “tedbirli bir mutlak butlan kararı” ile karşı karşıya kaldığını belirterek, göreve gelen MYK olarak sürecin diyalog içinde yürütülmesi için çaba gösterdiklerini ifade etti.
Partinin içinde bulunduğu durumdan çıkış için ortak akıl arayışında olduklarını dile getiren Sarı, bu yöndeki girişimlerin sonuç vermediğini savundu.
Sarı, CHP’li belediye başkanlarının diyalog heyeti oluşturma çabasını olumlu bulduklarını ancak bu girişimlerden de sonuç alınamadığını söyledi.
“Partide iki başlılık görüntüsü var”
CHP Sözcüsü Sarı, partide “iki başlılık görüntüsü” oluştuğunu belirterek, kurultaydan kaçmadıklarını ve Parti Meclisi’nde kurultay konusunun ele alınacağını söyledi.
Sarı, “Bizler bir kurultaysız yol yürümek niyetinde değiliz. Partinin içine düştüğü bu durumdan ancak siyasi müdahale ile çıkabileceğimizi söyledik. Bu da hiç şüphe yok ki kurultaydır” dedi.
Son dönemde yaşanan grup tartışmalarına da değinen Sarı, Kılıçdaroğlu’nun Meclis’te konuşturulmamasına yönelik girişimler olduğunu ileri sürdü.
Sarı, parti içi tartışmaların belirli sınırlar içinde yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Partinin kurumsal kimliğini zedeleyen iş ve eylemleri not ettiğimizi hep açıkladık” ifadelerini kullandı.
“Karar oy birliğiyle alındı”
Disiplin sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sarı, CHP’nin “temiz siyaset, temiz toplum ve arınma siyaseti” çerçevesinde kendi kurullarını çalıştıracağını söyledi.
Sarı, “CHP’nin kurultayının şaibeli hale gelmesini sağlayan, iddianamelere konu olan ve kamuoyunda tartışılan arkadaşlarımızla ilgili bir disiplin kararı alacağımızı duyuruyoruz. Temiz siyaset açısından, partiyi arındırmak açısından zor da olsa bu kararı aldık. Karar oy birliğiyle alınmıştır” dedi.
Disiplin sürecinde ne olabilir?
Tedbirli sevk kapsamında, ilgili milletvekillerinin parti içi hakları geçici olarak askıya alınabilecek. Bu süreçte parti organlarında görev alma, oy kullanma, aday olma ve parti içi siyasi faaliyetlere katılma haklarının sınırlandırılması gündeme gelebilecek.
TBMM CHP Grubu’ndaki işleyiş açısından ise grup yönetiminin alacağı kararlara bağlı olarak ilgili milletvekillerinin grup toplantılarına katılımı, söz hakkı ve grup içi temsil yetkileri kısıtlanabilecek.
Disiplin süreci sonunda uyarı veya kınama kararı verilmesi halinde süreç sona erebilecek. Kesin ihraç kararı çıkması durumunda ise ilgili isimlerin parti üyelikleri sona erecek. Ancak parti üyeliğinden çıkarılma, milletvekilliğini doğrudan düşürmeyecek.
Milletvekillerinin TBMM Genel Kurulu’nda oy kullanma, kanun teklifi verme ve komisyon çalışmalarına katılma gibi anayasal haklarının devam edeceği belirtiliyor.
İlgili isimlerin Yüksek Disiplin Kurulu önünde savunma yapma ve tüzükte belirlenen süreler içinde karara itiraz hakkı bulunuyor. Tedbir kararı da soruşturmanın seyrine göre disiplin kurulu tarafından kaldırılabilecek.




