6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremler, Türk tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti.

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremler, Türk tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Resmî verilere göre on binlerce insan hayatını kaybetti, yüz binlerce bina yıkıldı veya ağır hasar aldı. Milyonlarca kişi evsiz kaldı; şehirler, altyapılarıyla birlikte çöktü. Depremler yalnızca binaları değil, yılların birikimini, düzenini ve güven duygusunu da yerle bir etti.

Felaketin ardından başlatılan arama-kurtarma çalışmaları günlerce sürdü. Türkiye’nin dört bir yanından ekipler bölgeye sevk edildi, uluslararası yardım ekipleri de çalışmalara katıldı. Zorlu hava koşulları, ulaşım sorunları ve yıkımın büyüklüğü müdahaleyi güçleştirdi. Enkaz altından gelen her ses umut olurken, her geçen saat kayıpların ağırlığını daha da artırdı.

Deprem3333

Ancak 6 Şubat yalnızca bir “doğal afet” tarihi değildir. O gün, sabaha karşı uykusunda yakalanan çocukların, işe gitmeye hazırlanan insanların, hayata dair sıradan planların bir gecede yarım kaldığı gündür. O gün, bir annenin enkaz başında beklerken zamana küstüğü, bir babanın çaresizlikle betonlara seslendiği, kardeşlerin birbirini kaybettiği gündür.
Deprem, sadece binaların dayanıksızlığını değil, ihmallerin ve gecikmelerin neye mal olabileceğini de acı şekilde gösterdi.

Yıkılan her apartman, sadece beton ve demirden ibaret değildi; içinde anılar, emekler, fotoğraflar, ertelenmiş hayaller vardı. Bir şehir çöktüğünde, aslında bir ülkenin hafızasında derin bir boşluk açıldı.

Deprem1Bugün takvimler ilerlese de 6 Şubat hâlâ geçmedi. Çünkü bazı sabahlar hâlâ enkazın tozu ciğerlere doluyor, bazı geceler hâlâ siren sesleri kulaklarda çınlıyor. Deprem bölgesinde hayat yeniden kurulmaya çalışılırken, kaybedilenlerin yokluğu her sokakta hissediliyor. 6 Şubat, unutulacak bir tarih değil. Hatırlanması gereken bir sorumluluk. Yaşananların “kader” kelimesine sığdırılamayacak kadar ağır, “bir daha olmaz” demekle geçiştirilemeyecek kadar gerçek olduğunu hatırlatan bir eşik.

Bu süreçte dayanışma da bu ülkenin hafızasına kazındı. Tanımadığı insanların yardımına koşanlar, evini açanlar, elindekini paylaşanlar oldu. Kimi zaman bir battaniye, kimi zaman bir sıcak çorba, kimi zaman sadece “buradayım” demek hayatta kalmanın sınırında duran insanlar için tutunacak dal hâline geldi. Felaketin ortasında ortaya çıkan bu dayanışma, toplumun en karanlık anlarda bile ayakta kalabildiğini gösterdi.

6 Şubat 2023'te yaşanan felaketin tekrar yaşanmamasını temenni ediyor; depremzedelere başsağlığı, vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyoruz.