Avrupa Parlamentosu'nun 2025 Türkiye Raporu'nu hedef alan Bahçeli, "AB Türkiye'ye istikamet çizemez. Türk milletine biçim verecek terzi daha doğmamıştır" dedi.

Konuşmasında G7 Zirvesi'ne de değinen Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump'ın kullandığı "Patron benim" ifadesinin transatlantik ilişkilerin gerçek niteliğini ortaya koyduğunu savundu. Bahçeli, bu sözlerin Avrupa'nın ABD'ye olan güvenlik bağımlılığının açık bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Avrupa'nın yıllardır Türkiye'ye demokrasi, hukuk ve güvenlik konularında ders vermeye çalıştığını söyleyen Bahçeli, AB'nin kendi sorunlarını görmezden geldiğini belirterek, "AB hangi akılla bize ayar çekiyor?" diye konuştu.

Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporunu "eğri cetvelle çizilmiş bir metin" olarak nitelendiren Bahçeli, Türk yargısına yönelik eleştirilerin kabul edilemez olduğunu söyledi. "Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez" ifadelerini kullanan Bahçeli, Türkiye'nin dış baskılarla yönlendirilemeyeceğini vurguladı.

Bahçeli ayrıca raporda yer alan Ülkü Ocakları'na yönelik değerlendirmelere de tepki göstererek, bunun eski husumetlerin yeni bir yansıması olduğunu savundu.

Kıbrıs meselesine de geniş yer ayıran Bahçeli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Türkiye'nin milli güvenliği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirtti. Kıbrıs'ta iki devletli çözüm tezini yineleyen Bahçeli, Türkiye'nin garantörlük hakkının tartışmaya açılmasına karşı çıktı.

Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen MHP lideri, ABD ile İran arasında yürütülen müzakere sürecini dikkatle takip ettiklerini söyledi. Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve bölgesel gerilimin azaltılmasına yönelik adımları olumlu bulduklarını ifade eden Bahçeli, İsrail'in bölgedeki faaliyetlerine karşı ise temkinli olunması gerektiğini belirtti.

Bahçeli, "Mutabakat zaptı harfiyen uygulanmalı ve Hürmüz'de güvenli geçiş kesintisiz sağlanmalıdır" diyerek bölgesel istikrarın korunmasının önemine dikkat çekti.