Almanya'da imalat sanayi ağustosta beklentileri aşarak son 51 ayın en güçlü büyümesini kaydederken, ülkenin önde gelen sanayi şirketleri ve işveren birlikleri yüksek enerji ve iş gücü maliyetlerine karşı hükümetten kapsamlı reformların hızlandırılmasını istedi.

S&P Global, Almanya'nın ağustos ayına ilişkin imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) öncü verilerini açıkladı.

Buna göre, temmuz ayında 52,2 puan olan imalat sanayi PMI, ağustosta beklentilerin aksine yükselerek 54,1 puana çıktı. Piyasa beklentisi endeksin 52 puana gerilemesi yönündeydi.

Endeks, bu seviyede son 51 ayın en yüksek değerini aldı.

İmalat sanayisindeki güçlü yükselişe karşın hizmet sektörü zayıf seyrini sürdürdü. Hizmet sektörü PMI, ağustosta 49,8'den 48,5'e gerileyerek son 3 ayın en düşük seviyesini gördü.

İmalat ve hizmet sektörlerini birlikte ölçen bileşik PMI ise hizmet sektöründeki zayıflığın etkisiyle temmuzdaki 51,3 puandan ağustosta 51'e indi.

Endekslerin 50 puanın üzerinde değer alması büyümeye, altında kalması ise daralmaya işaret ediyor.

Üretim ve siparişlerde 2022'den bu yana en güçlü artış

S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktör Yardımcısı Phil Smith, verilere ilişkin değerlendirmesinde, imalat sektöründeki toparlanmanın ikinci çeyrekteki duraklama sinyallerinin ardından yeniden ivme kazandığını belirtti.

Üretim, yeni siparişler ve ihracat kalemlerinin tamamında 2022'nin başından bu yana en güçlü artışların kaydedildiğine dikkati çeken Smith, "Bu durum, Orta Doğu'daki gerilimler ve yükselen petrol fiyatları nedeniyle yaşanan aylarca süren belirsizliğin ardından bir toparlanma sürecine girildiğini gösteriyor. Artan savunma harcamalarının da bu tabloda etkisi var." ifadesini kullandı.

Smith, mevcut büyüme hızının devam eden arz riskleri ışığında sürdürülebilir olup olmayacağının henüz netleşmediğini, buna karşın üreticilerin gelecekteki üretime yönelik beklentilerindeki belirgin güçlenmenin yukarı yönlü hareketin kalıcılığı açısından olumlu sinyal verdiğini vurguladı.

Hizmet sektöründe ise yüksek petrol ve gaz fiyatlarının yol açtığı enflasyon endişelerinin görünümü baskılamaya devam ettiği belirtildi.

Smith, hizmet sektöründe yeni iş hacmindeki artış ve istihdamın yeniden yükselişe geçmesinin önümüzdeki dönemde faaliyette toparlanma yaşanabileceğine işaret ettiğini kaydetti.

Sanayicilerden hükümete "acil reform" çağrısı

İmalat sektöründeki güçlü PMI verilerine rağmen Alman iş dünyası, ekonominin yapısal sorunlarına ilişkin uyarılarını sürdürüyor.

Bavyera ve Baden-Württemberg bölgelerindeki iş dünyası temsilcileri ile Audi, BMW, ZF, Mercedes-Benz, Porsche, Siemens ve Eberspächer gibi büyük şirketler, hükümete gönderdikleri ortak mektupta koalisyon sözleşmesinde yer alan ekonomik reformların tavizsiz ve zaman kaybedilmeden hayata geçirilmesini talep etti.

Mektupta, yüksek enerji maliyetleri ve değişen küresel ekonomik koşullar nedeniyle şirketlerin ağır baskı altında olduğu belirtilerek, "Mevcut durumda ekonomi ve sosyal politika çerçevesinin nasıl şekillendirileceği şirketlerimizin rekabetçi kalmasını, istihdamı korumasını ve Almanya'da yatırım yapabilmesini belirleyecek temel unsur olacaktır." ifadesine yer verildi.

Sosyal güvenlik prim yükü yüzde 42'yi aştı

Alman basınına yansıyan mektupta, ülkedeki sosyal güvenlik prim yükünün yüzde 42'yi aşarak tarihi seviyeye ulaşması da eleştirildi.

Şirketler ve işveren birlikleri, prim oranları sabit görünse dahi prime esas kazanç üst sınırlarının yükselmesi nedeniyle hem işverenlerin hem de çalışanların üzerindeki mali yükün arttığına dikkati çekerek, söz konusu yükün kalıcı biçimde düşürülmesini istedi.

Başbakan Friedrich Merz, Çalışma Bakanı Barbel Bas ile Ekonomi ve Enerji Bakanı Katherina Reiche'ye gönderilen mektupta, yüksek enerji fiyatlarının düşürülmesi, çalışma saatlerinde daha fazla esneklik sağlanması, bürokrasinin azaltılması ve kamu yönetiminde dijitalleşmenin hızlandırılması da talep edildi.

Hükümet tarafı ise çeşitli reform projelerinin sonbahar aylarında netleşeceğini bildirirken, atılan adımların ekonomik etkilerinin ortaya çıkmasının zaman alacağı görüşünü dile getiriyor.

Alman iş dünyası, imalat sektöründe son verilerle ortaya çıkan toparlanmanın kalıcı hale gelebilmesi için yapısal maliyetlerin düşürülmesi ve ülkenin küresel rekabet gücünü güçlendirecek reformların hızla uygulanması gerektiğini savunuyor.