Tera Portföy Araştırma Grup Direktörü Yusuf Doğan’ın risk yönetimi üzerine yaptığı değerlendirmeye, Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in "Bilim ve finans konuşmaya devam edeceğiz" diyerek verdiği güçlü desteğin ardından tartışma yeni bir boyuta taşındı.
Yusuf Doğan, X (Twitter) üzerinden yaptığı yeni açıklamada finansal analizde yapay zekâ kullanımı ve mesleki uzmanlığa dikkat çekerek: "Yapay zekâdan rasyonel verim almanın ön koşulu, konunun matematiksel ve yapısal derinliğine bizzat hâkim olmaktır" dedi.
Finans piyasalarında Yusuf Doğan’ın paylaşımı ve ardından Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in Doğan’a verdiği destekle başlayan "riskin yönetimi ve finansal rasyonalite" tartışması, borsagundem.com.tr’de yayımlanan "Getiriyi değil, riski de yönetmek gerekiyor" başlıklı haberin ardından bugün teknolojinin finansal analizdeki rolü ve uzmanlık kavramı üzerinden devam ediyor.
"KANTİTATİF FİNANS, YAZILIMSIZ VE MODELSİZ OLMAZ"
Yusuf Doğan, bugün sosyal medya hesabından yaptığı yeni açıklamada, yaşanan gelişmelerin ardından yapay zekâ dil modelleri (LLM) üzerinden üretilen yüzeysel argümanlara dikkat çekti.
Piyasada kantitatif finans kavramının doğru anlaşılması gerektiğini belirten Doğan, şu ifadeleri kullandı:
"Fark ettiniz mi ben bu analizi paylaşana kadar hayatında Sortino rasyosu, olasılıksal Sharpe oranı gibi quant finans tanımlarını duymamış kişiler bir anda quant finans üzerinden sanki yıllardır bu alanda çalışıyormuşçasına atağa geçtiler. Biz bu işe yapay zeka ortada yokken başladık; yıllardır kantitatif finans modelleri üzerine çalışıyoruz. Hayatında Matriks dışında terminal görmemiş, tek satır kod yazmamış, bir ekonometrik regresyon kurmamış kişilerin sırf etkileşim uğruna LLM arkasına sığınıp quant dersi vermeye soyunması piyasa adına trajikomik."
"YAPAY ZEKÂDAN VERİM ALMAK İÇİN MATEMATİKSEL DERİNLİK ŞART"
Yapay zekâ araçlarının çalışma prensibi bilinmeden yapılan analizlerin piyasada yanıltıcı sonuçlar doğurabileceğine işaret eden Doğan, teknik detaylara hâkim olunması gerektiğini vurguladı:
"Yazdığım her analizi kopyalayıp yapay zekaya yapıştırırsanız prompt aracınız size yine süslü bir karşı argüman üretecektir. Çünkü LLM'ler lineer akıl yürütür; limitiniz yetene kadar bu soru-cevap döngüsü devam eder ve bir noktada kaçınılmaz olarak halüsinasyona varır. Bir yapay zekadan rasyonel verim almanın yegane ön koşulu, sorguladığınız konunun matematiksel ve yapısal derinliğine bizzat hakim olmaktır."
UZMANLIK UYGULAMADA VE SAHADA KAZANILIR
Finansal risk yönetiminin sadece ekran üzerindeki göstergeleri okumakla sınırlı olmadığını, kodlama ve uygulama gerektirdiğini ifade eden Doğan, açıklamasını şöyle tamamladı:
"Sortino’nun downside semi-deviation filtresini, PSR’ın (Bailey & López de Prado) çarpıklık/basıklık düzeltmesini ve itfa stres testlerinin likidite mimarisini ekrandan okuyarak değil; kodunu yazıp, optimizasyonunu kurup piyasada riskini bizzat yöneterek bilebilirsiniz. Biz matematiği ve veriyi portföy yönetim masasında bilfiil çalıştırmaya devam ediyoruz; bu X höstatları da etkileşim için prompt kopyalayıp yapıştırmaya devam edebilir..."
TEKNOLOJİ VE FİNANSAL UZMANLIK DENGESİ
Emre Tezmen’in Yusuf Doğan'a desteğindeki "Bilim ve finans konuşmak, değer yaratmaya devam etmek lazım" vurgusuyla da örtüşen bu açıklamalar; piyasada yapay zekâ teknolojilerinin doğru kullanımı ile gerçek veri analitiği arasındaki ayrımı net bir şekilde ortaya koyuyor. Yapay zekâ araçlarının ancak konunun matematiksel ve finansal derinliğine hâkim uzmanlar tarafından kullanıldığında rasyonel bir katma değer üretebileceği ifade ediliyor.
Piyasa çevreleri ise son dönemde sosyal medyada artan bilgi kirliliğine dikkat çekerek; yatırım kararlarında popülist söylemler veya yüzeysel yapay zekâ çıktıları yerine, matematiksel modellemelere ve kurumsal risk disiplinine dayanmanın önemini bir kez daha vurguluyor.





