Fon krizinin finansal sistem üzerindeki etkileri ve MSCI’ın kararı, faiz indirimi tartışmasını yeni bir boyuta taşıyor. TEPAV’ın Para Politikası Değerlendirme Notu’nda, finansal istikrar risklerinin azaltılması için Merkez Bankası ve diğer ilgili kurumların koordineli hareket etmesi, şirketlerin bilanço zafiyetlerine karşı ihtiyati önlemlerin gündeme alınması gerek.
PPK faiz kararını bugün açıklayacak. Uzmanların belirgin bir kısmı politika faizinin düşürülebileceğini belirtiyor. MSCI açıklamasından önce, ben de “finans krizlerinin çıkmaması için gerekli düzenlemeleri ve denetimleri yapmakla sorumlu olan ve bu amaçla önemli yetkilerle donatılmış kurumların varlığına rağmen fon krizinin çıkmasının arkasındaki nedenlerin ortadan kaldırılmasının hızla gerçekleştirilmesi halinde faiz düşürülebilir” diye düşünüyordum. Ancak MSCI kararı, zaten çok ciddi olan sorunun ciddiyetini daha da artırdı. Faizin indirilmesi için bir alan vardı. MSCI’ın kararından sonra bu alanın kalmadığını düşünüyorum.
Nedenlerin başında, içinde bulunduğumuz ortamın Türkiye’nin yurt dışından borçlanma olanaklarını kısıtlaması, borçlanma maliyetlerini yükseltmesi ve rezerv düzeyimizi olumsuz etkilemesi riski geliyor. Fon krizini çıkaran nedenler ortadan (tatmin edici bir biçimde) hızla kaldırılırsa, bu risk azalır ve Merkez Bankası fiyat istikrarı görevine odaklanır. Enflasyon gelişmelerine göre faiz indirim sürecini daha sonraki toplantılarda başlatır. Bundan sonraki toplantı Aralık’ta. Fon krizindeki gelişmelere bağlı olarak ve Ekim enflasyonu izin veriyorsa, olağanüstü toplantı da yapabilir. Unutmayalım, Merkez Bankası’nın tek görevi fiyat istikrarı değil. Finans sisteminde istikrarı sağlamaya yönelik önemli sorumlulukları da var. Aynı zamanda başkanı Finansal İstikrar Komitesi’nin bir üyesi.
Sanayi sektöründen gelen yavaşlama sinyalleri giderek artıyor. Salt bu sektöre değil de GSYH’nin tümüne bakıldığında durum farklı değil. Peki, faiz kararı bu gelişmeyi dikkate almayacak mı? Merkez Bankası’nın faiz politikasını, finans sisteminde sorun yoksa, salt enflasyondaki gelişmelere göre alması gerekiyor. Yasası öyle söylüyor çünkü. Ama fon krizi yaşanıyor. Finansal İstikrar Komitesi’nin bir üyesi olarak, diğer üyelerle birlikte bu açıdan yapılabilecekleri ele almasında yarar var. Yapılabileceklere ilişkin kullanılabilecek araçların önemli bir kısmı BDDK’da. Merkez Bankası’nın değiştirebileceği düzenlemeler de var; mesela kredi arzı üzerine kısıtlar. Ama bunların, özellikle bu ortamda, Finansal İstikrar Komitesi’nde konuşulması ve atılacak adımların eşgüdümle atılması gerekiyor.
TEPAV’ın salı günü yayımlanan ve altında benim de imzamın olduğu ‘Para Politikası Değerlendirme Notu’ şöyle öneriyor: “Merkez Bankası, fon krizi nedeniyle gelecekte daha da artma ihtimali olan geri dönmeyen krediler, şirketlerdeki likidite yetersizliği ve benzeri bilanço zafiyeti çıkarabilecek sorunların hafifletilmesi için gerekli ihtiyatı önlemleri Finansal İstikrar Komitesi’nde gündeme getirmelidir.”
• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.





