Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ilişkin, zirveyi yalnızca bir konferans olarak görmediklerini belirterek, “Geleceğin COP’u, Uygulama COP’u” vizyonuyla hareket edeceklerini bildirdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin COP31 Başkanlığını yürüteceği zirvenin başlangıç toplantısı, Bakan Kurum’un başkanlığında İstanbul’da gerçekleştirildi. İki gün sürecek toplantının ilk gününde 7 oturum yapıldı.
Toplantıya BMİDÇS İcra Sekreteri Simon Stiell, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve COP29 Başmüzakerecisi Yalçın Rafiyev, COP30 Başkanı Andre Correa do Lago ile teknik heyetler katıldı. Oturumlarda zirvenin genel çerçevesi, stratejik, teknik ve hukuki süreçler ile COP31’de çıkması muhtemel sonuçlar ele alındı. Küresel siyasi ve jeopolitik gelişmelerin çok taraflı iklim çabalarına etkisi de değerlendirildi.
Ayrıca Türkiye ve Avustralya’nın rol ve sorumlulukları ile COP31’in başarıyla yürütülmesi açısından kritik öneme sahip organların çalışmaları masaya yatırıldı.
“Kapsayıcı, şeffaf ve sonuç odaklı bir süreç yürüteceğiz”
Toplantının açılışında konuşan Bakan Kurum, süreci önceki COP başkanlıklarıyla istişare içinde yürüteceklerini belirtti. Azerbaycan ve Brezilya’nın başarılarını taçlandırma hedefiyle hareket edeceklerini ifade eden Kurum, COP31 Başkanlığı olarak mirası sahiplenerek süreci kapsayıcı, şeffaf ve sonuç odaklı şekilde yöneteceklerini kaydetti.
Türkiye ile Avustralya arasındaki ortaklığın COP31 sürecinin en önemli dayanaklarından biri olacağını vurgulayan Kurum, “Doğuyla batı, kuzeyle güney arasında köprü kuran bu yaklaşımın COP31’in her alanına yansımasını istiyoruz. Sorumlulukları net ve istişareye dayalı bir liderlik anlayışıyla çalışacağız.” ifadelerini kullandı.
Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğuna işaret eden Kurum, taraflar arasında güven inşa etmeyi ve çok taraflılığı güçlendiren somut sonuçlar üretmeyi hedeflediklerini belirtti. Kurum, “COP31’i, birlikte eyleme geçmeye dair güvenin yeniden tesis edildiği, iklim hedeflerinin somut uygulamalara dönüştürüldüğü bir zirve olarak görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
“Paris’ten Antalya’ya uzanan sürecin parçası”
BMİDÇS İcra Sekreteri Simon Stiell de COP sürecinin önemine dikkat çekerek, mevcut dönemin başkanlık etkileşimi açısından en zengin dönem olduğunu ifade etti. Zirvenin, Paris Anlaşması’yla başlayan sürecin devamı niteliğinde olduğunu belirten Stiell, Paris’ten Dubai, Bakü ve Belem’e uzanan yolculuğun Antalya’da yeni bir aşamaya taşınacağını kaydetti.
Diplomasi trafiği yoğunlaştı
Bakan Kurum, program kapsamında Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile video konferans yöntemiyle görüştü. Ayrıca COP29 Başmüzakerecisi Yalçın Rafiyev, BMİDÇS İcra Sekreteri Simon Stiell ve COP30 Başkanı Andre Correa do Lago ile ikili temaslarda bulundu.
Sosyal medya hesabından görüşmelere ilişkin paylaşım yapan Kurum, Azerbaycan, Brezilya ve Türkiye’nin başkanlık deneyimlerini birleştirdiğini belirtti. Başkanlıklar arası eşgüdümü güçlendirme, süreçleri hizalama ve somut çıktılar üretmeye odaklı bir çerçeve oluşturduklarını aktaran Kurum, azaltım, uyum ve finans başlıklarında eylem ajandasını eş zamanlı yürüteceklerini ifade etti.
Kurum, “COP31’de Türkiye çözümün merkezinde olacak.” değerlendirmesinde bulundu.



