BBVA Research, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde, büyümenin 2026’nın ilk yarısında yıllık yüzde 2,5’e yavaşladığını belirtti. Ekonomik faaliyetin yakın dönemde ılımlı seyretmesini ve üretimin potansiyelin altında kalmasını bekleyen kurum, aşağı yönlü risklerdeki artışa rağmen 2026 büyüme tahminini yüzde 3 seviyesinde tuttu. Büyümenin 2027’de yüzde 3,5–4 aralığına hızlanacağı öngörüldü.
Kurum, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 30 olarak korurken, risklerin hafif yukarı yönlü olduğuna dikkat çekti. Enflasyondaki atalet, yüksek enerji fiyatları ve beklentilerin yeterince çıpalanmamış olması nedeniyle sıkı para politikasının devam etmesi gerektiği değerlendirildi.
Raporda, yüksek reel faizlerin makroihtiyati tedbirlerle desteklenerek daha uzun süre korunmasının gerekli olduğu belirtildi. Kısa vadede, gerçekleşen enflasyona göre en az yüzde 4–5 düzeyinde reel faize ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.
Kur görünümüne ilişkin değerlendirmede ise TL’nin dolar karşısında aylık nominal değer kaybının yüzde 1,5–2 aralığında olacağı beklentisi sürdürüldü. Dolarizasyon baskılarının sınırlı kaldığını kaydeden BBVA Research, güçlü rezerv tamponlarının olası şokların karşılanması ve finansal istikrarın desteklenmesi açısından kritik olduğunu vurguladı.
Küresel ekonominin olumsuzluklara rağmen direnç gösterdiğini belirten kurum, jeopolitik gerilimler, arz kesintileri ve sıkı finansal koşulların belirsizliği yüksek tuttuğuna işaret etti. Küresel ölçekte enflasyon baskılarının kısa vadede sürmesi ve politika faizlerinin daha uzun süre yüksek seviyelerde kalması beklendi.
Türkiye’de mali ve yarı mali desteklerin sosyal transferler, sübvansiyonlu kredi paketleri ve gelir politikaları aracılığıyla seçici biçimde sürdürülmesi öngörüldü.
Dış denge açısından ise yüksek enerji fiyatlarının baskı oluşturduğu belirtildi. Turizm ve ihracattaki dirençli görünümün yanı sıra iç talepteki yavaşlamanın, bu baskının bir bölümünü dengelemesi beklendi.





