Sözlerinin başında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu eleştiren Bahçeli, "Siyonist vahşetin bombaları sahada hala görünmektedir. Netanyahu, barışı amaçlayan mutabakatları engellenme gayretindedir. Siyonist şebeke mutabakatları kendi çıkarlarına göre eğip bükmektedir." dedi.

Bahçeli, konuşmasının önemli bölümünü askeri hastanelere ayırdı, yeniden açılmaları gerektiğini vurgularken şunları söyledi:

“Bugün NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülke Türkiye'dir. Bu durum şanlı ordumuzun büyüklüğü karşısında kabul edilemez bir noksanlıktır.”

Türkiye'deki askeri hastaneler ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA), 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Sağlık Bakanlığı'na devredildi. Kurumların yapıları ve işleyişleri tamamen sivilleştirildi.

Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Uluslararası nizam hamlelerin yalnızca masa üzerinde yapılmadığı bir durum ortaya çıkmıştır. Gözü dönmüş şer odaklarının gizli ajandaları ortaya çıkmaktadır. Bölgenin göğsüne hançer gibi saplanmış siyonist odak, barışa engel olmaktadır ve çıkar sağlamaya çalışmaktadır. Barış iklimini baltalamak isteyen ajanlar sahnede.

Ateşkes mülahazaları baltalanıyor. Bugün küresel güvenlik sahnesinde perdeler araladığında kanlı bir zincir ortaya çıkmaktadır. Karadeniz’de sulh sağlanmamış, Orta Doğu’da savaşlar sürmektedir.

ABD ve İran arasında müzakerelerin olması dikkatle takip ettiğimiz gelişmeleridir. Siyonist vahşetin bombaları sahada hala görünmektedir. Bu şekilde nasıl masa kurulacak. Bu korsan yapı arkadan hançer saplıyor ve yeni saldırılar kurguluyor. Netanyahu, barışı amaçlayan mutabakatları engellenme gayretindedir. Siyonist şebeke mutabakatları kendi çıkarlarına göre eğip bükmektedir.

Karadeniz'de sular durulmuyor. Ukrayna ve Rusya savaşı da bölgesel istikrarın önünde engel olarak da durmaktadır. Ne zaman barışı esintisi olsa başka olaylar gelişmektedir. Böyle bir dönemde Ankara’da yapılacak NATO zirvesi önemli bir toplantıdır. Stratejik akıl kendini gösterecektir. NATO Türkiye için bir biat merkezi değildir.

Türkiye müttefiklik hukukunun gereğini yıllarca gösterdi. Türk Hava Kuvvetleri üzerine düşeni yapmıştır. Türk Ordusu hiçbir zorluktan kaçmayacağını dosta ve düşmana göstermiştir. Türkiye NATO masasında mahcubiyetle değil muazzam bir sicil ile oturmaktadır.

Bugün NATO yeni bir dönemin başındadır. Türkiye bugün NATO'nun önündeki hayati ve kritik başlıkların tam kalbindedir.

Başkalarının icazeti ile değil kendi iradesiyle oturmuş Türkiye Cumhuriyeti tarihi bir anıt gibi yükselmektedir. Başkent Ankara'yı hesaba katmadan NATO bünyesinde ittifak hesabına yol almaya çalışmak kaygan zeminde gözleri kapatıp ilerlemeye benzer. Türkiye'nin olmadığı denklem çöker.

Doğu Akdeniz'de şımarık çocukların Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı yürüttüğü provokasyonların alkışlandığı günler geride kalmıştır.

Bugün NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülke Türkiye'dir. Bu durum şanlı ordumuzun büyüklüğü karşısında kabul edilemez bir noksanlıktır. Cephede kazanılan her şanlı zafer ancak cephe gerisindeki hazırlıkla donatılacaktır. Askeri hastaneler açılması hayati nedendedir. Bu hastanelerin yeniden açılması milli beka meselesidir."