Altın, Gümüş, Petrol Fiyatları ve Trump

Aşağıdaki tablo altın, gümüş ve ham petrol (Brent) fiyatlarının Trump göreve başlamadan bir gün önceki fiyatlarıyla bugünkü fiyatlarını ve iki tarih arasındaki değişim oranını gösteriyor:

Altın bir yılda yüzde 64, gümüş yüzde 163 değer kazanmış, ham petrol ise yüzde 27 değer kaybetmiş. Altın ve gümüşün sanayide kullanımının artması bu artışlarda etkili olmakla birlikte Trump’ın yarattığı riskler nedeniyle merkez bankalarının altın rezervlerini artırmaya yönelmesinin ve insanların da güvenli liman olarak görülen altına taleplerini yükseltmesinin etkisi daha büyük. Özellikle güneş panellerinde ve elektrikli otomobillerde kullanılmasıyla sanayideki talebi artan gümüşe insanların da yatırım aracı olarak yönelmesi sonucu fiyat astronomik bir şekilde yükselişe geçti. Avrupa’da, Çin’de, Japonya’da ekonomilerin büyüme ivmelerini kaybetmesi petrole olan talebi azaltır ve fiyat düşüşüne yol açtı. Trump’ın Venezuela operasyonu petrol fiyatının daha da düşmesine yol açacak gibi görünüyor.

Türkiye’de Enflasyon ve Beklentiler

Burada üç tablo sunacağız. İlki enflasyonu ölçen göstergelerin görünümü:

Tabloya bakıldığında TÜİK TÜFE enflasyonu düşüyor, TÜİK Yİ-ÜFE enflasyonu artıyor, TÜİK çekirdek enflasyonu (C Endeksi) yükseliyor, İTO İstanbul TÜFE enflasyonu ve ENAG e-TÜFE enflasyonu düşüyor. Burada dikkati çeken Yİ-ÜFE ve çekirdek enflasyondaki yükselişler. Uygulanan dezenflasyon programına karşın bu ikisinin yükselişi gelecek için sıkıntılı bir görünüme işaret ediyor.

İkinci tablo 2026 sonu enflasyon beklentileri ve tahminleriyle ilgili bir tablo:

Bu tabloda dikkati çeken noktalar şunlar: (1) Hükümet (OVP) ve Merkez Bankası (TCMB) enflasyonun 2026 sonunda ciddi biçimde gerileyerek yüzde 30,89’dan 16’ya düşeceğini tahmin ediyor. (2) TCMB’nin sektörel enflasyon beklentileri anketini yanıtlayanlardan piyasa katılımcıları grubu 2026 sonunda enflasyonun yüzde 23,35’e düşeceğini, reel sektör temsilcileri yüzde 34,80’e ve hane halklarının temsilcileri ise yüzde 50,90’a yükseleceğini bekliyorlar. Piyasa katılımcıları enflasyonda düşüş beklese de bu düşüş hükümetin ve TCMB’nin tahminlerinin oldukça üzerinde bir düzeyde kalınacağını işaret ediyor. (3) IMF ve OECD’nin beklentileri de enflasyonun düşeceği ama yüzde 20’nin altına inmeyeceği yolunda.

Üçüncü tablo Hazine ihalesinin yansıttığı beklentilerle ilgili: Hazine bu hafta iki tahvil ihalesi yaptı. Sonuçlar şöyle:

Tabloya göre ilk ihalede Hazine tahvillerinin bir yıllık basit faizi yüzde 36,64 olmuş. İkinci ihalede (ki bu ihalenin vadesi 2030 yılı Ekim ayında dolacak) yıllık basit faiz yüzde 30,49 olarak gerçekleşmiş. Hazine’nin tahvil ihalelerine teklif veren bankaların bir bölümünün temsilcileri (karar alıcılara tavsiyede bulunanlar) TCMB’nin sektörel enflasyon beklentileri anketini yanıtlayan piyasa katılımcıları arasında yer alıyor. Demek ki enflasyon beklentilerine verilen yanıtlarla gerçek yaşamda öngörülenler pek birbiriyle uyumlu değil ki istenen faizler, beklenen enflasyon oranlarının çok üzerinde. Oluşan faiz oranları reel sektör temsilcilerinin enflasyon beklentilerine yakın görünüyor.

Sonuç

Trump, ABD Başkanı olarak devam ettiği sürece değerlerde dalgalanmalar yaşanacak. Bu artık daha da net görünüyor. O nedenle 2026 yılında risk alırken iki kez düşünmek, ortamı ve gidişi kollamak çok önemli olacak.

Türkiye, enflasyonla mücadelede başarılı olmak istiyorsa hukuk, demokrasi, adalet, liyakat gibi sosyal alanlar başta olmak üzere yapısal reformları yapmak ve bu yolla beklentileri düzeltmek zorunda bulunuyor. Sadece birkaç vergi düzenlemesi ve ücretlerin bastırılmasıyla enflasyonun düşmeyeceğini yukarıdaki göstergeler net biçimde ortaya koyuyor.

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: mahfiegilmez.com

Kaynak: mahfiegilmez.com