UBS, ABD Hazinesi'nin bu haftaki tahvil piyasası müdahalesinin uzun vadeli borçlanma maliyetleri üzerinde şimdilik kısa ömürlü bir etki yarattığını bildirdi. Kurum, başlangıçtaki getiri düşüşünün ardından uzun vadeli devlet tahvillerinde satışların yeniden başladığını, 30 yıllık Hazine tahvili getirisinin haftalık zirvesinin yaklaşık 5 baz puan altında olan yüzde 5,25 seviyesine geri döndüğünü aktardı.
UBS, aynı dönemde DXY dolar endeksinin haftalık bazda yaklaşık yüzde 1 gerilediğini, altın fiyatlarının ise ons başına 4.560 dolara ulaşarak yüzde 4,3'ün üzerinde yükseldiğini belirtti.
Kurum, yatırımcıların büyük mali açıklar, yüksek enerji fiyatları ve yapay zekaya bağlı güçlü sermaye talebi gibi getirileri yukarı çeken yapısal etkenlere karşı hassasiyetini koruduğunu bildirdi. UBS'e göre getiriler üzerindeki bu yukarı yönlü baskının sürmesi, söz konusu endişelerin politika yapıcıların uzun vadeli borçlanma maliyetlerini sınırlama çabalarını şu an için gölgede bıraktığına işaret ediyor.
Kurum, politika yapıcıların piyasa koşulları kötüleşmesi halinde müdahale konusunda artan bir istekliliğe işaret ettiğini, bu nedenle olası ek Hazine adımlarının etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
UBS'in yatırımcılar için değerlendirmeleri şöyle:
Kısa ve orta vadeli tahviller. UBS, eğrinin uzun ucundaki oynaklığın kısa ve orta vadeli sabit getirili tahvillere yönelik tercihini pekiştirdiğini belirtti. Kurum, enflasyon ve büyümede belirgin bir yumuşama görülene veya mali endişeler kayda değer şekilde giderilene kadar uzun vadeli tahvillerin oynak kalmaya devam edeceğini öngördüğünü, buna karşın yapısal etkenlerin kısa vadede terim primini yüksek tutmaya devam edeceğini düşündüğünü aktardı.
Altında yükseliş potansiyeli sürüyor. UBS, altın fiyatlarındaki aylık yükselişin yüzde 13'e ulaştığını, yatırımcıların hem faiz riskine hem de dolar pozisyonlarına karşı alternatif aradığını bildirdi. Kurum, artan borç yüklerinin ve hükümetlerin bu borçları nasıl finanse edeceğine dair belirsizliğin altını desteklemesini beklediğini, önümüzdeki 12 ay içinde altın fiyatının ons başına 5.400 dolara yükselmesini öngördüğünü belirtti.
Dolardaki zayıflık risk varlıklarını destekleyebilir. UBS, Hazine piyasasındaki müdahalenin dolardaki zayıflığa katkıda bulunduğunu, bunun mali endişeler, uzun dolar pozisyonlarında kâr realizasyonu ve olası ek Hazine adımlarına ilişkin belirsizliğin bir bileşimini yansıttığını bildirdi. Kurum, Fed'in faiz artırım penceresinin daralıyor görünmesi ve ABD borç sürdürülebilirliğine ilişkin endişelerin genellikle dolar için olumsuz olması nedeniyle dolarda ek zayıflığa açık olduğunu değerlendirdi.
Hisse senetleri yükseliş eğilimini koruyor. UBS, yüksek getirilerin genellikle hisse senetleri için olumsuz bir etken olduğunu, ancak daha zayıf bir dolarında finansal koşulları gevşeterek, küresel likiditeyi destekleyerek ve ABD çok uluslu şirketlerinin yurt dışı kazançlarını artırarak bu baskının bir kısmını dengeleyebileceğini belirtti. Kurum ayrıca kapsamlı yapay zeka altyapı yatırımlarının yüksek sermaye talebi yoluyla tahvil piyasalarına baskı yapabileceğini, ancak bu veri merkezi yatırımlarının gelire dönüştürülmesi beklentisiyle hisse senedi kazanç beklentilerini destekleyebileceğini aktardı.
UBS, mevcut tahvil piyasası dalgalanmasını hisse senedi pozisyonlarını azaltma gerekçesi olarak görmediğini, ancak bunun sektörler ve bölgeler genelinde çeşitlendirilmiş hisse senedi pozisyonlarının, döngüsel, teknoloji ve defansif hisseler arasında denge kurulmasının önemini pekiştirdiğini bildirdi.





