Carry işlemlerinde yatırımcılar, ABD doları, Japon yeni veya euro gibi düşük maliyetli para birimleriyle borçlanarak bu kaynağı daha yüksek faiz sunan para birimleri ve yerel tahvillere yönlendiriyor. Yüksek faiz seviyesi nedeniyle Türk lirası da bu stratejide öne çıkan para birimleri arasında yer alıyor.

ABD dolarıyla finanse edilen carry işlemleri, 2008’den bu yana en uzun kazanç serisini yakalarken art arda yedinci çeyrekte de pozitif getiri sağladı. Bloomberg’in sekiz büyük gelişen piyasa para birimini izleyen göstergesine göre carry işlemlerinin getirisi, 2024 sonundan bu yana yaklaşık yüzde 22 oldu.

Bu performans, diğer önemli tahvil yatırımlarının üzerinde gerçekleşti. Aynı dönemde ABD Hazine tahvilleri yüzde 5,9, gelişmekte olan ülkelerin dolar cinsi devlet tahvilleri yüzde 14, gelişen piyasa şirket tahvilleri ise yüzde 10 getiri sağladı.

1,5 trilyon dolarlık varlığı yöneten PGIM’in gelişen piyasalar tahvil ekibinin başındaki Cathy Hepworth, gelişmekte olan piyasalarda en yüksek güven duyduğu yatırım temasının ne olduğu sorusuna “Carry, carry, carry” yanıtını verdi. Hepworth, “Carry dünyasındayız. Getiri arayan çok büyük miktarda para var” dedi.

Türk lirasında tahvil getirisi öne çıkıyor

Türkiye’de ise carry işlemlerinin performansında yüksek faiz ve tahvil getirileri belirleyici oluyor. Türk lirası dolar karşısında yüzde 26 değer kaybetmesine rağmen, 10 yıllık yerel tahvillerde yüzde 32’yi aşan getiri yatırımcıların carry işlemlerinde kârda kalmasını sağladı.

Son 12 ayda dolar ile finanse edilen carry işlemlerinin getirisi Kolombiya pesosunda yüzde 48’e ulaşırken, Türk lirasında yüzde 23 olarak gerçekleşti. Türkiye’yi yüzde 21 ile Brezilya reali, yüzde 19 ile Meksika pezosu ve yüzde 18 ile Güney Afrika randı izledi.

Türkiye açısından dikkat çeken nokta, liradaki değer kaybına rağmen yüksek faiz ve tahvil getirilerinin carry stratejisinin toplam performansını desteklemesi oldu.

Carry işlemlerine destek veren bir diğer unsur ise ABD tahvil piyasasındaki gelişmeler oldu. TS Lombard Makro Strateji Başkanı Daniel Von Ahlen, ABD yönetiminin yükselen tahvil getirilerine karşı düşük tolerans göstermesinin gelişen piyasalardaki uzun carry pozisyonlarını desteklediğini belirtti.

UBS Global Wealth Management Gelişen Piyasalar Amerika Baş Yatırım Sorumlusu Alejo Czerwonko da gelişen piyasa para birimlerindeki olumlu görünümün sürmesini bekliyor. Czerwonko, “Önümüzdeki 12 ayda gelişen piyasa para birimlerinde pozitif toplam getiri bekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.