Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve dünyanın en büyük varlık yöneticisi olan BlackRock Başkanı Laurence D. Fink'i Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde kabul etti.

Görüşmede Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar eşlik etti.

Dolmabahçe’de kritik temas: Erdoğan ile Fink görüşmesi dikkat çekti - Resim : 1

BlackRock ile görüşme neden önemli?

145,25 milyar dolarlık piyasa değeri olan BlackRock, dünyanın en büyük varlık yöneticisi konumunda bulunuyor. Yaklaşık 14 trilyon dolarlık varlığı yöneten şirketin CEO’su Larry Fink, 2026 yılında Forbes’un listesine göre 1,3 milyar dolarlık kişisel servete sahip olarak dünyanın en zenginleri listesinde 2858’inci sırada yer alıyor. Ancak dünyanın en etkili isimleri arasında daha üst sıralarda bulunuyor.

WEF’in Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı'na katılan Fink, sonrasında Erdoğan ve ekonomi yönetiminden Şimşek ve Bayraktar ile basına kapalı bir toplantı yaptı.

Erdoğan, WEF Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı'na başkanlık etti

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde düzenlenen toplantı, dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticilerini, Türkiye'nin ekonomi yönetimi ve ekonomi bürokrasisiyle bir araya getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, toplantı vesilesiyle katılımcıların hem Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerini dinlemek hem de şirketlerin gelecek vizyonunda Türkiye'yi nasıl konumlandıracağını anlamak üzere bir araya geldiklerini söyledi.

Dolmabahçe’de kritik temas: Erdoğan ile Fink görüşmesi dikkat çekti - Resim : 2

“Çatışmalar sona ermezse ödenecek fatura da kabaracak”

Son yıllarda küresel ekonominin, salgın sonrası toparlanma süreci, yeşil ve dijital dönüşüm, artan ticaret gerilimleri ile jeopolitik gelişmelerle şekillenen bir gündemin içinde sürüklendiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Enerji piyasalarından üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi bir aydır bölgemizi derinden sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafları kadar tüm insanlık da ödüyor. Diplomasi ve diyalog yoluyla ortak bir paydada buluşma imkânı varken bu yolların sabote edilmesinin yükünü insanlık ailesi olarak hepimiz birlikte çekiyoruz. Şu bir gerçek ki çatışmalar sona ermezse ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak, hatta farklı kıtalarda yer alan ülkeler anlaşıldığı kadarıyla enerji boyutuyla daha çok etkilenecektir."

Erdoğan, küresel risk analizlerinin uluslararası sistemde daha rekabetçi ve daha kırılgan bir döneme girildiğini ortaya koyduğunu vurgulayarak, "Bu yeni dönemde global ekonomik düzen birçok cepheden tehdide maruz kalmaktadır. Enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin aşınması, uluslararası ticaret rejiminin erozyona uğraması ve korumacı politikalar kırılganlıkları artırmakta, tüm bu gelişmeler istikrarlı ekonomilerin sayısını azaltmaktadır." ifadelerini kullandı.

Toplantıya kimler katıldı?

"Küresel Bir Merkezde Büyüme: Rekabet Gücünü ve Dayanıklılığı Güçlendirmek" temasıyla gerçekleştirilen toplantıda, küresel ekonomide Türkiye'nin konumu ve işbirliği imkanları ele alındı.

Toplantı kapsamında, 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, altyapı, varlık yönetimi, sağlık, gıda ve havacılık gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan 23 uluslararası yatırımcının katıldığı stratejik diyalog oturumu, Türkiye'nin küresel ekonomik sistemdeki rolü, yatırım potansiyeli ve uzun vadeli büyüme perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu.

Stratejik diyalog oturumuna, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan ve AK Parti'nin ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci'nin yanı sıra BlackRock Başkan ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Ekonomik Forumu Eş Başkanı Laurence Fink ile Dünya Ekonomik Forumu Başkan ve İcra Kurulu Başkanı Alois Zwinggi de katıldı.

Türkiye, küresel ekonomide bir "bağlantı noktası"

Toplantı çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik istikrar ve makroekonomik politika alanında kapsamlı bir sunum gerçekleştirerek, Türkiye'nin reform gündemi, mali disiplin yaklaşımı ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik politikaları değerlendirdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, enerji güvenliği ve kaynak yönetimi başlıklı oturumda, Türkiye'nin enerji arz güvenliği, çeşitlendirme stratejileri ve enerji merkezi olma hedeflerini ele aldı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve güvenlikteki rolü, jeoekonomik dönüşüm sürecinde üstlendiği konum ve uluslararası işbirliklerinin güçlendirilmesine yönelik perspektifleri içeren oturumu yönetti.

Küresel ekonomide artan belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleştirilen toplantı, kamu ve özel sektör arasında diyalog ve işbirliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı büyümeyi desteklemeyi ve Türkiye'nin küresel ekonomide bir "bağlantı noktası" olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor.

Toplantıda ayrıca, Türkiye'nin rekabet gücünün artırılması, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların hızlandırılmasına yönelik somut işbirliği alanları ele alındı.

Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, Türkiye'nin küresel ekonomideki stratejik rolünü pekiştiren, çok taraflı işbirliğini teşvik eden ve geleceğe yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine katkı sağlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor.