J.P. Morgan Global Research, küresel piyasalardaki son gelişmeleri ve gelecek dönem beklentilerini ele alan "Mid-year market outlook 2026: The tug of war continues" başlıklı raporunu yayımladı

Küresel Makroekonomik Temalar ve Enflasyon Görünümü

J.P. Morgan Global Research tarafından hazırlanan rapora göre, küresel ekonomik büyüme iş dünyasının artan iyimserliği ve dirençli tüketici harcamaları sayesinde sağlam bir zeminde ilerlemektedir. Yılın ilk yarısında yüksek makroekonomik ve jeopolitik belirsizlikler öne çıkarken, ikinci yarıyı şekillendirecek üç ana tema; enerji arz şokları ile güçlü istihdam piyasaları arasındaki gerilim, genişleyen yatırım döngüsüyle yapay zeka sektörü ve tedarik zincirlerini yeniden şekillendiren jeopolitik parçalanma olarak belirtilmektedir. Gelişmiş ülke merkez bankalarının katı enflasyon nedeniyle kademeli faiz artışlarına devam etmesi beklenirken, Fed'in yılın geri kalanında faizleri sabit tutacağı öngörülmektedir. Raporda küresel çekirdek enflasyonun, yeni mal fiyatı baskıları nedeniyle 2024-2025 yıllarındaki ortalaması olan yüzde 3 civarında katı kalmaya devam edeceği tahmin edilmektedir.

Hisse Senetleri ve Emtia Piyasası Tahminleri

Hisse senedi piyasalarında yukarı yönlü bir hareket öngören J.P. Morgan, S&P 500 endeksinin 2026 yıl sonunda 7,800 seviyesine yükselebileceğini ve hisse başına kazancın yıllık yüzde 29 artışla 350 dolara ulaşacağını tahmin etmektedir. Emtia piyasası tahminlerine bakıldığında ise Brent petrolünün üçüncü çeyrekte ortalama 86 dolar, dördüncü çeyrekte 80 dolar olacağı ve yılı 78 dolar seviyesinden kapatacağı öngörülürken; altının ons başına 6,000 dolar, bakırın metrik ton başına 14,800 dolar ve buğdayın buşel başına 5,80 dolar olacağı belirtilmektedir.

Döviz Piyasaları ve Dolara Yönelik Beklentiler

Döviz piyasalarında ABD dolarına yönelik iyimser duruş korunmakta ve büyümenin dengelenmesi ile katı enflasyon gibi unsurların doları yıl sonuna kadar güçlü tutacağı vurgulanmaktadır. Küresel ölçekte dolarsızlaşma eğilimleri sürse de ABD'nin döngüsel üstünlüğü ve yapay zeka odaklı yatırımlar dolara avantaj sağlamaya devam etmektedir. Buna karşın rapora göre; stagflasyon endişeleriyle faiz artıran Avro Bölgesi, Kanada, Japonya ve İsveç gibi gelişmiş piyasaların para birimlerine yönelik karamsar bir görünüm sergilenirken, yüksek getiri sunan ve yapısal sermaye girişi yaşayan gelişmekte olan ülke para birimlerinin ise dirençli büyümeyle desteklendiği ifade edilmektedir.