Hazine ve Maliye Bakanlığı, para piyasası fonlarında yoğunlaşan kısa vadeli sermayeyi daha uzun vadeli ve üretken yatırımlara yönlendirmek amacıyla yürüttüğü vergi çalışmasında sona geldi.

Bloomberg HT’den Bekir Gürdamar’ın haberine göre, bir son dakika değişikliği olmaması halinde, yerli ve yabancı kurumsal yatırımcıların para piyasası fonlarından elde ettiği kazançlara yüzde 10 oranında stopaj uygulanması planlanıyor.

Yerli ve yabancı kurumlar arasında ayrım yapılmayacak

Hazırlanan çalışmaya göre, Türkiye’deki tam mükellef kurumlar ile dar mükellef kurumların para piyasası fonlarından elde edecekleri kazançlar yüzde 10 stopaja tabi tutulacak.

Mevcut uygulamada tam mükellef kurumların bu fonlardan sağladığı kazançlardan stopaj kesilmiyor. Kazançlar, kurumların üçer aylık dönemlerde sundukları geçici vergi beyannameleri üzerinden vergilendiriliyor.

Planlanan düzenlemenin yürürlüğe girmesi durumunda yerli kurumsal yatırımcılar, ödedikleri stopajı geçici vergi beyannamesinde hesaplanan vergiden mahsup edebilecek.

Yabancı kurumlar için nihai vergi olacak

Yabancı kurumsal yatırımcılar açısından ise kesilecek yüzde 10’luk stopajın nihai vergi olması planlanıyor. Böylece bu yatırımcıların para piyasası fonlarından elde ettiği kazançlar üzerinden yüzde 10 oranında kesin vergi kesintisi yapılacak.

Yerli ve yabancı gerçek kişilerin söz konusu fonlardan elde ettiği kazançlara uygulanan stopaj oranında ise değişikliğe gidilmesi öngörülmüyor. Bireysel yatırımcılar için mevcut yüzde 17,5’lik stopaj oranının devam etmesi bekleniyor.

Yalnızca düzenleme sonrasındaki kazancı kapsayacak

Yeni uygulamanın, düzenlemenin yayımlandığı tarihten sonra oluşan kazançları kapsayacak şekilde yürürlüğe konulması planlanıyor.

Buna göre, düzenlemenin yayımlanmasından bir ay önce para piyasası fonu alan ve paylarını yayımdan iki ay sonra satan kurumsal yatırımcının ilk bir aylık döneme ait kazancı stopaja tabi olmayacak. Kararın yayımlanmasının ardından geçen iki aylık dönemde oluşan kazanç üzerinden ise yüzde 10 stopaj kesilecek.

Planlanan düzenlemeyle para piyasası fonlarında yoğunlaşan kısa vadeli sermaye hareketlerinin sınırlandırılması ve söz konusu kaynağın daha uzun vadeli, kalıcı ve üretken yatırımlara yönlendirilmesi hedefleniyor.

Kaynak: bloomberght.com