Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ekim ayı anketinde mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi 1,4 puan azalarak 101,1’e, arındırılmamış endeks ise 2,2 puan düşerek 99,8’e geriledi. Üretim ve iç piyasa siparişlerine ilişkin beklentiler zayıflarken, istihdam ve yatırım harcamalarında artış beklentileri güçlendi. Firmaların gelecek 12 aya ilişkin yıllık üretici enflasyonu beklentisi yüzde 30,4’e indi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ekim 2026 İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi sonuçlarını yayımladı. İmalat sanayisinde faaliyet gösteren 1.965 iş yerinin yanıtlarıyla oluşturulan rapor, güven göstergelerindeki gerilemenin yanında üretim, siparişler, istihdam, yatırım ve fiyatlama beklentilerinde farklılaşan bir görünüm ortaya koydu.

Arındırılmamış güven endeksi 100 puanın altına indi

Mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), eylüldeki 102,5 seviyesinden 101,1’e geriledi. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ise aynı dönemde 102,0’dan 99,8’e düştü.

Endekste 100 puan, ekonomik faaliyetlere ilişkin istikrarlı görünümü ifade ediyor. Bu seviyenin üzerindeki değerler iyimser, altındaki değerler ise kötümser görünüme işaret ediyor. Ekim sonuçlarında arındırılmış endeks 100 puanın üzerinde kalırken, arındırılmamış endeks eşik değerin altına geçti.

Güveni aşağı çeken başlıca unsurlar genel gidişat, üretim ve siparişler oldu

Endeksi oluşturan göstergeler incelendiğinde, genel gidişat, gelecek üç aydaki üretim hacmi, son üç aydaki toplam sipariş miktarı ve mevcut toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler güven endeksini aşağı yönlü etkiledi.

Buna karşılık mevcut mamul mal stokları, sabit sermaye yatırım harcamaları, gelecek üç aydaki toplam istihdam ve ihracat siparişlerine ilişkin değerlendirmeler endeksi destekledi.

Sanayi dalındaki genel gidişata ilişkin denge değeri, eylüldeki -9,6’dan ekimde -16,1’e geriledi. Böylece bir önceki aya göre daha kötümser olduğunu belirtenlerin ağırlığı arttı. Gösterge, rapordaki aylık verilere göre son altı ayın en düşük seviyesine indi. Geçen yılın ekim ayında genel gidişata ilişkin denge değeri -7,6 düzeyindeydi.

Rapordaki alt göstergelerde kullanılan denge değerleri, ilgili soruya artış, iyileşme veya normalin üzerinde yanıtı verenlerin yüzdesi ile azalış, kötüleşme veya normalin altında yanıtı verenlerin yüzdesi arasındaki farkı gösteriyor.

Son üç ayda üretim artışı bildirenlerin ağırlığı azaldı

Firmaların son üç aylık üretim hacmine ilişkin denge değeri, eylüldeki 8,7’den 6,2’ye düştü. Üretimde artış bildirenler ağırlığını korurken, bu grubun üstünlüğü bir önceki aya göre zayıfladı.

Son üç ayda alınan toplam siparişlere ilişkin denge değeri ise 4,2’den -0,8’e geriledi. Göstergedeki 5 puanlık düşüş, toplam siparişlerde artış bildirenler lehine olan görünümün azalış bildirenler lehine döndüğünü ortaya koydu.

İç piyasa siparişlerinde de benzer bir değişim görüldü. Son üç ayda alınan iç piyasa siparişlerine ilişkin denge değeri 2,6’dan -3,3’e indi. Böylece iç siparişlerde azalış bildirenlerin ağırlığı arttı.

Aynı dönemde ihracat siparişlerine ilişkin değerlendirmelerde toparlanma izlendi. Son üç ayda alınan ihracat siparişlerinin denge değeri -6,1’den -1,4’e yükseldi. İhracat siparişlerinde azalış bildirenler ağırlığını sürdürse de bu yöndeki görünüm eylüle göre zayıfladı.

Mevcut siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu değerlendirmesi güçlendi

Şu anda kayıtlı toplam siparişlere ilişkin denge değeri, eylüldeki -12,2’den -14,7’ye geriledi. Bu sonuç, mevcut siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğunu belirtenlerin ağırlığının arttığını gösterdi.

Mevcut iç piyasa siparişlerinde denge değeri -12,0’dan -14,9’a, kayıtlı ihracat siparişlerinde ise -15,3’ten -15,5’e indi. Mevcut siparişlere ilişkin aylık bozulma iç piyasada daha belirgin oldu.

Mamul mal stoklarında ise farklı bir görünüm ortaya çıktı. Mevcut stok seviyesine ilişkin denge değeri 3,1’den -0,4’e geriledi. Stokların mevsim normallerinin üzerinde olduğunu bildirenler lehine olan görünüm, mevsim normallerinin altında olduğunu belirtenler lehine döndü. Stoklara ilişkin bu değerlendirme, güven endeksini artış yönünde etkileyen unsurlar arasında yer aldı.

Gelecek üç ay için üretim ve iç sipariş beklentileri zayıfladı

Gelecek üç aydaki üretim hacmine ilişkin beklenti dengesi, eylüldeki 17,9’dan 12,8’e geriledi. Üretimde artış bekleyenlerin ağırlığı devam ederken, beklentilerin gücü bir ayda 5,1 puan azaldı.

Gelecek üç aydaki toplam sipariş beklentisinin denge değeri de 17,7’den 15,6’ya düştü. İç piyasa sipariş beklentisi ise 16,0’dan 11,1’e geriledi. Böylece üretim ve iç talepte artış bekleyenler lehine olan görünüm zayıfladı.

İhracat sipariş beklentilerinde ise sınırlı iyileşme kaydedildi. Gelecek üç aya ilişkin ihracat sipariş beklentisinin denge değeri 13,0’dan 13,4’e yükseldi. Bununla birlikte gösterge, geçen yılın aynı ayındaki 14,0 seviyesinin altında kaldı.

İstihdam beklentisi yılın en yüksek seviyesine çıktı

Gelecek üç aydaki toplam istihdama ilişkin beklenti dengesi, eylüldeki 5,2’den 6,6’ya yükseldi. Raporda yer alan 2026 yılı verilerine göre gösterge, yıl içindeki en yüksek seviyesine ulaştı.

İstihdam beklentisindeki artış aylık bazda 1,4 puan, geçen yılın ekim ayına göre ise 4,6 puan oldu. Ekim 2025’te aynı gösterge 2,0 düzeyinde bulunuyordu.

Gelecek 12 ayda sabit sermaye yatırım harcamalarına ilişkin beklenti dengesi de 4,9’dan 7,2’ye yükseldi. Firmaların yatırım harcamalarını artırma yönündeki beklentileri güçlenirken, gösterge geçen yılın aynı ayındaki 7,5 seviyesinin bir miktar altında kaldı.

Maliyet artışı beklentisi güçlenirken satış fiyatı beklentisi geriledi

Son üç aydaki ortalama birim maliyetlere ilişkin denge değeri, 58,4 ile eylül ayına göre değişmedi. Bu sonuç, geçmiş üç aylık dönemde maliyet artışı bildirenler lehine olan görünümün sürdüğünü gösterdi.

Gelecek üç aydaki ortalama birim maliyet beklentisinin denge değeri ise 55,1’den 55,6’ya yükseldi. Böylece yakın dönemde maliyetlerin artacağını bekleyenlerin ağırlığı bir miktar güçlendi.

Satış fiyatlarına ilişkin beklentilerde ise gerileme görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatı beklentisinin denge değeri 40,8’den 38,7’ye, iç piyasa satış fiyatı beklentisi de 35,2’den 33,3’e düştü. Her iki gösterge de pozitif kalırken, fiyat artışı bekleyenler lehine olan görünüm eylüle göre zayıfladı.

12 aylık üretici enflasyonu beklentisi yüzde 30,4’e indi

Ankete katılan firmaların gelecek 12 aylık dönem sonu itibarıyla yıllık üretici fiyatları enflasyonu beklentisi, 0,6 puan azalarak yüzde 31,0’dan yüzde 30,4’e geriledi.

Geçen yılın ekim ayında beklenti yüzde 34,3 düzeyindeydi. Böylece yıllık karşılaştırmada beklentideki düşüş 3,9 puana ulaştı.

Kısa vadeli TL kredi faizlerinde düşüş beklentisi zayıfladı

Gelecek üç aylık döneme ilişkin kısa vadeli Türk lirası kredi faizi beklentisinin denge değeri, eylüldeki -24,4’ten -17,5’e yükseldi.

Negatif denge, kredi faizlerinde düşüş bekleyenlerin ağırlığını koruduğuna işaret ederken, eylüle göre bu yöndeki beklentinin zayıfladığını gösterdi. Geçen yılın ekim ayında aynı gösterge -36,0 seviyesinde bulunuyordu.

Arındırılmış kapasite kullanım oranı yüzde 74,3’e yükseldi

Raporun mevsimsellikten arındırılmış toplu sonuçlar tablosunda kapasite kullanım oranı, eylüldeki yüzde 74,1’den ekimde yüzde 74,3’e çıktı. Oran, geçen yılın ekim ayında yüzde 74,0 düzeyindeydi.

Kayıtlı siparişler ve gelecek aylardaki talep beklentileri dikkate alınarak yapılan mevcut üretim kapasitesi değerlendirmesinin denge değeri ise temmuzdaki 1,8’den ekimde 2,3’e yükseldi. Bu gösterge geçen yılın aynı ayında 3,2 seviyesinde bulunuyordu.

Rekabet gücü değerlendirmelerinde olumsuz görünüm sürdü

Firmaların son üç aydaki rekabet güçlerine ilişkin değerlendirmeleri, temmuz ayına göre hem yurt içinde hem de yurt dışı pazarlarda zayıfladı.

Yurt içindeki rekabet gücüne ilişkin denge değeri -4,6’dan -5,9’a geriledi. Avrupa Birliği içindeki yurt dışı piyasalarda rekabet gücü göstergesi -9,5’ten -11,2’ye, Avrupa Birliği dışındaki pazarlarda ise -8,4’ten -8,5’e düştü.

Üç göstergenin de negatif kalması, rekabet gücünde azalış bildiren firmaların ağırlığını sürdürdüğüne işaret etti.

Üretimi kısıtlayan en önemli unsur talep yetersizliği oldu

Ekim ayında ankete katılan iş yerlerinin yüzde 55,6’sı, üretimlerini kısıtlayan herhangi bir faktör bulunmadığını bildirdi. Temmuz ayında bu oran yüzde 56,9 düzeyindeydi.

Üretimi kısıtlayan en önemli faktör olarak talep yetersizliğini gösterenlerin oranı, temmuzdaki yüzde 12,7’den yüzde 12,8’e yükseldi.

Talep yetersizliğini yüzde 9,1 ile mali imkânsızlıklar, yüzde 9,0 ile hammadde ve ekipman yetersizliği, yüzde 8,5 ile iş gücü yetersizliği ve yüzde 5,0 ile diğer faktörler izledi.

Temmuz ayına göre mali imkânsızlıkların payı yüzde 9,0’dan yüzde 9,1’e, hammadde ve ekipman yetersizliğinin payı yüzde 8,5’ten yüzde 9,0’a, iş gücü yetersizliğinin payı ise yüzde 8,0’dan yüzde 8,5’e çıktı.

Anket 1–14 Ekim döneminde uygulandı

Ekim ayı İktisadi Yönelim Anketi, 1–14 Ekim 2026 tarihleri arasında uygulandı. Sonuçlar, imalat sanayisinde faaliyet gösteren iş yerlerinin yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla hesaplandı.

Raporda, anket sonuçlarının katılımcıların değerlendirmelerine dayandığı ve TCMB’nin görüş ve tahminlerini yansıtmadığı belirtildi.