Berfu Güven’in Londra’dan gerçekleştirdiği yayına katılan Nomura Kıdemli Türkiye Ekonomisti Zümrüt İmamoğlu, fon krizinin piyasalara etkilerini ve Türkiye ekonomisine ilişkin beklentilerini değerlendirdi.

İmamoğlu, bazı hisselerdeki yüksek getirilerin uzun süredir yabancı yatırımcıların dikkatini çektiğini belirterek, gelişmelerin hisse senedi piyasasını takip eden yatırımcılar açısından büyük bir sürpriz olmadığını ifade etti. Sabit getirili araçlara yatırım yapan ve carry trade işlemlerinde bulunan yatırımcıların ise daha çok dolarizasyon, kur baskısı ve Türkiye’nin uluslararası endekslerdeki konumu üzerinde durduğunu aktardı.

Rezervlerdeki düşüşün ardından geri dönüş tahmini

Altın etkisi hariç hesaplamalarına göre rezervlerde çarşamba günü 5 milyar dolar, perşembe günü ise 2,2 milyar dolar düşüş görüldüğünü söyleyen İmamoğlu, toplam 7,2 milyar dolarlık gerilemenin cuma itibarıyla durduğunu belirtti.

Bu hareketin büyük bölümünün carry trade pozisyonlarından çıkışlarla ilişkili olduğunu düşündüklerini aktaran İmamoğlu, takip eden pazartesi ve salı günlerinde geri dönüşlerin başladığını ifade etti. İmamoğlu, 2-3 milyar doların geri döndüğünü tahmin ettiklerini, kesin tutarın verilerle netleşeceğini vurguladı.

Yerli yatırımcıların döviz talebine de değinen İmamoğlu, hanehalkında büyük miktarda bir talep görmediklerini, şirketler tarafındaki talebin ise mevsimsel ihtiyaçlar ve dış ticaret açığıyla uyumlu olduğunu söyledi.

Fonlardan çıkan para için TL mevduat öne çıkıyor

Fonların toplam değerindeki düşüşün tamamının yatırımcı çıkışı olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çeken İmamoğlu, fonların portföyündeki varlıkların fiyat değişimlerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Çıkış yapan paranın yöneldiği adresler arasında TL mevduatın en olası seçenek olduğunu ifade eden İmamoğlu, Türk lirası faizlerinin cazibesini koruduğunu söyledi. İmamoğlu, zaman içerisinde para piyasası fonlarına ve hisse senedi yatırımlarına yeniden yönelim olabileceğini dile getirdi.

“Genele yayılan bir güvensizlik görmüyoruz”

Yayında gündeme gelen altı aylık tasfiye süresini piyasa işleyişi açısından değerlendiren İmamoğlu, satışların zamana yayılmasının toplu satış baskısını sınırlayabileceğini ifade etti.

Tasfiyenin, varlıkların değerini mümkün olduğunca korumayı gerektiren hassas bir süreç olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Çok böyle genele yayılan bir güvensizlik vesaire, biz görmüyoruz açıkçası” dedi.

Likidite ihtiyacına karşı atılan adımların ardından gecelik TL referans faizinde yaklaşık 40-50 baz puanlık düşüş görüldüğünü aktaran İmamoğlu, mevduat faizlerinde de geçici bir gevşeme yaşanabileceğini ancak bunun kalıcı olmasını beklemediğini söyledi.

MSCI konusunda riskin tamamen bittiğini söylemedi

Fon krizinin düzenlemelere uyum sürecini hızlandırabileceğini belirten İmamoğlu, MSCI’ın gelişmeleri yakından izleyeceğini ve düzenleyici tarafta yeni adımların gündeme gelebileceğini ifade etti.

Sürecin iyileşeceğini düşündüğünü söyleyen İmamoğlu, uluslararası endekslere ilişkin riskin tamamen geride kaldığı yönünde bir değerlendirme yapmadığını özellikle vurguladı. Daha sağlıklı bir piyasa yapısı için somut düzenleyici adımların devam etmesi gerektiğini kaydetti.

Ekim için 100 baz puanlık indirim beklentisi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının duruşunu şahin olarak değerlendiren İmamoğlu, bunun fon krizinden bağımsız olarak enerji fiyatları ve jeopolitik belirsizliklerle ilişkili olduğunu söyledi.

Eylül ayı enflasyonunu yüzde 2,3 civarında beklediklerini belirten İmamoğlu, Nomura’nın ana senaryosunda ekim ayında 100 baz puanlık faiz indiriminin bulunduğunu açıkladı. Ancak karar tarihine kadar petrol fiyatlarının ve jeopolitik gelişmelerin belirleyici olacağını ifade etti.

Fon krizinin yatırımcıların harcama imkânlarını sınırlayarak negatif servet etkisi yaratabileceğini söyleyen İmamoğlu, bunun sınırlı ölçüde dezenflasyonu destekleyebileceğini belirtti. Buna karşın, yalnızca fon krizi nedeniyle daha hızlı ve büyük faiz indirimleri beklemediğini vurguladı.

Yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 29

Nomura’nın makroekonomik beklentilerini de paylaşan İmamoğlu, yıl sonu enflasyon tahminlerinin yüzde 29, dolar/TL beklentilerinin ise 50-51 aralığında olduğunu söyledi. Cari açığın milli gelire oranına ilişkin tahminlerini yüzde 2,7 civarında ifade etti.

Enerji ithalatındaki artışa karşılık altın ithalatındaki yavaşlamanın dış ticaret açığındaki genişlemeyi sınırladığını belirten İmamoğlu, ilk yarıdaki büyümenin beklentilerinin altında kaldığını ve büyümede belirgin bir hızlanma öngörmediklerini aktardı.

Kaynak: cnbce.com