Banka, aracı kurum ve ekonomistler, ağustos ayı enflasyon verisinin ardından yayımladıkları rapor ve değerlendirmelerde Ağustos TÜFE'sinde manşet görünümü olumlu, alt kalemlerde ise temkinli duruşun korunduğunu vurguladı. Beklentilerin altında kalan TÜFE verisine karşın faiz indirimleri konusunda ihtiyatlı yaklaşım sürerken, yıl sonu enflasyon beklentileri büyük ölçüde yüzde 28-30 bandında toplandı.

Matriks Haber'in 21 kurum ve araştırma biriminin değerlendirmelerinden yaptığı derlemeye göre, ağustos ayı enflasyonu piyasa beklentilerinin hafif altında gerçekleşirken, manşet verideki olumlu görünüme rağmen çekirdek göstergeler, hizmet enflasyonu ve üretici maliyetlerindeki katılık nedeniyle dezenflasyon sürecine ilişkin temkinli yaklaşım sürdü.

Para politikası tarafında ağırlıklı beklenti, 10 Eylül PPK toplantısında politika faizinin sabit tutulması yönünde kalırken, faiz indirimlerinin ekim ayından itibaren yeniden başlaması ihtimali önceki değerlendirmelere göre güç kazandı. Bununla birlikte MUFG, ağustos verisinin eylül ayında faiz indirimi ihtimalini artırdığı görüşüyle çoğunluktan ayrıştı.

TÜFE, ağustosta aylık yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon temmuz ayındaki yüzde 31,75 seviyesinden yüzde 31,51'e geriledi. Matriks Haber anketinde beklentiler enflasyonun aylık yüzde 1,95 ve yıllık bazda yüzde 31,53 artış kaydedeceği yönündeydi. Ankette yıl sonu enflasyon beklentisi ise yüzde 29,50 olarak şekillenmişti.

Yılın ilk sekiz ayında tüketici fiyatlarındaki toplam artış yüzde 22,07 olurken, on iki aylık ortalamalara göre artış yüzde 31,79 olarak gerçekleşti.

Yİ-ÜFE ise ağustosta aylık yüzde 2,57 artarak temmuzdaki yüzde 1,52'lik artışın belirgin üzerine çıktı. Yıllık üretici enflasyonu yüzde 27,83'ten yüzde 27,95'e yükseldi.

Kurumların ortak değerlendirmesine göre, ulaştırma, konut, eğitim ve alkollü içecekler-tütün grupları ağustos ayında enflasyonu yukarı çeken başlıca kalemler oldu. Ulaştırma grubu aylık yüzde 4,82 artış ve 0,82 puanlık katkıyla enflasyonun en güçlü sürükleyicisi olurken, motorin, benzin ve hava yolu taşımacılığındaki fiyat artışları öne çıktı.

Buna karşılık gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki aylık artışın yüzde 0,22 ile sınırlı kalması manşet enflasyonu aşağı çeken en önemli unsurlardan biri oldu. Kurumlar, özellikle taze meyve ve sebze fiyatlarındaki mevsimsel gerilemenin gıda enflasyonunu belirgin biçimde sınırladığına dikkat çekti.

Giyim ve ayakkabı grubundaki yüzde 3,54'lük mevsimsel düşüş de aylık enflasyonu yaklaşık 0,24 puan aşağı çekti. Buna karşılık eğitim fiyatlarındaki yüzde 8,62'lik artış ile alkollü içecekler ve tütün grubundaki yüzde 6,89'luk yükseliş manşet enflasyonu yukarı taşıyan diğer kalemler olarak öne çıktı.

Raporlarda, gıdadaki olumlu görünümün önemli ölçüde mevsimsel etkilerden kaynaklandığı ve bu nedenle kalıcı bir dezenflasyon sinyali olarak değerlendirilmemesi gerektiği görüşü ağırlık kazandı. Gıda enflasyonunun yıllık yüzde 33,79 ile manşet enflasyonun üzerinde seyretmeye devam etmesi de bu görüşü destekleyen unsurlar arasında gösterildi.

Bununla birlikte bazı kurumlar, ağustos verisindeki iyileşmenin yalnızca mevsimsel unsurlarla açıklanamayacağı görüşünde. Akbank ve İş Yatırım, temel mallardaki zayıf fiyatlama eğilimi ile iç talepteki yavaşlamanın maliyet şoklarının fiyatlara geçişini sınırladığını belirtirken, İş Yatırım enflasyon ana eğiliminin üç aylık ortalamasının 2021 sonundan bu yana en düşük düzeylere gerilediğine dikkat çekti.

Hizmet enflasyonu ise kurumların en fazla dikkat çektiği başlıklardan biri olmaya devam etti. Hizmet fiyatlarındaki aylık artış yüzde 3'ün üzerinde kalırken, yıllık hizmet enflasyonu yüzde 40 seviyesine yükseldi. Özellikle haberleşme ve ulaştırma hizmetlerindeki fiyatlama davranışlarının yüksek seyrini koruduğu belirtildi.

Buna karşılık kira enflasyonundaki yavaşlama daha fazla kurum tarafından olumlu bir sinyal olarak öne çıkarıldı. Akbank, OYAK Yatırım ve İş Yatırım kira fiyatlarındaki ana eğilimin gerilemeye devam ettiğine dikkat çekerken, temel mal fiyatlarındaki ılımlı görünüm de iç talepteki yavaşlamanın enflasyona yansımaya başladığına işaret eden bir gelişme olarak değerlendirildi.

Ancak hizmet-mal enflasyonu arasındaki yüksek farkın devam etmesi ve yıllık hizmet enflasyonunun yüzde 40'ın üzerinde kalması, dezenflasyon sürecindeki katılığın sürdüğünü gösterdi.

Çekirdek enflasyon göstergeleri de manşet veriye kıyasla daha temkinli bir tablo ortaya koydu. B endeksi aylık yüzde 1,84 artarken yıllık yüzde 30,68'e geriledi. C endeksindeki aylık artış yüzde 1,81 olurken, yıllık enflasyon yüzde 29,91'den yüzde 30,07'ye yükseldi.

Mevsimlik ürünlerin hariç tutulduğu A endeksinin aylık yüzde 2,80 artması da birçok kurum tarafından dikkat çekici bulundu. Kurumlar, mevsimsel kalemler dışarıda bırakıldığında aylık fiyat artışının manşet enflasyonun belirgin üzerinde gerçekleşmesinin, ağustos verisindeki olumlu görüntünün kırılganlığına işaret ettiğini değerlendirdi.

Öte yandan OYAK Yatırım, Akbank ve İş Yatırım'ın hesapladığı mevsimsellikten arındırılmış ve dağılım bazlı göstergeler, enflasyonun ana eğiliminde sert bir bozulma olmadığını, bazı göstergelerde ise kademeli iyileşmenin sürdüğünü ortaya koydu. Kurumlar bu görünümü olumlu karşılamakla birlikte, henüz genele yayılan güçlü bir dezenflasyon eğiliminden söz etmek için erken olduğu görüşünde.

Üretici fiyatları tarafında aylık enflasyonun tüketici fiyatlarının üzerinde gerçekleşmesi de risk unsuru olarak öne çıktı. Enerji ve rafine petrol ürünlerindeki yüksek fiyat artışlarının üretici maliyetlerini artırdığı, bunun ilerleyen aylarda tüketici fiyatlarına geçişkenlik yaratabileceği belirtildi.

Kurumların önemli bölümü, enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeleri önümüzdeki dönemin en önemli yukarı yönlü risklerinden biri olarak değerlendirdi. Petrol fiyatlarında yaşanabilecek yükselişin akaryakıt ve ulaştırma fiyatları üzerinden TÜFE'ye yansıması, özellikle eylül-ekim döneminde yakından izlenecek başlıklar arasında gösterildi.

Akbank, akaryakıtta eşel mobil sisteminden kademeli çıkış ve yüksek petrol fiyatlarının devam etmesi durumunda yılın kalanında enerji kaynaklı ilave baskının önemli boyutlara ulaşabileceğine dikkat çekerken, Goldman Sachs da enerji fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle yıl sonu enflasyon tahmini üzerindeki risklerin yukarı yönlü hale geldiğini belirtti.

Yıl sonu enflasyon tahmini paylaşan kurumların beklentileri ağırlıklı olarak yüzde 28 ile yüzde 30 arasında yoğunlaştı. Açık nokta tahmini paylaşan kurumlar arasında en düşük tahmin yüzde 28, en yüksek tahmin yüzde 30 olurken, yeni raporların eklenmesiyle tahminlerin medyanı yüzde 29,50 seviyesinde hesaplandı.

Tacirler Yatırım yüzde 28, Kuveyt Türk Yatırım yüzde 28,8, Alnus Yatırım yüzde 28,81, İntegral Yatırım ve Goldman Sachs yüzde 29, OYAK Yatırım, Yatırım Finansman ve İş Yatırım yüzde 29,5; Garanti BBVA Yatırım, Gedik Yatırım, BBVA Research ve Akbank ise yüzde 30 yıl sonu TÜFE tahmini paylaştı.

İş Yatırım, yüzde 29,5'lik yıl sonu tahminini korumakla birlikte Şubat ayından bu yana ilk kez tahmini üzerinde aşağı yönlü risklerin ağır bastığını belirtirken, Goldman Sachs yüzde 29'luk tahminine yönelik risklerin enerji fiyatları nedeniyle yukarı yönlü olduğunu bildirdi. Citi ise daha temkinli bir görünümle enflasyonun yılı 2025 sonundaki yüzde 30,9 seviyesinin hafif üzerinde tamamlayabileceğini öngördü.

Para politikası tarafında kurumların çoğunluğu, 10 Eylül PPK toplantısında politika faizinde değişiklik beklemiyor. Ağustos sonunda bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanması ve fonlama maliyetinin gecelik faizden politika faizine doğru gerilemesi, kurumlar tarafından para politikasında kademeli normalleşme veya sınırlı bir gevşeme olarak değerlendirildi.

Faiz indiriminin zamanlamasına ilişkin beklentiler, yeni raporlarla birlikte daha belirgin biçimde ekim toplantısında yoğunlaştı. Alnus Yatırım, Kuveyt Türk Yatırım ve İntegral Yatırım yılın kalanında ekim ve aralık toplantılarında indirim beklerken, Yatırım Finansman ilk indirim için 22 Ekim'i işaret etti.

BBVA Research, daha önce aralık ayında beklediği 100 baz puanlık faiz indirimini ekim ayına çekerken, İş Yatırım da önceki aralık beklentisini değiştirerek TCMB'nin ekim ayında 100 baz puanlık indirimi temellendirebileceğini değerlendirdi. Akbank ise yıl sonu politika faizi tahminini yüzde 37'den yüzde 36'ya indirdi.

Buna karşılık Citi ve ING, eylül toplantısında politika faizinin sabit tutulmasını beklemeyi sürdürürken, MUFG yıllık enflasyonun üçüncü ay üst üste gerilemesinin eylülde faiz indirimi ihtimalini güçlendirdiğini değerlendirdi. Böylece eylül için sabit faiz görüşü çoğunluğu korusa da kurumlar arasında ayrışma arttı.

Yıl sonu politika faizi beklentileri ağırlıklı olarak yüzde 35-36 bandında toplandı. Alnus Yatırım, Kuveyt Türk Yatırım, İntegral Yatırım, Citi ve İş Yatırım politika faizinin yılı yüzde 35 seviyesinde tamamlamasını beklerken, BBVA Research ve Akbank yüzde 36 öngörüsünde bulundu. Gedik Yatırım ise yüzde 35-36 aralığında bir kapanış tahmin etti.

Şeker Yatırım, enflasyonun ana eğilimine bağlı olarak yılın kalanında 200-400 baz puan arasında indirim alanı oluşabileceğini değerlendirirken, genel görünüm agresif bir gevşeme döngüsünden ziyade sınırlı ve veri odaklı faiz indirimlerine işaret etti.

Kurumların büyük bölümü, ağustos verisinin manşet tarafta olumlu ancak detaylarda temkinli olunmasını gerektiren bir görünüm sunduğu görüşünde birleşti. Beklentilerin altında kalan TÜFE ve yıllık enflasyondaki gerileme olumlu değerlendirilirken, hizmet enflasyonundaki katılık, çekirdek göstergelerdeki sınırlı iyileşme, fiyat artışlarının geniş bir tabana yayılması ve üretici maliyetlerindeki hızlanma dezenflasyon sürecine yönelik başlıca riskler arasında gösterildi.

Bununla birlikte yeni değerlendirmeler, temel mal ve kira enflasyonundaki yavaşlamanın daha belirgin biçimde olumlu tarafta öne çıktığını gösterdi. İç talepteki soğumanın temel mal fiyatlarına yansıdığı, kira ana eğilimindeki düşüşün ise hizmet dezenflasyonunun önümüzdeki dönemde kademeli olarak güçlenmesine katkı sağlayabileceği değerlendirildi.

Raporlarda petrol ve enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler, gıda fiyatları, eğitim dönemi kaynaklı fiyat artışları, yönetilen ve yönlendirilen fiyat ayarlamaları ile yüksek enflasyon beklentileri önümüzdeki dönemin temel yukarı yönlü riskleri olarak sıralandı. Buna karşılık iç talepteki zayıflama, temel mal fiyatlarındaki ılımlı seyir, kontrollü kur politikası ve kira enflasyonundaki yavaşlamanın orta vadede dezenflasyon sürecini destekleyebileceği değerlendirildi.

Kurumların önemli bir bölümü, eylül ayında aylık enflasyonun ağustosa kıyasla yeniden yükselebileceğini, buna karşılık olumlu baz etkisinin desteğiyle yıllık enflasyondaki gerilemenin sürebileceğini değerlendiriyor. BBVA Research eylül aylık enflasyonunu yaklaşık yüzde 2 civarında öngörürken, İş Yatırım yüzde 2,05 civarında bir tahmin paylaştı. Tacirler Yatırım yıllık enflasyonun yüzde 30'a yaklaşmasını beklerken, Akbank yaklaşık 1,2 puanlık, Gedik Yatırım ise 1 puana yakın yıllık düşüş öngörüyor.

Eğitim dönemi fiyatlamaları, gıda ve akaryakıt maliyetleri kısa vadede aylık enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluştururken, ağustosta manşeti aşağı çeken taze meyve-sebze kaynaklı düşük gıda enflasyonunun aynı ölçüde tekrarlanmasının zor olduğu belirtiliyor. Bu nedenle kurumlar, eylül-ekim dönemini hem dezenflasyonun kalıcılığı hem de faiz indirim döngüsünün başlangıcı açısından kritik bir test olarak görüyor.

Haberde, Trive Yatırım, Alnus Yatırım, Tacirler Yatırım, Ahlatcı Yatırım, Kuveyt Türk Yatırım, TSKB, Albaraka Türk Banknot, İş Bankası, İntegral Yatırım, OYAK Yatırım, Garanti BBVA Yatırım, Gedik Yatırım, Şeker Yatırım, Yatırım Finansman, Citi, ING, BBVA Research, Akbank, İş Yatırım, Goldman Sachs ve MUFG olmak üzere 21 banka, aracı kurum ve araştırma biriminin değerlendirmelerine yer verildi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyon verisinin açıklanmasının ardından "Küresel fiyat şoklarının enflasyon etkisini sınırlamaya yönelik adımlar atarken kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda yapısal politikalarımızı da sürdürüyoruz." açıklamasını yaptı. Şimşek, dönemsel eğitim fiyat artışlarına ve savaşın etkilediği akaryakıt fiyatlarına rağmen enflasyonda düşüşün devam ettiğine işaret ederek,
Temel mal enflasyonunun yıllık yüzde 15,9 ile 2020 yılı Kasım ayından sonraki en düşük seviyesine gerilediğini ve yıllık kira enflasyonunun son 46 ayın en düşük seviyesine indiğini kaydetti.