COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 hazırlık etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen Dirençli Şehirler Programı'nda yaptığı konuşmada, Antalya'da verilen sözlerin sahada karşılık bulduğu bir "Uygulama COP"u gerçekleştirmek için çok çalıştıklarını belirtti.

COP31 eylem gündemini temiz enerji dönüşümünden yeşil sanayileşmeye, Sıfır Atık'tan gıda güvenliğine, İklim Uygulama Köprüsü'nden dirençli şehirlere, gençlikten okyanuslara uzanan insanlığın açık yaralarına merhem olacağına inandıkları 10 başlık üzerinde belirlediklerini hatırlatan Kurum, her şart, her zorluk altında çözümleri büyüteceklerini, taahhüdü projeye, projeyi yatırıma, yatırımı insanlığa ulaştıracaklarını söyledi.

İklim meselesine bakarken Türkiye'nin yaşadıklarını da hatırladıklarını anımsatan Kurum, Türkiye'nin yangını gördüğünü, seli yaşadığını, kuraklıkla mücadele ettiğini ancak en acı tecrübeyi de 6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşadığını ifade etti.

Depremin ardından bölgede yapılan inşa sürecine de değinen Kurum, "En önemli hedefimiz ise vatandaşımızı bir an önce yuvasına sokmaktı. Onun için tüm bu çalışmaları yaparken üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık. 27 Aralık 2025 itibarıyla 11 ilimizde toplam 455 bin konut ve iş yerini tamamlayarak hak sahibi vatandaşlarımıza teslim ettik." diye konuştu.

"Şehirlerimizi afetlere dirençli hale getirmek için çalışıyoruz"

Bakan Kurum, deprem konutlarının tamamının iklim dirençli, Sıfır Atık uyumlu ve enerji verimli olduğunu belirtti.

Kapsamlı bir koordinasyon, büyük bir azim ve kararlılıkla buralara gelindiğini, bunu yalnızca bir inşa başarısı olarak da görmediklerini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yaraları sarma, güveni yeniden kurma ve umudu ayağa kaldırma iradesi olarak değerlendirdiklerini dile getiren Kurum, "Biliyoruz ki afet yönetimi, yalnızca afet sonrası mücadele değil, riskleri görmek, yapı stokunu güçlendirmek, yerel yönetimleri desteklemek ve şehirleri dirençli biçimde kurmaktır. Biz de bu vizyonla 11 ilimizde elde ettiğimiz tecrübeyi tüm şehirlerimize taşıyor, hem kentsel dönüşüm hem de çok uygun koşullarla sunduğumuz sosyal konut projelerimizle, TOKİ'mizle şehirlerimizi afetlere dirençli hale getirmek için çalışıyoruz." şeklinde konuştu.

Kentsel dirençliliğin, afet yönetimiyle iklim değişikliğini ayırmayacağını, aynı vizyonun parçası olduğunu belirten Kurum, bu nedenle dirençli şehirleri COP31'de ana başlıklardan biri haline getirdiklerini söyledi.

Dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmalarını geliştirmek gerektiğine dikkati çeken Kurum, dirençli altyapı ve bina standartlarını küresel ölçekte yaygınlaştırmak, yeşil bina sertifikasyonunu güçlendirmek gerektiğini vurguladı.

Depremden etkilenen 11 ilde bu anlayışla hareket ettiklerini dile getiren Kurum, tarihin en büyük kentsel yeniden inşa sürecini, yeni bir yol haritasına dönüştürdüklerini ve deprem sonrası tasarlanan sıfır enerjili bina konseptiyle enerji tüketimini yüzde 39, sera gazı emisyonunu yüzde 38 azalttıklarını kaydetti.

COP31 sürecinde tüm bu başlıkları ölçülebilir hedeflerle somut uygulamalara dönüştürecek adımı atacaklarını aktaran Kurum, COP31 başkanlığı olarak, dünyaya hedef sunmakla kalmayacaklarını, uygulanmış örnekler, ölçülmüş sonuçlar ve ölçeklendirilebilir bir model de önereceklerini belirtti.