Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık'ta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, Kıbrıs Türkü'nün hak ve güvenliğini teminat altına almak ve maruz kaldığı zulmü sona erdirmek amacıyla 14 Ağustos 1974'te icra edilen İkinci Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıl dönümü dolayısıyla şehitleri ve ebediyete irtihal eden gazileri andı.

Terörle mücadele

Aktürk, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmaların, terörün Türkiye'nin gündeminden kalıcı olarak çıkarılması, milletin huzur ve güvenliğinin güçlendirilmesi, toplumsal birlikteliğin pekiştirilmesi ile bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesis edilmesi açısından tarihi öneme sahip olduğunu vurguladı.

Gelinen aşamada en büyük payın vatan uğruna fedakarlığın en yüce örneğini sergileyen şehitlere, kahraman gazilere ve ailelerine ait olduğunu ifade eden Aktürk, şunları söyledi:

"Bakanlığımızca, Kanun'un 8'inci maddesinin uygulanmasına yönelik olarak devletimizin ilgili kurumlarıyla tam bir uyum ve koordinasyon içerisinde gerekli çalışmalara başlanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini, sınırlarımızda ve ötesinde kesintisiz ve kararlı şekilde sürdürmektedir. Bu kapsamda geçtiğimiz hafta içerisinde barınma alanlarından kaçan 3 terör örgütü PKK mensubu daha teslim olmuştur."

"Sınır güvenliği en üst seviyede tesis ediliyor"

Aktürk, sınırlarda güvenliğin 7 gün 24 saat esasıyla en üst seviyede tesis edildiğini bildirdi.

Sınır güvenliğine ilişkin bilgi veren Aktürk, şunları kaydetti:

"Hudutlarımızda son bir haftada 1'i terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 499 şahıs yakalanmış, 716 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece, 1 Ocak'tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 7 bin 942, engellenen kişi sayısı da 45 bin 518 olmuştur. Ayrıca, bu hafta içerisinde Van, Hakkari ve Hatay hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde 304 kilo uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."

Bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkılar

Aktürk, ikili işbirlikleri, bölgesel inisiyatifler ve çok uluslu görevler kapsamında birçok coğrafyada başarıyla görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bölgesel ve küresel barış için öncü rol oynamaya devam ettiğini vurguladı.

Bu kapsamda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos'ta Mekke Ortak Savunma Anlaşması imzalandığını hatırlatan Aktürk, üç ülke arasındaki mevcut dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin savunma, güvenlik alanında daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını söyledi.

Anlaşmanın temel hedefinin bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlamak, üç ülke arasındaki askeri işbirliğini geliştirmek ve muhtemel krizlere karşı ortak hareket kabiliyetini güçlendirmek olduğunu belirten Aktürk, "Söz konusu anlaşma savunma amaçlı olup herhangi bir ülkeyi ortak düşman ya da hasım olarak tanımlamamaktadır." dedi.

Aktürk, anlaşma kapsamında savunma bakanları, dışişleri bakanları ile genelkurmay başkanları, silahlı kuvvetler komutanlarının katılımıyla stratejik siyasi ve askeri mekanizmaların oluşturulması ve üç ülke arasındaki koordinasyonun en üst düzeyde yürütülmesinin öngörüldüğünü ifade etti.

Anlaşmayla askeri işbirliğinin kademeli olarak geliştirilmesinin planlandığını bildiren Aktürk, "Bu kapsamda komuta yeri ve arazi tatbikatlarından başlayarak, ilerleyen aşamalarda kara, deniz, hava, hava savunma ve insansız sistemlerin katılımıyla müşterek tatbikatların icra edilmesi hedeflenmektedir." bilgisini verdi.

Zeki Aktürk, tatbikatlarla muhtemel krizler öncesinde ihtiyaç ve eksikliklerin tespit edilmesi, elde edilen tecrübelerin doktrin, eğitim ve planlama süreçlerine aktarılması ile müşterek harekat kabiliyetinin sürekli geliştirilmesinin amaçlandığını belirtti.

Savunma sanayi işbirliğinin anlaşmanın önemli unsurlarından biri olduğuna dikkati çeken Aktürk, "Bu kapsamda yalnızca ürün ve sistem tedariki değil, ortak geliştirme ve üretim, teknoloji işbirliği ile sürdürülebilir bakım ve lojistik desteğin sağlanması hedeflenmektedir." diye konuştu.

İnsansız ve otonom sistemlerin, elektronik harp ve yapay zeka destekli kabiliyetlerin öncelikli işbirliği alanları arasında yer aldığını vurgulayan Aktürk, şunları kaydetti:

"Mekke Ortak Savunma Anlaşması, NATO'ya alternatif veya rakip bir yapı olmayıp bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlayarak uluslararası güvenlik mimarisini tamamlayıcı bir mekanizma olarak değerlendirilmektedir. Mekanizmanın olgunlaşmasıyla birlikte, gerekli mutabakatın sağlanması halinde diğer ülkelerin katılımı da değerlendirilebilecektir. Nihai hedefimiz, barış döneminde etkin şekilde işleyen, muhtemel krizlere hazırlıklı ve ihtiyaç halinde somut askeri destek sağlayabilen kurumsal bir mekanizma oluşturmaktır. Bu işbirliğinin, ülkelerimizin güvenliğinin yanı sıra bölgesel barış, istikrar ve caydırıcılığa da önemli katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz. Bu vesileyle dost ve kardeş ülke Pakistan'ın Bağımsızlık Günü'nü şimdiden kutluyoruz."

"İsrail, Gazze'deki insani krizi derinleştiren saldırılarını sürdürüyor"

Aktürk, Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasının, İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki işgal ve saldırılarına son vermesiyle mümkün olduğunu söyledi.

İsrail'in, Birleşmiş Milletler raporlarına da yansıyan ve Gazze'deki insani krizi derinleştiren saldırılarını sürdürdüğünü ifade eden Aktürk, şunları dile getirdi:

"İsrail'in 15 maddelik Gazze Planı'nı da reddetmesi, bölgesel yayılmacı politika izlediğinin bir diğer göstergesi olmuştur. Öte yandan İsrail, imzalanan çerçeve anlaşmasına rağmen benzer şekilde Lübnan'ın güneyindeki saldırılarına ve askeri faaliyetlerine de devam etmektedir. Uluslararası toplumun, İsrail'in bu eylemlerine karşı uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkarak daha kararlı ve güçlü bir tutum sergilemesinin, bölgede barış ve istikrarın tesisi açısından elzem olduğunu bir kez daha vurguluyoruz."