TBMM Başkanı Kurtulmuş, Azerbaycan Telegraf Haber Ajansının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerinin benzersiz bir birliktelik olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, bu güçlü bağın en önemli dayanaklarından birinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasındaki samimi ve güvene dayalı kardeşlik ilişkisi olduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, şöyle devam etti;

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiyi tarif ederken kullanılan “stratejik müttefiklik” ifadesi önemlidir. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki bu kavram ilişkilerimizin derinliğini anlatmakta yetersiz kalıyor. Çünkü stratejik müttefiklik iki farklı ülke ve iki ayrı millet arasında kurulur. Oysa biz “iki ayrı devlet” olsak da “iki ayrı millet” değiliz. Biz biriz, beraberiz, aynı tarihî hafızayı, kültürü ve kaderi paylaşan bir bütünüz. Bu itibarla klasik uluslararası ilişkiler terminolojisi, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağı tanımlamakta çoğu zaman eksik kalmaktadır.

Meselelere ortak bir kader ve gelecek perspektifiyle bakıyoruz. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler, klasik anlamda bir müttefiklikten çok daha öte; ortak bir gelecek inşa eden, bölgesel istikrara yön veren ve dünyaya örnek teşkil eden benzersiz bir birlikteliktir. Bu güçlü bağın en önemli dayanaklarından biri, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasındaki son derece samimi, güvene dayalı, güçlü kardeşlik ve liderlik ilişkisidir. Liderlerimizin uyumu, iki ülke arasındaki iş birliğini her alanda hızlandıran ve derinleştiren belirleyici bir unsur olmuştur.

Parlamentolarımız arasındaki iş birliği, bu birlikteliğin kurumsal zeminini güçlendirmektedir. Birlikte yer aldığımız parlamenter asamblelerde, uluslararası platformlarda ve çok taraflı mekanizmalarda Türkiye ile Azerbaycan parlamentolarının çoğu zaman aynı sözü ve manayı farklı kelimelerle dile getirdiklerine memnuniyetle şahit oluyoruz. Bu durum, ilişkilerimizin ne kadar uyumlu ve eşgüdüm içerisinde ilerlediğinin en somut göstergelerinden biridir. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, eşsiz birlikteliğimizi daha da ileriye taşıyarak, özellikle ticaret, enerji, ulaştırma ve savunma sanayii alanlarında daha derin bir entegrasyon sağlamaktır. Parlamentolarımız arasındaki güçlü diyalog ve eşgüdüm, bu sürecin kalıcı ve sürdürülebilir bir zemine oturmasına katkı sunmaya devam edecektir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Azerbaycan Milli Meclisi arasındaki parlamenter diyalog, iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerinin en sağlam kurumsal dayanaklarından birini oluşturmaktadır. Bu nedenle iki parlamento arasındaki iş birliği, sadece kurumsal bir yakınlaşma değil, aynı zamanda tek bir milletin iki ayrı çatı altında ortak bir irade ortaya koymasının somut göstergesidir. Aramızdaki güçlü bağların sembolik dönüm noktalarından biri, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in 2004 yılında Cumhurbaşkanı olarak Ankara’ya gerçekleştirdiği ilk ziyarette TBMM Genel Kuruluna hitap etmesi ve milletvekilleri tarafından ayakta alkışlanması olmuştur. Bu görüntü, ilişkilerimizin stratejik ittifak yönündeki kararlılığının parlamenter düzeydeki güçlü ifadelerinden biri olarak tarihe geçmiştir.

TBMM, Azerbaycan’ın Karabağ’daki haklı mücadelesi ve toprak bütünlüğünün korunması konularında her düzeyde kesintisiz ve açık bir destek sunmuştur. Bu destek, uluslararası parlamenter platformlarda da kararlılıkla dile getirilmiştir. Kurduğumuz temaslar sayesinde, iki ülke parlamentoları arasında güçlü bir güven, anlayış ve ortak hareket etme kültürü tesis edilmiştir. Uluslararası parlamenter asamblelerde Türkiye ile Azerbaycan’ın çoğu zaman aynı tutumu sergilemesi, yakın iş birliğimizin somut yansımasıdır.

Karşılıklı ziyaretler, milletvekilleri arasında doğrudan temas imkânı sağlayarak ilişkilerin insani boyutunu güçlendirmektedir. Bu sayede alınan kararlar daha hızlı hayata geçirilmekte ve iş birliği alanları daha somut projelere dönüşmektedir. TBMM ile Azerbaycan Milli Meclisi arasındaki parlamenter iş birliği, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini ileriye taşıyan, derinleştiren ve kalıcı kılan temel sütunlardan biri haline gelmiştir.

Milletvekilleri arasındaki doğrudan iletişim ve temasın artırılması sayesinde parlamenterler arasında birliktelik kültürü güçlenmektedir. Parlamenter düzeydeki yakın etkileşim, “tek millet, iki devlet” anlayışının devletin tüm kademelerinde içselleştirilmesini sağlamaktadır. Stratejik ilişkilerin en üst belgesi olan Şuşa Beyannamesi gibi anlaşmaların her iki ülkenin meclislerinde onaylanması, müttefiklik ilişkilerini kişisel dostlukların ötesine taşıyarak uluslararası hukuk açısından bağlayıcı ve kurumsal bir çerçeveye oturtmuştur. Mevcut mekanizmaların daha etkin kullanılması ve yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesi yönünde çalışmalar sürdürülmektedir. Özellikle parlamentolar arası dostluk gruplarının daha aktif hale getirilmesi, ortak komisyon toplantılarının artırılması ve uluslararası parlamenter platformlarda daha yakın eşgüdüm sağlanması öncelikli hedefler arasında yer almaktadır.