Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı'ndan Türkevi'ne geçti.
Son yıllarda ABD'de gelenekselleşen görüntüler tekrar kameralara yansıdı. 7'den 70'e birçok kişi vardı. Yaşları farklı, sevgileri aynıydı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York'ta Türkevi'ne girişinde yine coşkuyla karşılandı.
Türkevi girişinde kendisini bekleyen kalabalık tarafından sevgi gösterileriyle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ellerinde Türk bayrakları bulunan vatandaşlarla bir süre sohbet etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla fotoğraf çekildi, sohbet etti.
Erdoğan, sevdiği bebeğe altın hediye etti
Türkevi önünde kendisine sevgi gösterisinde bulunan vatandaşları selamlayan Erdoğan, kalabalığın arasındaki bebeği fark edince koruma bariyerini açtırarak bebeğin ailesinin yanına gelmesini istedi.
Erdoğan, baba Muhammet Ürker ve anne Serra Ürker'le ayaküstü bir süre konuştu.
Bu sırada kalabalıktan ürküp ağlamaya başlayan bebekle ilgilenen Erdoğan, küçük Mahir Selim'e altın hediye etti. Cumhurbaşkanı, bebeğin ailesinden onu "ağlatmamalarını" istedi.
Mahir Selim bebeğin babası Muhammet Ürker, Almanya'dan geldiklerini ve yağmura rağmen 4 saat Cumhurbaşkanı'nı karşılamak için beklediklerini söyledi.
Erdoğan'la yaptıkları sohbetle ilgili konuşan Ürker, "Sayın Cumhurbaşkanımız, çocuğu neden ağlattınız? diye bize sitem etti. Allah razı olsun, yanımıza gelerek bizleri mutlu etti. Mahir Selim de mutlu oldu" dedi.
"Cumhurbaşkanı Erdoğan dünya lideri"
Cumhurbaşkanı'nın hediyesi için de teşekkürlerini dile getiren baba Ürker, "Anlatılamaz, çok duygulu bir an" diye tarif ettiği buluşmayı büyüyünce Mahir Selim'e de anlatacaklarını söyledi.
Erdoğan'ın "bir dünya lideri olduğunu" dile getiren Ürker, söz konusu buluşmayı yaşamanın "anlatılamayacak bir duygu" olduğunu kaydetti.
Anne Serra Ürker de heyecandan konuşamadığını dile getirirken Cumhurbaşkanı'yla sohbetten duyduğu mutluluğu ifade etti.
"Çocuklarımı Cumhurbaşkanı'nı sevecek ve ona saygı duyacak şekilde yetiştiriyorum"
Erdoğan'ı karşılamaya gelenler arasında yer alan Mısır kökenli doktor Ahmed Abdullah, "Sayın Cumhurbaşkanı'nı New York'ta ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Kendisiyle tanışmak ve insanlık adına gösterdiği tüm çabalar için kendisine teşekkür etme fırsatı bulmak hepimiz için bir onur" diye konuştu.
Erdoğan, dünya sorunlarına duyarsız kalmadı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlık görevinde bulunduğu 2005'te ilk kez BM 60. Genel Kurulu görüşmelerine katıldı.
Erdoğan, Genel Kurul'daki hitabında, "Her şeyden önce kendini yenileyen, daha demokratik ve şeffaf, tüm üyelerin ortak iradesini temsil kabiliyetine sahip, uluslararası ihtilafların çözüm zemini olan, dünya barışının teminatı olarak görülen, saygınlığı, tüm üyeleri tarafından yüceltilen, daha aktif ve daha dirayetli bir BM teşkilatı, insanlığın ortak yararınadır" mesajını verdi.
Erdoğan'ın katıldığı sonraki BM Genel Kurulu ise 2007'deki 62. Genel Kurul görüşmeleri oldu.
Buradaki konuşmasında terörle mücadele konusuna dikkati çeken Erdoğan, "Dünyanın herhangi bir köşesinde yaşanan terör eylemi hepimizi hedef alan bir insanlık suçudur. Sınır tanımayan terörü lanetliyor, terörün acı tecrübesini bizzat yaşamış bir ülkenin başbakanı olarak tüm insanlığa yönelik bu tehditle mücadelede dayanışma ve daha etkin iş birliği çağrısını buradan yineliyorum" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, 2009'da katıldığı BM 64. Genel Kurulu'nda ise BM'nin yapısının reforme edilmesi gerektiğine işaret etti.
Adil ve katılımcı bir küresel düzenin kurulması için BM'nin etkinliğinin artması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Temsil kabiliyeti güçlendirilmiş, demokratik, şeffaf, adil ve etkin bir Birleşmiş Milletler'in, küresel barış ve istikrara daha fazla katkı yapacağına inanıyoruz. Birleşmiş Milletler, iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma, yoksullukla mücadele, kadın-erkek eşitliği, insan hakları ve insan onurunun korunması konularında, daha etkin bir kurum haline gelmelidir. Bu amaca matuf reform girişimlerine tam destek veriyoruz. Fakat Birleşmiş Milletler sistemindeki reformun, Güvenlik Konseyi de reforma tabi tutulmadığı müddetçe başarılmış sayılamayacağı muhakkaktır" değerlendirmesinde bulundu.
2011'deki BM 66. Genel Kurulu'nda bölgesel konulara değinen Erdoğan, Suriye, Libya, Somali, Filistin'e ilişkin mesajlar verdi, Azerbaycan topraklarının yıllardır süren haksız işgalinin sona ermesi gerektiğini belirtti.
Erdoğan, "Karabağ sorununun bu şekilde çözümsüz kalması asla kabul edilemez, uluslararası sorunlara, kangren haline gelmeden çözümler bulunması, hepimizin siyasi ve ahlaki sorumluluğudur." dedi.


