Jeopolitik gerilimlerin devam etmesi, artan petrol fiyatları ve tahvil piyasasındaki sert satış baskısının etkisiyle küresel piyasalarda geçen hafta düşüş eğilimi öne çıkarken gözler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) Kansas City şubesi ev sahipliğinde 1978'den bu yana her yıl düzenlenen Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu ve ABD'de açıklanacak büyüme ile istihdam verilerine çevrildi.
Orta Doğu'da yeniden tırmanan jeopolitik gerilim ve artan petrol fiyatları, enflasyonist baskıların tekrar artabileceğine yönelik endişeleri öne çıkarıyor.
ABD'de enflasyonun yavaşlamasına karşın son günlerde Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin artması Hürmüz Boğazı kaynaklı arz endişelerine neden olurken enerji fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesi tahvil faizlerinin artmasında etkili oldu.
Hükümetlerin harcamalarını dizginleyememesi ve bunun mali durumlarını daha kötü hale getirebileceğine yönelik endişeler de tahvil piyasasındaki satış baskısını derinleştiren unsurlar arasında yer aldı.
ABD'de kasım ayında gerçekleşecek ara seçimlerin de politik riskleri öne çıkarabileceği ve mali sorunları daha da belirginleştirebileceği öngörülüyor.
Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,75'le Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyelere yaklaşırken 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34'le 2007'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Bu fiyatlamaların ardından ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarının büyüklüğünü artırma kararı tahvil piyasasını bir nebze rahatlatsa da bu uygulamanın geçici bir rahatlama sağlayabileceği endişeleriyle tahvil piyasasında satış baskısı tekrar hakim oldu.
Analistler, Fed Başkanı Kevin Warsh'un net açıklamalar yapmamasının da tahvil piyasasındaki satış baskısında etkili olduğunu belirtti.
ABD'li yetkililerin İran'a yönelik ekonomik yaptırım açıklamaları jeopolitik risklerin ekonomik boyutuna ilişkin problemlerin daha çok derinleşebileceğine yönelik endişeleri artırdı.
Diğer taraftan teknoloji şirketlerine ilişkin endişeler de küresel piyasalarda baskı unsuru oldu.
Öte yandan ABD'nin toplam kamu borcu, tarihte ilk kez 40 trilyon dolar seviyesinin üzerine çıktı. ABD'nin kamu borcu 30 trilyon dolar seviyesini 2022 başında aşmıştı. Ülkenin kamu borcunun 5 yıldan kısa sürede 10 trilyon dolar artması dikkati çekti.
Bu artışta Kovid-19 salgını dönemindeki teşvik paketleri, artan faiz maliyetleri ve yapılan vergi indirimleri gibi unsurlar etkili oldu.
ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarının büyüklüğünü artırma kararı sonrasında haftayı dolar endeksi yüzde 0,9 azalışla 98,8 seviyesinden, altının onsu yüzde 5,2 artışla 4 bin 603 dolardan tamamladı.
Devam eden jeopolitik risklerle ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı haftayı, yüzde 6,6 artışla 94,4 seviyesinden tamamladı.
Öte yandan ABD Merkez Bankası (Fed), Federal Açık Piyasa Komitesinin 28-29 Temmuz'da düzenlenen toplantısına ilişkin tutanakları yayımladı.
Tutanaklar, birçok Fed yetkilisinin enflasyonun düşmemesi halinde para politikasının sıkılaştırılmasının gerekli olabileceğini düşündüğünü ortaya koydu.
Gelecek hafta 27-29 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu ve ABD'de açıklanacak büyüme ile istihdam verilerinin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.
ABD'li teknoloji şirketi Nvidia'nın gelecek haftaya açıklayacağı bilançosu da piyasaların odağında bulunacak.
New York borsası geçen hafta negatif seyretti
New York borsası, tahvil piyasasına ilişkin endişelerin devam etmesiyle haftayı negatif tamamladı.
Haftalık bazda New York borsasında S&P 500 yüzde 1,43, Nasdaq endeksi yüzde 2,05, Dow Jones endeksi yüzde 0,85 düştü.
Gelecek hafta salı günü konut fiyat endeksi, yeni konut satışları, çarşamba günü büyüme, Fed'in enflasyon göstergesi olarak dikkate aldığı gıda ve enerji kalemlerinin hesaplama dışı tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, dayanıklı mal siparişleri, perşembe haftalık işsizlik maaşı başvuruları, cuma istihdam istatistiklerine ilişkin öncü revizyon verileri ve Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi takip edilecek.
Avrupa borsaları İngiltere hariç geriledi
Avrupa borsalarında da jeopolitik belirsizlikler, yükselen enerji fiyatları ve bölgede enflasyonist baskıların artması gibi nedenlerle geçen hafta İngiltere hariç negatif bir seyir izlendi.
Almanya'nın 5 yıllık tahvil faizi yüzde 3,008 ile 2008 yılından bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Almanya'daki siyasi belirsizliklerin yanı sıra savunma harcamalarındaki artış beklentisiyle kamu borcunun rekor seviyelere çıkabileceği tahmin ediliyor.
Fransa'da gelecek yıl gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde ülkenin 30 yıllık tahvil faizi yüzde 4,91'le 2008'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Avrupa'da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'nin eylül vadeli kontratlarının 65,9 dolarla mart ayından bu yana en yüksek seviyeyi görmesi de Avrupa'da risk algısının artmasına neden oluyor.
Makroekonomik veri tarafında Avro Bölgesi'nde temmuz ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,9 artarak beklentiler dahilinde gerçekleşti. Bölgede TÜFE artış hızında değişiklik olmamasına karşın enflasyon, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) yüzde 2 olan hedefinin üzerinde seyrediyor.
İngiltere'de temmuz ayına ilişkin TÜFE aylık yüzde 0,3, yıllık yüzde 2,9 arttı ve beklentiler dahilinde gerçekleşti. Ülkede enflasyonun 4 ayın en yüksek seviyesine çıktığı görüldü.
İngiltere'de haziran ayına ilişkin TÜFE aylık yüzde 0,1, yıllık yüzde 2,6 artmıştı. ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaştan kaynaklanan enerji maliyetlerindeki artış ülkede enflasyonun hızlanmasına neden oldu.
Diğer taraftan İngiltere'de görülen kuraklığın gıda fiyatları açısından ileriki aylarda risk oluşturabileceği de öngörülüyor.
Söz konusu gelişmelerle bu hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,62 değer kazanırken, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,76 ve İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 0,25 ve Almanya'da DAX endeksi yüzde 1,15 değer kaybetti.
Gelecek hafta salı Almanya'da büyüme, ekonomik güven endeksi, perşembe Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantı tutanakları, cuma Almanya'da işsizlik oranı, Avro Bölgesi'nde tüketici güven endeksi takip edilecek.
Asya borsaları, Hong Kong hariç geriledi
Asya borsaları da tahvil piyasalarındaki riskler, jeopolitik belirsizlikler ve bölgedeki ülkelerin ekonomik aktivitelerine ilişkin endişelerle satış ağırlıklı seyretti.
Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,95 ile 1996'dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Japonya'nın tahvil piyasasındaki satış baskısında, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) enflasyonist baskıları dizginlemek için faiz artırımı konusunda yavaş davrandığına dair spekülasyonlar etkili oldu. Japonya'nın mali durumuna ilişkin endişeler de ülkede tahvil piyasasını kayda değer şekilde etkiledi.
Ülkede ekonomik büyüme yavaşlarken enflasyon yükseliş eğiliminde hareket ediyor.
Japonya’da 2. çeyreğe ilişkin GSYH önceki çeyreğe göre yüzde 0,3, yıllık bazda yüzde 1,1 artarak beklentilerin altında kaldı. Söz konusu veri ülkede ekonomik büyümenin yavaşladığını ortaya koyarken, ülkede zayıflayan iç talebin güçlü ihracatın pozitif etkilerini sınırladığı görüldü.
Ülkede, temmuz ayına ilişkin enflasyon enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle yüzde 1,9'la aralık ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Söz konusu veri BoJ'un bir sonraki adımının eylül ayında faiz artırımı olacağı yönündeki tahminlerin güçlenmesine neden oldu.
Çin'de açıklanan makroekonomik veriler ülke ekonomisinin temmuzda hız kaybettiğini ortaya koyuyor.
Çin Ulusal İstatistik Bürosunun verilerine göre, ülkede sanayi üretimi temmuzda beklentilerin altında kalarak yıllık bazda yüzde 4,5 yükseldi. Çin'de sanayi üretimi, yüzde 5 olan beklentinin altında gerçekleşirken haziran ayındaki yüzde 5,3'lük artışın gerisinde kaldı.
Ülkede perakende satışlar, temmuzda yüzde 0,6 artarak hem beklentileri karşılayamadı hem de hazirana göre yavaşladı. Haziranda yüzde 1 artan perakende satışların temmuzda yüzde 1,5 artış kaydetmesi bekleniyordu.
Çin'de sabit varlık yatırımları da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,7 geriledi.
Verilere göre, ülkede gayrimenkul yatırımlarındaki düşüşün de devam ettiği görülüyor. Sektöre yönelik yatırımlar temmuzda yıllık bazda yüzde 19,2 azalırken mesken emlak satışları aynı dönemde yüzde 13,2 geriledi.
Çin'de işsizlik oranı ise temmuzda yüzde 5,2 seviyesinde gerçekleşti. Ülkede işsizlik oranı haziranda yüzde 5 seviyesinde bulunuyordu.
Bu gelişmelerle Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 3,93, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,93, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,56 değer kaybederken, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 3,55 değer kazandı.
Gelecek hafta perşembe Çin'de sanayi karları, cuma Japonya'da Tokyo TÜFE, işsizlik oranı ve tüketici güven endeksi takip edilecek.
Borsa haftayı yükselişle tamamladı
Yurt içinde ise bu hafta alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 2,42 yükselişle 14.514,82 puandan kapandı.
Dolar/TL de haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,33 üzerinde 48,0400'dan tamamladı.
Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.
Buna göre Türkiye'de işsizlik oranı, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,3 puanlık azalışla yüzde 7,9 oldu.
Gelecek hafta cuma dış ticaret dengesi takip edilecek.





