JPMorgan, küresel hisse senedi piyasalarına yönelik yıl sonu beklentisini korurken, tahvil faizlerindeki yükselişin borsalar için ciddi bir engel oluşturmayacağını savundu. Bankaya göre faizlerdeki artışın büyük bölümü ekonomik aktivitedeki güçlenmeden kaynaklanıyor.
JPMorgan stratejisti Mislav Matejka, küresel hisse senetlerinin yılbaşından bu yana dolar bazında yaklaşık yüzde 15 yükseldiğini belirterek, şirket kârlarının güçlü gelmeye devam etmesini beklediklerini ifade etti. Analiste göre hisse başına kâr (EPS) revizyonları tüm bölgelerde yeniden pozitif bölgeye geçti.
Bu görünümün arkasında ekonomik aktivitedeki toparlanmanın yattığını vurgulayan JPMorgan, özellikle Euro Bölgesi'nde satın alma yöneticileri endeksi (PMI) verilerinin son üç aydır yükseliş göstermesine dikkat çekti.
Matejka, "Tahvil faizlerindeki yükselişin hisse senetleri için aşılması imkânsız bir engel oluşturmasını beklemiyoruz. Çünkü faizlerdeki yükseliş büyük ölçüde ekonomik faaliyetlerdeki ivmelenmeyi yansıtıyor" değerlendirmesinde bulundu.
JPMorgan ayrıca tahvil piyasalarında risk primlerinin büyük ölçüde normalleştiğini ve enflasyon beklentilerinin kontrolden çıkmasını beklemediğini belirtti. Bankaya göre ücret artışlarının ılımlı seyretmesi ve iş gücü piyasalarındaki karmaşık görünüm nedeniyle merkez bankaları, piyasaların fiyatladığından daha sınırlı sıkılaşma adımları atabilir.
Öte yandan banka, ABD dolarının zirveye yaklaşabileceğini ve İran ile başlayan çatışma sürecinde yüzde 20-25 değer kaybeden altının toparlanma potansiyeline sahip olduğunu öngördü. JPMorgan, zayıflayan doların uluslararası hisse senedi piyasalarını destekleyeceğini ve küresel piyasaların üst üste ikinci yılda da ABD piyasalarının önünde performans gösterebileceğini ifade etti.
Sektörel tarafta ise JPMorgan, teknoloji ve yapay zekâ hisselerinin 2025'te olduğu kadar piyasa getirilerine yön vermeyebileceğini belirterek, yükselişin daha geniş bir tabana yayılmasını beklediğini açıkladı. Banka, yapay zekâ temasında tercih sıralamasını yarı iletken üreticileri, hiperskaler şirketler ve risk altındaki yapay zekâ hisseleri şeklinde sıralarken, ikinci yarıda döngüsel sektörlerin ön plana çıkacağını öngördü.




