Bakanlık, İsrail’in bu adımını uluslararası hukuka aykırı ve ilhak amacını taşıyan bir girişim olarak nitelendirerek güçlü bir şekilde kınadı.

Filistin makamlarının açıklamasında, söz konusu kararın Batı Şeria’da Filistinlilerin topraklarının gasp edilmesini “resmîleştireceği” ve yasa dışı yerleşimlerin genişlemesini kolaylaştıracağı vurgulandı. Uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olduğu belirtilen bu girişimin, Filistin Devleti’nin kuruluş temellerini zayıflatacağı ve ilhak sürecinin fiili başlangıcı anlamına geldiği ifade edildi.

Dışişleri Bakanlığı, ayrıca bu kararın uluslararası barış ve güvenlik ilkelerine açık bir meydan okuma olduğunu söyledi ve uluslararası toplumu İsrail’in bu tek taraflı uygulamalarına karşı kararlı bir duruş sergilemeye çağırdı. Özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile diğer uluslararası kurumların harekete geçmesi gerektiği vurgulandı.

Karar, İsrail’in 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria’da özel mülkiyet olmayan arazileri “kamu arazisi” olarak kayda geçirmeyi ve böylece daha fazla Filistin toprağının gasp edilmesine zemin hazırlamayı hedefliyor. Bu adımın, daha önce uluslararası hukuka aykırı kabul edilen toprak gasbı uygulamalarını tek taraflı biçimde yasal hale getireceği belirtildi.

Filistin tarafı, bu adımın iki devletli çözüm perspektifini baltaladığını ve barış sürecini olumsuz etkilediğini savunuyor.

İsrail hükümeti geçen hafta Batı Şeria’da arazi kayıt sürecini başlatma kararını onaylamıştı. Bu karar, Oslo Anlaşmaları çerçevesinde “Area C” olarak adlandırılan ve Batı Şeria’nın yaklaşık %61’ini kapsayan bölgede mülkiyet haklarının yeniden tescilini öngörüyor. Ancak Filistin yönetimi ve uluslararası hukuk çevreleri, bu tür tek taraflı adımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek güçlü tepki gösteriyor.