Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sabah Gazetesi için 2025 yılını değerlendirdiği bir makale kaleme aldı.

Türkiye için durmadan ve yorulmadan ter döktükleri bir yılı daha geride bıraktıklarını belirten Erdoğan, "Türkiye için çalıştığımız, Türkiye için gece-gündüz durmadan ve yorulmadan ter döktüğümüz, türlü sınamalardan geçip, güçlükleri milletimizin desteğiyle aştığımız ve ülkemizi büyüttüğümüz bir yılı daha geride bıraktık." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, 2025'te de ekonomiden dış politikaya, enerjiden savunma sanayiine, kültür ve sanattan çevre ve şehirciliğe kadar pek çok alanda önemli çalışmalar yaptıklarını vurgulayarak, "Yeni dönemde büyük reformlara imza atarken, inşallah milletimize sunduğumuz hizmetlerimizi de zirveye çıkartacağız." dedi.

Dış politikada Türkiye'nin üstlendiği yapıcı role dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti;

"Türkiye, barışın ve istikrarın teminatı oldu"

Geride bıraktığımız yılda hassas süreçleri başarıyla yöneterek, Türkiye'nin çıkarlarını savunduk. Yakın coğrafyamızda yaşanan gelişmelerde ve uluslararası sorunların giderilmesinde Türkiye, çözüm adresi haline geldi. Dünya, savaşların ve krizlerin pençesinde kıvranırken; Türkiye, barışın ve istikrarın teminatı oldu. Gazze'de, Suriye'de, Ukrayna-Rusya Savaşında, Somali-Etiyopya ihtilafında, Libya, Sudan, İran ve Güney Kafkasya'da kısaca her coğrafyada Türkiye olarak huzurdan, istikrardan, barıştan yana olduk ve barışı inşa etmek için gayret gösterdik. Ortaya koyduğumuz barış diplomasisiyle, ezber bozan hamlelerimizle, ülkemizin gücüne güç kattık.

"Ne Doğu'ya sırtımızı döndük ne de Batı'dan koptuk"

Suriye'nin birlik ve beraberliğini sağlaması, toprak bütünlüğünü koruması için en güçlü desteği verdik. Gazze'de kalıcı ateşkes için yürütülen çalışmalarda aktif bir şekilde yer alarak Filistinli kardeşlerimizi asla yalnız bırakmayacağımızı bir kez daha dünyaya duyurduk. Birçok bölgede olduğu gibi, Somali-Etiyopya arasındaki sorunların çözüm adresi de Ankara oldu. Tüm bu süreçlerde ne Doğu'ya sırtımızı döndük ne de Batı'dan koptuk. Bizim tek bir eksenimiz var; o da Türkiye Ekseni... 2026'da Türkiye, uluslararası siyasetin anahtar ülkelerinden biri haline gelecek. Avrupa Birliği'ne tam üyelik hedefiyle çıktığımız yolda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı ile entegrasyonumuzu derinleştirecek, İslam dünyasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirecek ve mazlum coğrafyaların gür sesi olmayı sürdüreceğiz.

"2026 reform yılı olacak"

Şimdi artık 2026'nın ilk aylarında, sadece temelleri atılmış bir vizyonu değil, sütunları yükselen daha büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını konuşuyoruz. 2026, sabrımızın meyvelerini toplayacağımız, ekilen tohumların boy vereceği ve inşallah hasadını yapacağımız ve Türkiye'nin küresel ligdeki yerini tartışılmaz bir konuma sabitleyecek, bir şahlanış ve reform yılı olacak.

"Ekonomimiz 2025'te büyümeyi sürdürdü"

Bölgemizdeki çatışma ve krizlere, dünya ekonomisindeki sıkıntılara rağmen ekonomimiz yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı stratejimizle 2025'te büyümeyi sürdürdü. OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ekonomi olduk. Milli gelirimiz, yıllık bazda ilk kez 1.5 trilyon doları geçti. Merkez Bankası rezervlerimiz tarihimizde ilk kez 200 milyar dolar bandını aştı. Rezervlerimizi iktidarlarımız döneminde 215.6 milyar dolara ulaştırdık.

"İhracatta Cumhuriyet tarihi rekorunu kırdık"

Mal ve hizmet ihracatçılarımıza ayırdığımız kaynağı 2026'da artırarak, desteğimizi sürdürmekte kararlıyız. 2025'te 273.4 milyar dolar yıllık mal ihracatıyla Cumhuriyet tarihi rekorunu kırdık. Son iki yılda, küresel enflasyonun ve tedarik zincirindeki kırılmaların etkilerini silmek adına, ekonomi yönetimimizle birlikte kararlı ve disiplinli bir program uyguladık.

"Alım gücünü artıracağız"

2026, enflasyonun belini tam manasıyla kıracağımız ve tek hane hedefimize kararlılıkla yürüyeceğimiz bir yıl olacak. Ayrıca; çalışanımızın, emeklimizin ve memurumuzun alım gücünü, sadece enflasyon oranında değil, büyümeden aldığımız payla artıracağız. Gelir dağılımındaki adaleti sağlamak, 2026'daki en önemli hedeflerimizden biri. Faiz ve kur dengesinin oturmasıyla birlikte, Türkiye'yi yeniden uluslararası doğrudan yatırımların cazibe merkezi haline getireceğiz. Özellikle yüksek teknolojiye dayalı sanayi hamlemizle, gençlerimize nitelikli istihdam kapılarını sonuna kadar açacağız.

"Şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırdık"

6 Şubat depremlerinin acısı hala yüreğimizde. Yaraların sarılması için azami gayret gösterdik. Asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışması ve seferberliğiyle gelmeyi başardık. En son 27 Aralık'ta 11 ilimizde yapımı tamamlanan 455 bininci deprem konutunun anahtarlarını teslim ettik. Milletimize verdiğimiz sözleri tutarak, 11 ilimizde toplam 455 bin 357 bağımsız bölümü afetzede kardeşlerimizin hizmetine sunduk. Sözümüzü tuttuk; şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırdık.

2026'da milletimize huzurlu güvenli yaşam alanları oluşturmaya devam edeceğiz. Bizim siyasetimizde "yapacağız" demek, "yaptık" demenin teminatıdır. 2026'da yapacaklarımızın en büyük referansı, iktidara geldiğimiz günden bugüne kadar ülkemize ve milletimize kazandırdığımız eserlerdir. 2026 yılı Türkiye Yüzyılı'nın parlayan yıldızı olacak ve Türkiye'nin büyük yürüyüşünün en görkemli adımlarına sahne olacak. Yolumuz açık olsun.

"Savunmada yerlilik oranını, yüzde 80'in üzerine çıkarttık"

Savunma sanayiinde "tam bağımsız Türkiye" hedefimize doğru yürüyoruz. Yıllarca bize parasıyla dahi verilmeyen teknolojileri, bugün yerli ve milli imkânlarla en kaliteli şekilde üretip, dost ve kardeş ülkelere ihraç eden bir Türkiye var. Attığımız adımlarla savunma sanayii alanında yüzde 20'lerde olan yerlilik oranını, yüzde 80 seviyesinin üzerine çıkarttık. 2026 yılında savunma sanayiimizde prototip dönemi nihayete erecek, seri üretim ve envanter dönemi başlayacak. Hava savunma sistemlerimiz, milli uçağımız, tankımız, İHA/SİHA sistemlerimiz, radar ve elektronik harp sistemlerimiz başta olmak üzere birçok savunma sanayii projemiz, başarıyla ilerliyor. Bu sistemlerin ordumuzun envanterine girişlerini gururla ilan edeceğiz.

Sınırlarımızın güvenliğini sınır ötesinden başlatacak teknolojilerimiz, bu yıl sahada daha da görünür hale gelecek. Dünyada gıptayla takip edilen İHA-SİHA teknolojilerimiz göz doldurmaya devam edecek. İnsansız savaş uçağımız Kızılelma'nın yerli üretim radar ve füzelerle hedef uçağı başarıyla vurmasına benzer gururları hep birlikte yaşayacağız. 2025'te 47 hava savunma bileşeninin sistem teslimatını gerçekleştirdiğimiz "Çelik Kubbe"miz de güçleniyor. Havada, karada, denizde, uzayda, siber vatanda, her yerde daha kuvvetli şekilde var olmaya devam edeceğiz.

"Enerji arz güvenliği için adımlar atmayı sürdürüyoruz"

2026, enerji alanında da yeni müjdelerin verileceği bir yıl olacak. Enerjide dışa bağımlılık, bağımsızlığımızın önündeki en büyük engeldi. Gabar'da halihazırda günlük petrol üretimimizi 70 bin varilden 81 bin varile yükselttik. Yurt içi ve yurt dışında günlük petrol üretimimiz 180 bin varile ulaştı. Karadeniz gazı ve Gabar petrolüyle yaktığımız meşaleyi, inşallah 2026'da devasa bir hale dönüştüreceğiz. Ülkemizi nükleer enerji ile bir üst lige taşıyacak Akkuyu Nükleer Santralinde geri sayım sürüyor. Nükleer enerjiyi elektrik üretiminin yanında tıp, tarım, araştırma ve endüstriyel ısı gibi farklı alanlarda da kullanmayı planlıyoruz. Ülkemize ucuz, kaliteli ve kesintisiz enerji sağlamak için hayata geçirdiğimiz politikaları geliştiriyor ve stratejik hamlelerimize devam ediyoruz. Rusya'dan Hazar'a, Orta Doğu'dan Akdeniz'e kadar tüm enerji koridorlarının kesişim noktası olan ülkemizin enerji arz güvenliğini garanti altına almak için adımlar atmayı sürdürüyoruz.

"Çözüme konsantre olduk"

"Terörsüz Türkiye" sürecinde önemli eşikleri geride bıraktık. Cumhur İttifakı olarak bu süreçte her zaman yapıcı davrandık. Çözüme konsantre olduk ve yalnızca elimizi değil, tüm gövdemizi taşın altına koyduk. İlgili tarafları dikkatle dinleyen Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz, sürece yeni bir soluk kazandıracağını düşündüğümüz nihai raporunu inşallah yakında tekemmül ettirecek. Ülkemizi 40 yıllık bir musibetten kurtarmayı hedefleyen bu süreç, gündelik siyasetin çıkar hesaplarına kurban edilmeyecek. Sürecin bir yol kazası yaşanmadan amacına ulaşması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız.