Sanayi destekleri küresel piyasaları önemli ölçüde şekillendiriyor. “2005-2023 arasında büyüyen şirketlerin küresel piyasa paylarındaki artışın yaklaşık yüzde 22’si bu desteklerle açıklanabilir” diyor OECD raporu. Bu oranın Çin şirketleri için yüzde 60 olduğu hesaplanıyor.

Haziranda OECD ‘sanayi desteklerinin sihirli veri tabanı’ başlığını taşıyan bir rapor yayımladı. Rapor, 2005-2024 döneminde ülkelerin sanayilerine ne tür destekler verdiklerine odaklanıyor. Üç çeşit sanayi desteğini dikkate alıyor: Devlet hibeleri, şirket vergi oranlarında indirim ve piyasa faizinin altında borçlanma faizleri. Rapor 15 sektörü kapsıyor: Savunma ve havacılık, çelik, alüminyum, çimento ve diğer inşaat malzemeleri, kimyasallar, gübre, cam ve seramik, ağır makine, yarı iletkenler, gemi yapımı, güneş enerjisi sistemleri, haberleşme, rüzgâr türbinleri ile demiryolu taşıtları ve sinyal sistemleri. Raporun ana bulguları şöyle:

Çinli şirketler, diğer ülkelerdeki şirketlerden daha fazla destek alıyor

Birincisi, küresel krizden bu yana ülkelerin verdiği destek 2024’te zirveye ulaşmış. Bu değer, OECD, şirketlerin satış hasılalarının yüzde 1,3’ü kadar. İkincisi, Çinli şirketler diğer ülkelerdeki şirketlere kıyasla daha fazla destek alıyorlar. 2005-2024 döneminde OECD ülkelerindeki şirketlere kıyasla 3-8 kat daha fazla destek almışlar –ki bunun muhafazakâr bir tahmin olduğunu belirtiyor rapor. Üçüncüsü, yenilenebilir enerji makineleri, yarı iletkenler ve ağır sanayi (alüminyum, çelik ve gemi yapımı) sektörlerinin diğerlerine kıyasla daha fazla destek aldıkları saptaması var. Kamu teşebbüsleri hem destek alan hem de veren olarak özel bir rol oynuyorlar.

Dördüncüsü, sanayi destekleri küresel piyasaları önemli ölçüde şekillendiriyor. “2005-2023 arasında büyüyen şirketlerin küresel piyasa paylarındaki artışın yaklaşık yüzde 22’si bu desteklerle açıklanabilir” diyor rapor. Bu oranın Çin şirketleri için yüzde 60 olduğu hesaplanıyor. Beşincisi, düşük faizli borçlanma desteği daha çok ekonomi resesyona girdiğinde ve/veya bir sektör zor duruma düştüğünde devreye giriyor. İki çok bilinen örnek: ABD’nin 2009’da araç sektörüne ve Çin’in 2015-16’da ağır sanayi sektörüne yönelik uygulamaları.

Altıncısı, destek tipleri ülkelere göre farklılık gösteriyor. ABD, Kore ve Japonya’da destekler ağırlıklı olarak vergi indirimleri şeklinde. Bu indirimler özellikle araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile fiziki yatırımlar için geçerli oluyor. Buna karşılık Avrupa’daki şirketler ağırlıklı olarak devlet hibelerinden bir ölçüde de düşük faizli kredilerden yararlanıyorlar. Buna karşılık, Çin’de ağırlık düşük faizli kredilerde. Bunun hayata geçmesindeki temel neden olarak Çin finans sektörünün kamu ağırlıklı yapısına vurgu yapıyor rapor.

Teknoloji şirketleri, hisse ihracı ile yatırımları finanse ediyor

Yedincisi, ağır sanayi sektörlerindeki şirketler ağırlıklı olarak düşük faizli kredilerden yararlanıyorlar. Kredi ağırlıklı finansman nedeniyle bilançolarında borç çok fazla ve bu nedenle şirketlerin kredi notları diğerlerine kıyasla daha düşük. Buna karşılık, yarı iletkenler ve haberleşme sistemleri sektörleri gibi teknoloji yoğun sektörler daha çok vergi indirimlerinden yararlanıyorlar. Bunlar diğerlerine göre daha çok araştırma ve geliştirme yapan sektörler. Bunun arkasındaki temel nedenin devletin üretilen teknolojinin stratejik sektörlere de yayılması isteği olduğu belirtiliyor. Bu sektörlerde düşük faizli kredi kullanımı ağır basmıyor; zira daha çok hisse ihracı ile yatırımlarını finanse ediyorlar. Bazı devletler bu şirketlere hisse alarak destek veriyorlar.

Bu rapora Çin’in CF40 Başkanı’nın iki ayrı mecrada itirazı yayımlandı. Kısa olanı Project Syndicate’de, uzunu ise CF40’ın internet sayfasında. Perşembe PPK toplantısına ilişkin yazacağım. Önemli itirazı ize salı günü ele alacağım. Önemli, çünkü Çin’deki gelişmeye sadece destek merceğinden bakmanın doğru bir bakış olmayacağını vurguluyor.

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: ekonomim.com