2027 enflasyon hedefi belirgin biçimde yükselirken politika faizi yüzde 37’de kaldı. TCMB KOBİ kredi artış sınırını yukarıya çekti. Yılın son toplantısında faiz indirimi yapılıp yapılmayacağı ekim ve kasım enflasyon gerçekleşmelerine bağlı görünüyor.

Eylül tüketici enflasyonu beklenenden düşük geldi: Yüzde 1,8. 2024 ve 2025 yıllarının aynı aylarında gerçekleşen tüketici enflasyonu yüzde 3 ve 3,2 düzeylerindeydi. Dolayısıyla sadece beklenenden düşük değil, aynı zamanda son iki yılda gözlenen eylül enflasyonlarına kıyasla da düşük. Daha güzel haber yıllık enflasyonun bir psikolojik eşiğin altına inmesi oldu: Yüzde 29,7. Uygulanmakta olan eksik ekonomi programının yürürlüğe konulmasından bu yana gerçekleşen en düşük yıllık enflasyonu temsil ediyor. Bundan önceki en düşük yıllık enflasyon yüzde 30,7 ile ocak ayında gözlenmişti. Temel enflasyon göstergeleri (B ve C) de yüzde 30’un altında gerçekleşti.

Ancak bir noktayı not etmekte yarar var. Aylık enflasyonun düşük düzeyde gerçekleşmesinde gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki enflasyon düşüşü önemli bir rol oynadı. Oysa bu gruptaki fiyat artışları 2024 ve 2025’te yüzde 2,5 ve 4,6 oranında gerçekleşmişti. Bu nedenle bu grubu kısmen (B) ya da tümüyle dışarıda tutan (C) temel enflasyon göstergelerindeki aylık fiyat artışları yüzde 1,8’in üzerinde: 2 ve 2,1. Sürecek mi? Daha önemlisi şu: Enflasyon önümüzdeki aylarda da düşecek mi?

Şimdilik kurda sıçrama olasılığı yok gibi

Önce maliyet tarafından bakalım. En önemlisi döviz kuru elbette: Kontrol altında ve enflasyonu düşürücü yönde işlev görmeye devam ediyor. Bir sıçrama olur mu? Olağanüstü bir gelişme olmazsa bu ihtimal yok. Ne gibi olağanüstü gelişmeler? ABD uzun vadeli tahvil fiyatlarındaki yükselmenin sürmesinin küresel risk alma iştahını olumsuz etkilemesinden korkuluyor. Ama bu olumsuzluğun derecesi önemli. Küresel krizdeki gibi keskin bir iştah azalması olmadıkça salt bu nedenle Türkiye’ye döviz arzının bıçak gibi kesilmesi ve dolayısıyla da kurda sıçrama gerçekleşmesi beklenmez. Trump hazretleri yeni bir saçmalık yapar mı? Trump bu, ne yapsa yeridir. Bu nedenle bu olasılık üzerinde ahkâm kesmek mümkün değil; öngörülmez bir şahsiyetten söz ediyoruz. Geriye yurt içine dönmek kalıyor. Daha ne göreceğiz? Artık olağanüstü mü kaldı? Bilemiyoruz elbette ama meramım açık: Şimdilik kurda sıçrama olasılığı yok gibi. Öte yandan, Brent petrolünün varil fiyatı hâlâ 100 doların üzerinde seyrediyor. Uluslararası piyasalarda motorin fiyatları yüksek ama son günlerde bir düşüş eğilimi var.

Dolayısıyla kur enflasyonu düşürücü yönde çalışırken enerji fiyatlarındaki gelişmelerden aynı yönde belirgin bir katkı yok. Talep tarafı ise enflasyonu artırıcı yönde gelişmiyor. ‘Baz etkisi’ için 2025’in son üç ayındaki gerçekleşmeleri vereyim: Yüzde 2,6, 0,9 ve 0,9. Özellikle Kasım ve Aralık 2025 değerleri düşük. Bir fikir versin diye yıllık enflasyonun bugünkünün üçte biri düzeyinde gezindiği 2016 ve 2017 yıllarının aynı aylarının ortalama değerlerini de vereyim: Kasım yüzde 1 ve aralık yüzde 1,2. Meali şu: Kasım ve aralık aylarında ‘baz etkisi’ bizle birlikte olmayacak gibi görünüyor.

Merkez Bankası, eylül enflasyonu gelişmesinde “umut ışığı” görecektir

Peki, Merkez Bankası bu yılın son iki toplantısında politika faizini düşürür mü? 10 Eylül’deki Para Politikası Kurulu toplantısından önce ‘kaleme aldığım’ ve toplantı günü yayımlanan yazımda şöyle demişim: “Yedi ay önce (İsrail ve ABD İran’a saldırmadan önce) hedef yüzde 9 iken, enflasyon da bugünkü düzeydeydi. O zaman daha düşük hedefe ulaşmak için uygun görülen politika faizi ise yüzde 37 idi. Politika faizi şimdi de yüzde 37. Ama hedef çok daha yüksek. Bu durumda, faizi düşürmek için önemli bir neden olduğu söylenebilir… Merkez Bankası’nın hiç olmazsa eylül enflasyon gerçekleşmesini de bekleyip o gelişmede bir ‘umut ışığı’ görmesi hâlinde faizi düşürmesi daha uygun olacak. Bu zaman zarfında, kredi arzı üzerindeki kısıtları gözden geçirmesi ve takibe düşme oranları artma eğilimi gösteren bireysel krediler ve KOBİ kredileri için neler yapılabileceğini düşünmesi yararlı olur.”

Merkez Bankası geçen hafta KOBİ kredi artış sınırını yukarıya çekti. Eylül enflasyonu gelişmesinde de “umut ışığı” görecektir. 2027 hedefinin belirgin biçimde yükseltilmesi zaten faiz indirimine yol vermişti. Bu durumda, olağanüstü bir gelişme olmadıkça politika faizini ekim toplantısında düşürmesi beklenir. Aralıkta da düşürüp düşürmeyeceği ise ekim ve kasım enflasyon gerçekleşmelerine bağlı görünüyor.

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: ekonomim.com