Geçtiğimiz pazar günü 2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. Bu yazıda OVP’de sadece büyüme, enflasyon ve işsizlik açısından önemli gördüğüm unsurları değerlendireceğim.

Yeni OVP’de 2026 büyüme tahmini yüzde 3,3. Üçüncü çeyreğe ilişkin öncü göstergeler dikkate alındığında, iyimser görünüyor. 2027 büyüme tahmini ise yüzde 4,2. Seçimin yaklaştığı ve her seçim öncesinde çok ‘renkli’ seçim uygulamalarına, özellikle bol ve ucuz kredi gelişmelerine şahit olduğumuz dikkate alınırsa, “neden olmasın” diye düşünülebilir. Elbette net sermaye girişini tersine çevirecek bir şanssızlık yaşanmazsa. Trump’ın heybesinden yeni neler çıkaracağını bilmiyoruz. Ticaret savaşlarını artırır mı? Türkiye’yi sevmekten vazgeçip, yeni bir tehditte bulunur mu? Yapmayacağını umalım.

Enflasyon hedefinde yukarıya doğru belirgin güncelleme

2027 sonu enflasyon hedefi yüzde 21 olarak açıklandı. Bu, yukarıya doğru belirgin bir güncelleme. Kanun gereği enflasyon hedefi hükümet ile Merkez Bankası tarafından ortaklaşa saptanıyor. Merkez Bankası yılda dört enflasyon raporu yayımlıyor. 12 Şubat 2026’da yayımlanan ilk raporda 2027 sonu için konulan hedef yüzde 9. Evet, bir yanlışlık yok; yeni OVP’nin açıklanmasından yedi ay önce hedef yüzde 9’du. Şimdi yüzde 21. İş bununla kalmıyor. 14 Mayıs’ta yayımlanan yılın ikinci enflasyon raporunda hedef yüzde 15’e yükseltildi. 13 Ağustos’ta (üçüncü raporda) hedefin bu düzeyde sabit tutulduğunu öğrendik. Farklı bir ifadeyle, yeni OVP’nin açıklanmasından 24 gün önce hedef yüzde 15’ti; artık altı puan daha yüksek.

Hedef bu kadar sık değiştiriliyor ve her değişiklikte hep bir üst düzeye çıkarılıyorsa, hedef koymanın ne gibi bir anlamı kalıyor? Hedef, sonuçta ileriye yönelik sözleşme imzalayanlar karanlıkta kalmasınlar, onlara bir fener tutalım diye açıklanıyor. Böylelikle hedefin gelecek dönemlerin enflasyonu açısından önemli olan fiyat, ücret, faiz ve kira belirleme davranışlarında dikkate alınacağı umuluyor. Sık ve hep yukarıya doğru güncellemelerin enflasyonu etkileyen sözleşmeleri ve bekleyişleri olumlu yönde etkilemeyeceği açık.

Peki, yüzde 21 hedefine ulaşılabilir mi? 2026 sonunu yüzde 30 ile kapatırsak, “neden olmasın?” denilebilir. Sonuçta dokuz puanlık bir düşüşten söz ediyoruz. Ama enerji fiyatlarındaki gidişat, seçime yaklaşıyor olmamız ve enflasyonda uzunca bir süredir devam eden katılık dikkate alındığında, “neden olmasın” yorumu biraz iyimser kalıyor. Bu arada, OVP’de “yönetilen yönlendirilen fiyatlar enflasyon tahmin ve hedefleriyle uyumu artırılacaktır. Tarımsal ürünlerin alım fiyatları, kamu maliyesine etkileri, piyasa dinamikleri ve program dikkate alınarak geçmiş enflasyona endeksleme davranışının azaltılmasına yardımcı olacak şekilde belirlenecektir” deniliyor. Güzel elbette ama “daha önceleri nerelerdeydiniz” diye de sorulabilir.

2027 sonu için tahmin edilen işsizlik oranı yüzde 8

Dar kapsamlı işsizlik oranında 0,1 puanlık bir düşüş öngörülüyor. Dolayısıyla, 2027 sonu için tahmin edilen işsizlik oranı yüzde 8. Geniş tanımlı işsizlik oranı (atıl işgücü oranı) için bir tahmin yok ama bu oranın azaltılmasına yönelik yapısal politikaları içeren bir alt başlık yer alıyor. Bu alt başlık, yeni kreşlerin açılması, yeniden beceri kazandırma programları, ebeveyn izin ve bakım programları gibi maddeler içeriyor. Az önce belirttiğim “daha önceleri nerelerdeydiniz” sorusu burada da geçerli şüphesiz.

Ama olumlu taraftan yaklaşayım. Bu belirtilenler yapılabilirse, hem enflasyon, hem okul öncesi eğitim, hem de istihdam açısından önemli bir adım atılmış olur.

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: ekonomim.com