TÜRK-İŞ Ağustos 2026 Verilerini Açıkladı: Açlık Sınırı 37.388 TL’ye, Yoksulluk Sınırı 121.786 TL’ye Yükseldi

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişimlerinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla hazırladığı “Açlık ve Yoksulluk Sınırı” araştırmasının 2026 yılı ağustos ayı sonuçlarını açıkladı.

Araştırmaya göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması, diğer ifadeyle açlık sınırı 37.388,30 TL’ye yükseldi.

Gıda harcamasına ek olarak giyim, konut, kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri zorunlu ihtiyaçlar için yapılması gereken toplam harcama tutarını ifade eden yoksulluk sınırı ise 121.786 TL’ye çıktı.

Bekâr bir çalışanın aylık “yaşama maliyeti” de 48.305,38 TL olarak hesaplandı.

Açlık sınırı bir ayda yaklaşık 448 TL arttı

TÜRK-İŞ verilerine göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı temmuzda 36.939,87 TL düzeyindeyken ağustosta 37.388,30 TL’ye çıktı. Böylece bir ailenin yalnızca yeterli ve dengeli beslenebilmesi için gereken aylık gıda harcaması bir ayda yaklaşık 448 TL arttı.

Yoksulluk sınırı da temmuzdaki 120.325,30 TL’den ağustosta 121.786 TL’ye yükseldi. Ağustos 2025’te açlık sınırı 27.111,17 TL, yoksulluk sınırı ise 88.309,98 TL seviyesinde bulunuyordu.

Dört kişilik aile için hesaplanan aylık gıda harcamasının ağustos ayında yetişkin erkek için 11.158,54 TL, yetişkin kadın için 9.162,67 TL, 15-19 yaş grubundaki çocuk için 11.027,29 TL ve 4-6 yaş grubundaki çocuk için 6.039,79 TL olduğu belirtildi.

Mutfak enflasyonu aylık yüzde 1,21 oldu

TÜRK-İŞ’in hesaplamasına göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı ağustosta bir önceki aya göre yüzde 1,21 arttı.

Gıda harcamalarındaki artış son 12 aylık dönemde yüzde 37,90, 12 aylık ortalamalara göre yüzde 40,33 olarak gerçekleşti. Yılın ilk sekiz ayında gıda harcamalarındaki artış ise yüzde 24,03 oldu.

TÜRK-İŞ Açlık Sınırı Endeksi de ağustosta 1404,24 seviyesine çıktı. Endekste aylık artış yüzde 1,21, geçen yılın aynı ayına göre artış ise yaklaşık yüzde 37,9 olarak kaydedildi.

Et ve tavuk fiyatları yüksek seviyesini korudu

Araştırmada, doğrudan çarşı, pazar ve marketlerden derlenen gıda fiyatlarındaki değişim ürün grupları itibarıyla da incelendi.

Süt, peynir ve yoğurt grubunda ağustos ayında genel olarak belirgin bir fiyat hareketi görülmedi.

Et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller grubunda ise dana kıyma ve dana kuşbaşı fiyatlarında sınırlı artış kaydedilirken, kuzu eti fiyatlarında bir miktar düşüş tespit edildi. Balık fiyatlarında belirgin bir değişiklik görülmezken tavuk eti fiyatları bir miktar yükseldi.

TÜRK-İŞ, et ve tavuk grubunda fiyatların genel olarak yüksek seviyelerini koruduğunu, ancak ağustosta ortalamayı önemli ölçüde değiştirecek çapta bir hareket yaşanmadığını belirtti.

Yumurta fiyatlarında artış görüldü

Yumurta fiyatlarında ise okulların açılmasına yaklaşılmasıyla birlikte artış görüldü. TÜRK-İŞ, eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla tüketimde yaşanabilecek artış beklentisinin ve piyasa koşullarının fiyatlara yansımış olabileceğini değerlendirdi.

Nohut, kuru fasulye ve mercimek fiyatlarında belirgin bir değişiklik olmazken, bazı marketlerde kırmızı mercimek fiyatlarında aşağı yönlü revizyon gözlendi.

Meyve-sebzede beklenen mevsimsel düşüş gerçekleşmedi

Meyve ve sebze grubunda ağustos ayında da mevsim etkisiyle beklenen fiyat düşüşünün gerçekleşmediği belirtildi.

Özellikle patates ve soğanın yüksek fiyat seviyelerini koruduğu kaydedilirken, TÜRK-İŞ bu durumun kış hazırlıkları kapsamında bu ürünleri toplu olarak almak durumunda kalan haneler üzerinde önemli bütçe yükü oluşturduğunu ifade etti.

Araştırmada ağustos ayında 21’i sebze ve 13’ü meyve olmak üzere toplam 34 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı.

Sebzede ortalama kilogram fiyatı, bazı salata yeşillikleri hariç, 113,23 TL, meyvede ortalama kilogram fiyatı ise 150,77 TL olarak hesaplandı. Ortalama meyve-sebze kilogram fiyatı 119,41 TL oldu.

Ayçiçek yağında belirgin fiyat artışı

Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur ve irmik grubunda ekmek fiyatı değişmezken, pirinç, un, makarna ve irmikte önemli bir fiyat hareketi görülmedi. Bulgur fiyatında ise bir miktar artış kaydedildi.

Temel yağ ürünleri grubunda fiyatların genel olarak yükseldiği belirtilirken, en fazla fiyat artışı ayçiçek yağında görüldü. Margarin ve tereyağı fiyatlarında da artış yaşanırken zeytinyağı fiyatı yükseldi.

Yeşil zeytin fiyatı artarken, siyah zeytin fiyatında değişiklik olmadı. Yağlı tohum ürünlerinin fiyatları ise sabit kaldı.

Çay fiyatlarında artış eğiliminin ağustosta da sürdüğü, baharat, ıhlamur ve tuz fiyatlarında önemli bir değişiklik görülmediği bildirildi. Bal ve reçel fiyatlarında da belirgin bir hareket yaşanmadı.

Hesaplama Ankara’daki market ve semt pazarlarından derlenen fiyatlara dayanıyor

TÜRK-İŞ, çalışmada dört kişilik bir ailenin bilimsel olarak belirlenmiş beslenme kalıbını esas alıyor. Beslenme kalıbının Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden sağlandığı belirtiliyor.

Hesaplamada yetişkin erkek için günlük 3.500, yetişkin kadın için 2.300, 15-19 yaş grubundaki erkek çocuk için 3.200 ve 4-6 yaş grubundaki çocuk için 1.600 kalorilik beslenme listesi temel alınıyor.

TÜRK-İŞ, Ankara’da çalışanların yoğun olarak alışveriş yaptığı market ve semt pazarlarını ayda iki veya üç kez dolaşarak fiyatları derliyor ve dört kişilik ailenin yapması gereken asgari gıda harcamasını bu fiyatlardan hareketle hesaplıyor.

“Yoksulluk sınırı ücret seviyesi olarak değerlendirilmemeli”

TÜRK-İŞ, araştırmada hesaplanan yoksulluk sınırının doğrudan işçinin eline geçmesi gereken ücret düzeyi anlamına gelmediğini de vurguladı.

Konfederasyona göre yoksulluk sınırı, bir ailenin insan onuruna yaraşır yaşam sürdürebilmesi için yapması gereken harcama seviyesini ve haneye girmesi gereken toplam gelirin alt sınırını gösteren bir gösterge niteliği taşıyor.

TÜRK-İŞ ayrıca araştırmada hesaplanan gıda harcaması değişimlerinin doğrudan tüketici fiyat endeksi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Çalışmanın özellikle dar gelirli ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamak için ihtiyaç duyduğu harcama düzeyini göstermeyi amaçladığı ifade edildi.