ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik son açıklamaları piyasalarda risk algısını yeniden yükseltti. Trump, Hürmüz Boğazı’nın belirlenen süre içinde gemi trafiğine açılmaması halinde İran’ın enerji ve sivil altyapısının hedef alınabileceğini belirterek tansiyonu artırdı.

Bu açıklamalar, enerji arzına yönelik endişeleri güçlendirirken petrol fiyatlarında hızlı yükselişe neden oldu. Brent petrol 110 doların üzerindeki seyrini korurken, fiyatlamalarda jeopolitik risk primi belirgin şekilde arttı. Analistler, Hürmüz Boğazı’nın petrol ticareti açısından kritik rolüne işaret ederek, bölgede yaşanabilecek olası bir kesintinin fiyatları daha da yukarı taşıyabileceğini belirtiyor.

Artan jeopolitik risklerle birlikte yatırımcıların daha temkinli hareket ettiği görülürken, pay piyasalarında karışık seyir öne çıkıyor. Güvenli liman talebi altını desteklerken, merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentiler de enerji fiyatlarındaki gelişmelere bağlı olarak yeniden şekilleniyor. Bu çerçevede Trump’ın açıklamalarının kısa vadede piyasalarda yön belirleyici olmayı sürdüreceği ve özellikle enerji fiyatları üzerinden enflasyon beklentilerini etkileyeceği değerlendiriliyor.

Bu tablonun Türkiye’ye yansımalarında ise enerji maliyetleri, enflasyon görünümü ve para politikası öne çıkıyor. Reuters’a göre Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile TCMB Başkanı Fatih Karahan, Londra’daki yatırımcı görüşmelerinde sıkı duruşun korunacağı mesajını verirken, son dönemde lirayı desteklemek amacıyla rezerv satışları ve likidite adımlarının devreye alındığı belirtildi. Aynı haberde, 22 Nisan’daki Para Politikası Kurulu toplantısında gerekirse yeni bir faiz artışının gündeme gelebileceği beklentisinin de güçlendiği aktarıldı.

Yurt içinde enflasyon cephesindeki hassasiyet de sürüyor. Mart itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 30,9 seviyesinde bulunması, enerji maliyetlerindeki yükselişin dezenflasyon sürecini zorlaştırabileceğine işaret ediyor. Bu görünüm, Trump’ın açıklamalarıyla yükselen petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisi açısından yalnızca dış haber akışı değil, aynı zamanda doğrudan maliyet ve fiyat baskısı anlamına geldiğini ortaya koyuyor.

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 7 Nisan 2026 tarihli ihale duyurusu da iç piyasada yalnızca jeopolitik gelişmelerin değil, borçlanma takvimi ve finansman koşullarının da yakından izlendiğini gösteriyor. Analistler, kısa vadede Türkiye piyasalarında petrol fiyatlarının seyri, TL üzerindeki baskının boyutu ve TCMB’nin 22 Nisan toplantısında vereceği mesajların belirleyici olacağını ifade ediyor.