Tera Portföy Araştırma Grup Direktörü Yusuf Doğan, şirket bünyesindeki bazı fonlarda güçlü getiri performansına eşlik eden volatilite gerilemesine dikkat çekti. Quant perspektiften yapılan değerlendirmede, fon fiyatlarındaki yükselişin yakın dönem fiyat hareketlerindeki sakinleşmeyle birlikte devam etmesinin getiri–risk görünümü açısından olumlu bir sinyal olduğu belirtildi.
Tera Portföy Araştırma Grup Direktörü Yusuf Doğan’ın değerlendirmesine göre, fonlarda güçlü performans ivmesi korunurken son dönemde volatilitenin gerilemesi öne çıkıyor.
DOH’ta son bir aylık getiri yüzde 44,84 olurken, yılbaşından bu yana getiri yüzde 59,66’ya, son bir yıllık getiri ise yüzde 108,34’e ulaştı. Quant açıdan dikkat çeken gelişme ise ağustos ayındaki sert yükselişe eşlik eden volatilite sıçramasının ardından fon fiyatındaki yükselişin devam etmesine karşın EWMA volatilitesinin yaklaşık yüzde 40 seviyesinden yüzde 31,10’a gerilemesi oldu.
Doğan, güçlü getiri ivmesi korunurken son volatilite şokunun ardından belirgin bir normalleşme görüldüğünü belirterek, momentumun daha sakin fiyat hareketleriyle devam etmesinin önemli bir parametre olduğuna işaret etti.
TMV’de yüksek getiri ve belirgin volatilite normalleşmesi
TMV Algoritmik Stratejiler Serbest Fon da güçlü getiri trendi ve son volatilite zirvesine kıyasla belirgin sakinleşme ile öne çıktı.
Fonun son bir yıllık getirisi yüzde 425,91, yılbaşından bu yana getirisi yüzde 243,79, son altı aylık getirisi yüzde 173,55 ve son bir aylık getirisi yüzde 23,25 olarak gerçekleşti.
Quant açıdan olumlu bulunan gelişme, fon fiyatı yükseliş eğilimini korurken EWMA volatilitesinin 2026 ortasında görülen yaklaşık yüzde 35 seviyesindeki zirveden yüzde 19,96’ya gerilemesi oldu.
Lambda değeri 0,94 alınarak hesaplanan EWMA modelinde yakın dönem fiyat hareketlerine daha yüksek ağırlık veriliyor. Bu nedenle mevcut görünüm, güçlü birikimli performansın ardından günlük fiyat hareketlerinin büyüklüğünde son zirveye kıyasla normalleşmeye işaret ediyor.
Volatilitedeki gerilemenin kesintisiz olmamasına karşın yükseliş trendinin daha sakin bir dalgalanma ortamında sürmesi, getiri–risk görünümü açısından olumlu değerlendiriliyor. Bu görünümde izlenecek temel unsur ise söz konusu birlikteliğin kalıcılığı olacak.
THF’de yükseliş, sakinleşen fiyat hareketleriyle birlikte
THF de güçlü getiri ivmesi ve azalan volatilitenin birlikte görüldüğü fonlar arasında yer aldı.
THF’nin son bir yıllık getirisi yüzde 127,20, son bir aylık getirisi ise yüzde 29,47 olurken, son EWMA volatilitesi yüzde 20,37 seviyesinde bulunuyor.
Doğan’ın değerlendirmesine göre son haftalardaki yükselişin yakın dönem fiyat dalgalanmalarının sakinleşmesiyle birlikte gerçekleşmesi quant perspektiften olumlu bir gelişme olarak öne çıkıyor.
TLY’de güçlü performans ve volatilitede daralma
TLY ise yüksek birikimli getirisiyle dikkat çekerken, performansa eşlik eden volatilite daralması da quant perspektiften öne çıkan göstergeler arasında bulunuyor.
Fonun son bir yıllık getirisi yüzde 689,76, yılbaşından bu yana getirisi yüzde 229,44, son altı aylık getirisi yüzde 134,98 ve son bir aylık getirisi yüzde 16,26 olarak gerçekleşti.
Fonun EWMA volatilitesinin yüzde 14,34’e gerilemesi de dikkat çekiyor. Bu seviyenin Ağustos 2022’den bu yana görülen en düşük volatilite seviyesi olduğu belirtiliyor.
Veriler, 2025’teki yüksek dalgalanmalı dönemlerin ardından daha sakin bir yakın dönem fiyatlama yapısına geçişle uyumlu bir görünüm ortaya koyuyor.
TLY açısından güçlü birikimli getiri ile güncel volatilitedeki sakinleşmenin birlikte takip edilmesi gerektiği belirtilirken, bu iki unsurun sürekliliğinin fonun getiri–risk görünümü açısından belirleyici olacağı ifade ediliyor.
EWMA’da yakın dönem hareketleri belirleyici
Değerlendirmede kullanılan λ=0,94 parametreli standart EWMA modelinde, varyans tahminindeki ağırlığın yaklaşık yüzde 71’inin son 20 işlem gününden geldiğine dikkat çekiliyor.
Bu nedenle EWMA volatilitesi, özellikle yakın dönemde gerçekleşen fiyat hareketlerine duyarlı bir gösterge niteliği taşıyor. Fonlardaki mevcut görünüm de yalnızca geçmişte elde edilen yüksek getirilerin değil, bu getirilerin hangi volatilite ortamında üretildiğinin de takip edilmesi gerektiğine işaret ediyor.






