Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı'nın (TEPAV) yayımladığı Temmuz 2026 Kamu Maliyesi Değerlendirme Notu'nda, merkezi yönetim bütçesinin ilk yarı performansı ile kamu borçluluğu ve mali risklere ilişkin değerlendirmeler yer aldı.
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
TEPAV'ın Temmuz 2026 Kamu Maliyesi Değerlendirme Notu'na göre, 2026'nın ilk yarısında merkezi yönetim bütçe açığı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,8 azalarak 943 milyar TL'ye geriledi.
Ancak notta, bütçe performansındaki iyileşmenin büyük ölçüde yatırım ve transfer harcamalarındaki kısıtlamalardan kaynaklandığı, bu nedenle enflasyon ve beklentiler üzerindeki olumlu etkisinin sınırlı kaldığı vurgulandı.
Raporda, bütçe göstergelerinde iyileşme görülmesine karşın, bu görünümün sürdürülebilirliği açısından harcama kompozisyonu ve mali şeffaflığın önemine dikkat çekildi.
Bütçe açığı geriledi, faiz dışı fazla arttı
Rapora göre, 2026'nın ilk altı ayında merkezi yönetim bütçe açığı geçen yılın aynı dönemindeki 980 milyar TL'den yüzde 3,8 azalarak 943 milyar TL'ye geriledi. Aynı dönemde faiz dışı fazla ise 131 milyar TL'den 521 milyar TL'ye yükseldi. Gelir artışının harcama artışının üzerinde gerçekleşmesi bütçe performansını destekledi. Haziran itibarıyla 12 aylık kümülatif bütçe açığı 1,76 trilyon TL, faiz dışı fazla ise 646 milyar TL olarak hesaplandı. Bu görünüm, Orta Vadeli Program'da GSYH'nin yüzde 3,5'i olarak öngörülen bütçe açığına karşılık gerçekleşmenin yüzde 2,3 seviyesinde bulunduğunu, faiz dışı dengenin ise yüzde 0,8 fazla verdiğini gösterdi.
Yatırım harcamaları geriledi, faiz yükü arttı
Notta, ilk altı ayda toplam bütçe harcamalarının yüzde 32,7 arttığı belirtilirken, personel giderlerinin yüzde 43,4, mal ve hizmet alımlarının ise yüzde 44,8 yükseldiği ifade edildi. Buna karşılık deprem kaynaklı yeniden inşa ödeneklerindeki azalma ve harcama programının etkisiyle sermaye giderleri 173 milyar TL'den 116 milyar TL'ye geriledi. Aynı dönemde faiz ödemeleri ise yaklaşık 1,5 trilyon TL'ye ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31,7 arttı.
Vergi gelirlerinde artış, ÖTV'de yavaşlama
Raporda vergi gelirlerinin kayıt dışılıkla mücadele politikalarının etkisiyle ilk altı ayda yüzde 38,7 arttığı belirtildi. Buna karşın, ABD-İran savaşı sonrasında yükselen petrol fiyatlarını sınırlamak amacıyla uygulanan eşel-mobil sistemi nedeniyle toplam ÖTV tahsilatındaki artış yüzde 8,5'te kaldı. Petrol ve doğal gaz ürünlerinden tahsil edilen ÖTV ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34,1 geriledi. Vergi dışı gelirlerde de yüzde 41,2 artış kaydedildi.
Borç stokunda risk uyarısı
TEPAV, merkezi yönetim borç stokunun Haziran 2026 itibarıyla 15 trilyon TL'ye yaklaştığını belirtti. Borç stokunun GSYH'ye oranının uluslararası ölçütlere göre düşük seviyede bulunmasına rağmen, portföyün yalnızca yüzde 27'sinin TL cinsinden sabit faizli olmasının döviz kuru, faiz ve enflasyon şoklarına karşı kırılganlığı artırdığı ifade edildi. Ayrıca Türkiye Varlık Fonu, kamu-özel iş birliği projeleri, kamu iktisadi teşebbüsleri ve Hazine destekli kredi programlarından kaynaklanan koşullu yükümlülüklerin şeffaf biçimde raporlanmamasının mali risklerin gerçek boyutunun değerlendirilmesini zorlaştırdığı kaydedildi.
Kaynaklar üretken yatırımlara ve sosyal programlara yönlendirilmeli
Değerlendirme notunda, maliye politikasının temel amacının harcamaları kısmaktan ziyade kaynakları üretken yatırımlara ve eşitsizliği azaltacak sosyal programlara yönlendirmek olması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda kamu tüketim harcamalarının sınırlandırılması, bütçe kaynaklarının verimlilik ve istihdamı artıracak yatırımlara yönlendirilmesi, tarım ve sanayi politikalarının gözden geçirilmesi, kapsamlı bir vergi reformunun hayata geçirilmesi ve yapay zekâ destekli vergi denetimlerinin yaygınlaştırılması önerildi. Ayrıca mali şeffaflığın güçlendirilmesi, bütçe dışı yükümlülüklerin raporlanması ve mali kural çerçevesinin oluşturulması çağrısı yapıldı.




