Banka, aracı kurum ve ekonomistler, temmuz ayı enflasyon verisinin ardından yayımladıkları rapor ve değerlendirmelerde yıl sonu enflasyon beklentilerini büyük ölçüde yüzde 28-30 bandında konumlandırdı.

Matriks Haber'in 16 kurum ve araştırma biriminin değerlendirmelerinden yaptığı derlemeye göre, temmuz ayı enflasyonu beklentilerin hafif altında gerçekleşirken, manşet veriye rağmen çekirdek göstergeler ve hizmet enflasyonundaki katılık nedeniyle dezenflasyon sürecine ilişkin temkinli duruş korundu.

Para politikasında ise ağırlıklı beklenti, eylülde faiz değişikliğinden önce fonlama kompozisyonunun normalleşmesi yönünde oluştu.

TÜFE, temmuzda aylık yüzde 1,78 artarken, yıllık enflasyon yüzde 31,75 olarak gerçekleşti. Matriks Haber anketinde beklentiler, aylık yüzde 1,90 ve yıllık yüzde 31,87 artış yönündeydi.

Yİ-ÜFE ise temmuzda aylık yüzde 1,52 artarken, yıllık bazda yüzde 27,83 oldu. Anketteki beklenti, aylık yüzde 2,30 ve yıllık yüzde 30,51 seviyesinde gerçekleşmişti.

Kurumların ortak değerlendirmesine göre, ulaştırma, gıda ve sağlık grupları temmuz ayında aylık enflasyonun temel sürükleyicileri oldu. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkisiyle ulaştırma grubu aylık enflasyona en yüksek katkıyı sağlarken, taze sebze fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle gıda grubu ikinci sırada yer aldı. Sağlık Uygulama Tebliği kapsamındaki düzenlemeler de sağlık fiyatlarında belirgin artışa yol açtı.

Buna karşılık giyim ve ayakkabı grubundaki mevsimsel fiyat düşüşleri manşet enflasyonu aşağı çeken başlıca unsur olarak öne çıktı. Kurumlar, temel mal grubunda gözlenen daha ılımlı fiyatlama eğiliminin zayıflayan iç talebin etkilerini yansıttığını değerlendirdi.

Raporlarda hizmet enflasyonunun yüksek seyrini koruduğu, özellikle kira, ulaştırma ve bazı hizmet kalemlerinde fiyatlama davranışlarının halen katı olduğu vurgulandı. Buna karşın kira enflasyonundaki kademeli yavaşlama ve temel mallardaki ılımlı görünümün dezenflasyon açısından olumlu sinyaller verdiği belirtildi.

Çekirdek enflasyon göstergeleri kurumların en fazla dikkat çektiği başlıklardan biri oldu. Yıllık manşet enflasyondaki gerilemenin önemli ölçüde baz etkisinden kaynaklandığına işaret edilirken, çekirdek göstergelerdeki görünüm ana eğilimde kalıcı iyileşmenin henüz tam olarak sağlanmadığı yönünde değerlendirildi. Bununla birlikte birçok kurum, çekirdek göstergelerin piyasa beklentilerinden daha olumlu gerçekleşmesini para politikası açısından destekleyici bir gelişme olarak yorumladı.

Üretici fiyatları tarafında ise aylık artışın ılımlı seyretmesi ve yıllık Yİ-ÜFE'nin gerilemeye devam etmesi olumlu karşılandı. Ancak enerji grubundaki fiyat artışlarının ilerleyen dönemde tüketici fiyatlarına yansıma ihtimali, raporlarda öne çıkan risklerden biri olmaya devam etti.

Yıl sonu enflasyon tahmini paylaşan kurumların beklentileri yüzde 28 ile yüzde 30 bandında yoğunlaştı. En düşük tahmin yüzde 28, en yüksek tahmin ise yüzde 30 seviyesinde bulunurken, açıklanan tahminler baz alındığında medyan yıl sonu enflasyon beklentisi yaklaşık yüzde 29,5 olarak hesaplandı. Kurumların büyük bölümü mevcut tahminlerini korurken, sınırlı sayıda kurum tahminlerinde küçük güncellemeler yaptı.

Para politikası tarafında kurumların çoğunluğu, 10 Eylül PPK toplantısında politika faizinde değişiklik beklemiyor. Raporlarda, doğrudan faiz indiriminden ziyade fonlama kompozisyonunun normalleşmesi ve bir hafta vadeli repo ihalelerine dönüş olasılığı daha güçlü bir beklenti olarak öne çıktı.

Faiz indiriminin zamanlamasına ilişkin beklentiler ise farklılaştı. Az sayıda kurum ilk indirimin eylül ayında başlayabileceğini değerlendirirken, çoğunluk jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatları ve ağustos ayı enflasyon verisinin para politikasının yönü açısından belirleyici olacağını ifade etti.

Yıl sonu politika faizi beklentileri ağırlıklı olarak yüzde 35-36 bandında toplandı. Tahminler yüzde 33 ile yüzde 37 arasında değişirken, birçok kurum yılın kalan bölümünde fonlama maliyetinin kademeli olarak politika faizine yakınsamasını bekliyor.

Kurumların büyük bölümü, temmuz verisinin manşet tarafta olumlu, ancak detaylarda temkinli olunmasını gerektiren bir görünüm sunduğu görüşünde birleşti. Temel mal fiyatlarındaki yavaşlama ve beklentilerin altında kalan manşet enflasyon olumlu değerlendirilirken, hizmet enflasyonundaki katılık, çekirdek göstergelerdeki direnç ve fiyat artışlarının yayılımı dezenflasyon sürecine yönelik başlıca riskler arasında gösterildi.

Raporlarda petrol fiyatları, enerji maliyetleri, gıda fiyatları, yönetilen ve yönlendirilen fiyat ayarlamaları, eğitim döneminde beklenen fiyat artışları ve jeopolitik gelişmeler önümüzdeki dönemin temel yukarı yönlü riskleri olarak sıralandı. Buna karşılık iç talepteki zayıf seyir, kontrollü kur politikası, kira enflasyonundaki yavaşlama ve enerji fiyatlarında olası geri çekilmenin dezenflasyon sürecini destekleyebileceği değerlendirildi.



Kaynak: Matriks