Merkez Bankası yılın ikinci enflasyon raporunda 2026 ve sonraki iki yılın enflasyon tahmin ve hedeflerini revize ederken hiç kuşku yok ki bir dizi değişkeni göz önünde bulundurdu. Bunların başında da bazı temel ham maddelerin fiyatında ortaya çıkan artışlar ve bundan sonraki dönemin fiyat seyri geliyor. Bu maddelerin en önemli olanı da tabii ki ham petrol. Doğal olarak ham petrol fiyatı, petrol ürünü fiyatlarının da temel belirleyicisi...

Merkez Bankası yılın ilk enflasyon raporunda bu yılın ortalama ham petrol fiyatını 60,9 dolar olarak öngörmüştü. İkinci raporda ortalama fiyat öngörüsü 89,4 dolara çıkarıldı. Neredeyse yüzde 50’lik bir artış var.

Peki Merkez Bankası’nın bu yeni fiyatı gerçekçi mi, değil mi?

Bu soruya yanıt verebilmek için aslında ya falcı olmak gerekir ya da Trump’ın planlarının ne olduğunu bilmek.

89’a 89!

Merkez Bankası’nın bu yılın tümündeki petrol fiyatı öngörüsünün 89,4 dolar olduğunu biraz önce belirttim. Yıl ortalamasındaki fiyatın bu düzeyde oluşması bir varsayıma bağlı. Gelin şimdi o varsayımın ne olduğuna bakalım…

Yılın ilk dört buçuk ayındaki ortalama Brent petrol fiyatı yaklaşık 90 dolar oldu. İlk iki ay 60 dolarlar düzeyinde geçildi, martta 100 dolar aşıldı, nisan ortalaması 117 dolar civarında oluştu, bu ayın ilk yarısındaki fiyat ise yaklaşık 106 dolar oldu. Bu şekilde dört buçuk ayın ortalaması
90 dolar düzeyinde oluştu.

Buna göre yılın kalan yedi buçuk ayındaki ortalama fiyat 89 dolar olursa Merkez Bankası’nın yılın tümü için öngördüğü 89,4 dolarlık ortalama fiyat gerçekleşecek.

89 dolara inilebilir mi?

Bu 89, yılın kalan yedi buçuk ayı için öngörülen ortalama fiyata ilişkin 89.

Petrolün mayıs ayı ortalaması 106 dolar, son fiyat ise 109 dolar.

Yani mayıs ortalamasından 89’a inmek yüzde 16’lık, son fiyat olan 109’dan 89’a inmek ise yüzde 18’lik bir ucuzlama gerektiriyor.

Savaşın seyrine bağlı olarak 89’a da inilebilir, daha aşağıya da ama işte ne zaman ne olacağı bilinemiyor ki. Bu yüzden de Merkez Bankası’nın “Yılın kalan yedi buçuk ayında beklediği 89 dolarlık ortalamaya bağlı olarak yılın tümü için öngördüğü 89,4 dolar gerçekçi” de denilemiyor, “Gerçekçi değil” de... Çünkü petrol fiyatı 89 dolara ya da daha aşağıya gelebileceği gibi şimdiki düzeylerde bir ortalamaya da oturabilir.

Yıl sonuna kadarki ortalama fiyat 89 dolar değil de örneğin 100 dolar olursa yılın ortalaması 96 dolar düzeyinde oluşur. Daha kötü senaryoda kalan yedi buçuk aydaki ortalama fiyat 110 dolar olursa yılın tümündeki ortalama 102 doların üstüne çıkar.

Hesaplar fena şaşar

Merkez Bankası’nın öngördüğü 89,4 dolarlık ortalama fiyata göre oluşacak her fark, 2026’ya ilişkin bir dizi hesabın fena halde bozulması demek.

En başta da enflasyon geliyor. Yüzde 16’dan yüzde 24’e çıkarılan enflasyon hedefi ve biraz biçim değiştirmekle birlikte yüzde 21’den yüzde 26’ya yükseltilen tahmin üst sınırı bile gerçekçi bulunmuyorken ve bu oranların tutması petroldeki 89,4 dolarlık fiyata bağlıyken, bir de petrol fiyatı ortalamada 100 dolara doğru hareketlenir ve yüzde 10’dan fazla artarsa bu oranlar tümden anlamını yitirir.

Anlamını yitirir” diyorum ama aktardığım bu oranların şimdi de pek anlamı yok aslında. Yüzde 24’lük hedefte kalınması da, hatta yüzde 26’lık tahminin tutması da pek mümkün görünmüyor.

Çünkü…

Varsayın savaş çok kısa sürede bitti; ham petrol fiyatları Merkez Bankası’nın öngördüğü şekilde yıllık ortalamada 89,4 dolar civarında gerçekleşti, hatta fiyatlar öyle bir düştü ki daha düşük bir ortalama oluştu.

Genel fiyat düzeyini belirleyen temel etken petrol fiyatı olsa pek sorun yok, enflasyondaki hedefleri aşmamak mümkün olabilir.

Ancak birkaç nedenle petrol fiyatlarıyla genel fiyat düzeyi arasındaki bağ zaman zaman kopuyor.

Bir kere petroldeki yüksek seyrin yol açtığı artışlar geri alınmayacak. Akaryakıt burada ikinci planda kalıyor. Doğalgaz, elektrik ve gübre gibi kalemleri kastediyorum. Bunların fiyatında bir gerileme olmayacak.

Ayrıca “fiyatlama davranışındaki bozulma” diye kibarca ifade edilen ama aslında “fiyat belirlemedeki arsızlık” denilmesi gereken davranış biçimi yüzünden özellikle hizmetler sektöründe savaş da bahane edilerek yapılan zamların hiçbiri geri alınmayacak. Yeni zamlar daha ılımlı olacak belki ama bugüne kadar yapılan zamlar olduğu gibi kalacak.

Ama şu gerçeği de vurgulamak gerek. Hizmetler sektörü durup dururken böyle davranmıyor. Ekonomi yönetimi enflasyonun ne olacağı ve açıklanan oranın doğruyu yansıttığı konusunda güven veremeyince herkes kendince bir enflasyon öngörüyor ve ona göre önlemini alırcasına fiyat belirliyor.

Sonuç mu; petrol fiyatı şimdiki düzeyinin yüzde 20 kadar altına inmeli ki Merkez Bankası’nın hesapları bir ihtimal tutsun. Bu hesap tutarsa enflasyonun yine de yüzde 24’te kalması çok zor. Yok bir de petrol daha yukarıda oluşursa yandı gülüm keten helva!

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: ekonomim.com