Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. Teklif, fon malvarlığından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılmasını, sorumlulardan tahsil edilmesini ve elde edilen tutarların yatırımcılara aktarılmasını öngörüyor.
Düzenlemeyle, tasfiye sürecindeki yatırım fonlarının uğradığı zararların karşılanması ve yatırımcıların haklarının korunmasına yönelik yeni bir mekanizma oluşturulması amaçlanıyor.
Fon Zararlarından Portföy Yönetim Şirketleri Sorumlu Tutulacak
Teklife göre, fon malvarlığından mevzuata aykırı işlemlerle veya gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan işlemlerle çıkarılan değerler hukuka aykırı aktarım kapsamında değerlendirilecek. Karşılıksız ya da muvazaalı kredi, borç, avans, teminat, devir, alım-satım ve benzeri işlemlerle ilişkili taraflara aktarılan para, sermaye piyasası araçları ve diğer varlıklar da düzenleme kapsamına alınacak.
Bu işlemler nedeniyle oluşan zarar veya kayıplardan öncelikle fonun kurucusu ya da yöneticisi konumundaki portföy yönetim şirketi sorumlu olacak. Zararın şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi halinde, SPK tarafından sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu tutulabilecek.
TMSF Sorumluların Malvarlığından Tahsilat Yapabilecek
Teklif kapsamında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak fonların zarar tutarlarını ve sorumlu kişileri belirleyecek. Kurul, belirlediği bilgileri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) bildirecek.
TMSF ise sorumluların malvarlığından tahsilat yapılması amacıyla ilgili mevzuat kapsamında takip ve tahsil işlemleri başlatabilecek. Düzenleme kapsamında açılacak davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak.
El Konulan Varlıklar Fonlara Geri Kazandırılabilecek
Fonlarla bağlantılı fiillere ilişkin soruşturmalarda, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri çerçevesinde malvarlığı değerlerine el konulabilecek.
Doğrudan fona iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları, yetkili makamların kararıyla ilgili fona veya geri kazanım hesabına aktarılabilecek.
Fona doğrudan devredilemeyen gayrimenkuller ve diğer malvarlığı değerleri için TMSF'nin kayyum olarak atanmasının da önü açılıyor. TMSF, kayyum olarak görevlendirilmesi halinde ilgili yetkiler çerçevesinde bu varlıkları yargılama sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek.
Mahkemece müsaderesine karar verilen varlıkların ilgili fonun zararına karşılık geldiğinin belirlenmesi halinde, söz konusu değerler Hazine'ye gelir kaydedilmeyecek; ilgili fona veya fonun tasfiyesi tamamlanmışsa geri kazanım hesabına aktarılacak.
Her Fon İçin Ayrı Geri Kazanım Hesabı Açılacak
TMSF bünyesinde oluşturulacak geri kazanım hesaplarında her yatırım fonu için ayrı bir alt hesap tutulacak. Bu hesaplarda bulunan varlıklar TMSF'nin kendi malvarlığından ayrı tutulacak ve yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ile fon pay sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılabilecek.
Hesaplardaki varlıkların başka amaçlarla kullanılması, teminat gösterilmesi veya kamu alacakları dahil olmak üzere haczedilmesi öngörülen düzenlemeyle engellenecek.
Geri Kazanılan Tutarlar Yatırımcılara Dağıtılacak
Geri kazanım hesaplarında biriken tutarlar, zorunlu masraflar düşüldükten sonra tasfiye işlemlerini yürüten kuruluşa aktarılacak. Tasfiye süreci tamamlanmış fonlarda ise tutarlar, yatırımcılara ödenmek üzere Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne (YTM) gönderilecek.
YTM, ödemeleri yatırımcıların fon katılma payı sahipliği oranlarına göre gerçekleştirecek. İşlem ve aktarım maliyetleri dikkate alınarak SPK tarafından belirlenecek asgari ödeme tutarının altında kalan bakiyeler, sonraki dağıtımlarda hak kazanılan tutarlarla birleştirilecek. Birikmiş tutarın belirlenen asgari seviyeye ulaşmasıyla yatırımcıya ödeme yapılacak.
Birden fazla fonla bağlantılı varlıkların dağıtım esaslarını ise SPK belirleyecek. Kurul, kararlarında fon türleri, likidite yeterlilik oranları, yatırımcıların sahiplik yapısı ve tasfiye oranları gibi kriterleri dikkate alacak.
Teklif ayrıca, düzenlemenin uygulanması için SPK ve YTM'nin dışarıdan avukatlık, muhasebe ve yazılım geliştirme hizmetleri alabilmesine imkân tanıyor.
Komisyonda kabul edilen kanun teklifinin yasalaşması için TBMM Genel Kurulu sürecinin tamamlanması gerekiyor.





