Merkez Bankası’nın reel kesim güven endeksi kapsamındaki sorular arasında birini çok önemserim. Aslında bu soru, diğer tüm soruların yerini tutabilecek ya da diğer tüm soruların özeti niteliğinde bir soru.

Merkez Bankası sanayicilere soruyor:

“Sanayi dalınızdaki genel gidişat konusunda bir ay öncesine kıyasla görüşünüz nedir?”

Sanayici bu soruya “Daha iyi, aynı ya da daha kötü” şeklinde yanıt veriyor.

“Daha iyi ve daha kötü” diyenlerin farkı alınıyor ve endeks oluşturmak için bulunan sayıya 100 eklenerek genel gidişat endeksi elde ediliyor.

Nisan ayındaki yanıtlara gelince…

Sanayicilerin yüzde 4’ü genel gidişatın daha iyi olduğunu söylemiş. Bu oran mart ayında 5,7.

Yüzde 71,9’luk kesim, gidişatın aynı olduğu görüşünü dile getirmiş. Bu oran martta yüzde 73,4.

Yüzde 24,1’lik kesim ise gidişatın daha kötü olduğunu ifade etmiş. Bu oran martta yüzde 20,9.

Son dört yılın en kötüsü

Nisan ayında gidişatın iyi olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 4, kötü diyenlerin oranı yüzde 24,1 ve fark negatif 20,1. Bu sayıya 100 eklendiğinde bulunan endeks değeri 79,9.

İşte bu 79,9, sanayicinin yaklaşık son dört yıllık dönem için dile getirdiği en kötümser gidişat değeri.

Daha önce en kötümser olunan dönem, 78,2 değerinin oluştuğu 2022’nin temmuz ayıydı. Aradan dört yıla yakın zaman geçti ve sanayici bu süre boyunca gidişatı hiç bu kadar kötü görmedi.

Yalnızca genel oran mı?

Endeks değeri olan 79,9’un nasıl oluştuğunu aktardım.

Peki bu değeri oluşturan yanıtlardaki seyir nasıl?

Örneğin “Gidişat iyi” diyenlerin bu yıl nisanda yüzde 4 olan oranı, daha önce en düşük düzeye ne zaman mı inmiş; tam altı yıl önce 2020’nin nisanında. O ayki iyimserlerin oranı yalnızca yüzde 3,2 düzeyindeymiş. Ama 2020 yılının kendine özgü bir gerekçesi, bir mazereti var; o yıl pandemi gibi bir felaket yaşanıyordu ve tüm ekonomik aktiviteler yavaşlamıştı.

Aradan altı yıl geçti, 2020 gibi bir felaket söz konusu değil ama bu sefer de tabii ki savaşın etkisi var ve reel sektörde iyimserlik dibe oturmuş durumda.

Genel gidişatın kötü olduğunu dile getirenlerin bu yılın nisanında yüzde 24,1 olan oranı da dört yıl öncesi düzeyde. Kötümserlik oranı 2022’nin yaz aylarında da yüzde 25 dolayında bulunuyordu.

Güven endeksi bir yıl önceye döndü

Genel gidişata ilişkin soru reel kesim güven endeksini oluşturan sorulardan yalnızca biri ama girişte de belirttiğim gibi bir anlamda en önemli soru.

Peki reel kesim güven endeksindeki gidişat nasıl?

Tahmin edileceği gibi yön aşağı doğru.

Merkez Bankası verilerine göre reel kesim güven endeksi mevsimsellikten arındırılmış seriye göre nisan ayında 98,6’ya indi. Bu değer, son bir yılın en düşük düzeyine işaret ediyor.

Satış fiyatı artacak diyenler…

Reel kesim güven endeksi kapsamındaki sorulara verilen yanıtların bir kısmı gelecek dönemin ipuçlarını taşıyor.

Sanayicilere gelecek üç ayda iç piyasa satış fiyatlarının nasıl seyredeceği, daha açık bir ifadeyle zam yapıp yapmayacakları soruluyor.

Verilen yanıtlar enflasyonla ilgili tahminlerin yeniden yapılmasını gerektirecek yönde.

Bu soruya sanayicilerin yüzde 50,3’ü fiyatlar artacak, yüzde 46,5’i aynı kalacak, yüzde 3,2’si ise azalacak şeklinde yanıt veriyor.

Artacak ve aynı kalacak diyenlerin oranının birbirine çok yakın olması yanıltmasın. Burada önemli olan artacak ve azalacak diyenlerin farkı, o da 47,1 puan. Bu fark, 2022’nin mart ayından bu yana hiç böyle açılmamış ve yüksek olmamıştı.

Savaş uzadıkça…

Reel sektör kaç zamandır zaten sıkıntıda. Şimdi buna bir de savaşın etkisi eklendi. Üstelik bu savaşın ne zaman biteceğini kestirmek mümkün değil. Ayrıca savaş bitse bile etkisinin uzun süreceği de bir gerçek.

Dolayısıyla reel sektörü ve bağlı olarak tüm ekonomiyi daha sıkıntılı günler bekliyor. Bu sıkıntıları aşmak değilse de hafifletmek yönünde herhangi bir adım, herhangi bir girişim var mı peki?

Aa Haber 22042026

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: ekonomim.com