Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT), Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyonla, kırmızı bültenle aranan 1'i Ankara Garı saldırısıyla bağlantılı 10 DEAŞ'lı terörist Suriye'de yakalanarak Türkiye'ye getirildi.
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye'den Suriye'ye geçerek terör örgütü DEAŞ'a katılan Türk kökenli şüphelilerin, örgüt bünyesinde faaliyet gösterdiği, geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eyleminde yer aldığı belirlendi.
Teröristlerden birinin, Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi.
MİT, 10 DEAŞ terör örgütü mensubunun Suriye'de olduğunu saptaması üzerine, Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli saha çalışmaları yürüttü. Hareketleri adım adım izlenen teröristler, düzenlenen operasyonla yakalanarak Türkiye'ye getirildi.
MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Dairesi Başkanlığının yürüttüğü ortak çalışma sonucunda yakalanan 10 DEAŞ'lıdan 9'u tutuklandı, birinin ise gözaltı süresi uzatıldı.
Teröristlerin eylemleri
Teröristlerin, emniyetteki ifadelerinde, terör örgütü DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına, örgüt bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere, örgüt adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine ilişkin bilgiler verdikleri öğrenildi.
Kırmızı bültenle aranan 10 teröristten Ali Bora'nın, örgütün sözde Türkiye'den sorumlu istihbarat emiri olduğu, 2014'te örgüte katılmak için Suriye'ye geçtiği belirlendi.
DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev alan Bora'nın, pek çok çatışmaya katıldığı, örgütün Türkiye'yi tanımladığı sözde "Faruk Ofisi"nde görev yaptığı, sözde "Türkiye Vilayeti" unsurlarınca Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik düzenlenen 3 eylemin planlayıcıları arasında yer aldığı tespit edildi.
Teröristlerden Ömer Deniz Dündar'ın ise 10 Ekim 2015'te Ankara Garı önünde düzenlenen saldırıda DEAŞ'lı teröristlerle irtibatlı olduğu, 2014'te örgüte katılmak için Suriye'ye geçtiği, DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldığı ortaya çıkarıldı.
Çok sayıda çatışmaya katılan Dündar'ın, sözde "Faruk Ofisi"nde görev yaptığı, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile bağlantılı olduğu anlaşıldı.
Dündar'ın ayrıca 2017'de Türkiye'de olası eylemlerin önlenmesine yönelik operasyonlarda yakalanan intihar kemerli iki saldırganın üzerlerindeki bomba düzeneklerinde parmak izinin bulunduğu saptandı.
Sözde "Faruk Ofisi" yapılanması
Terör örgütü üyesi Hüseyin Peri'nin de 2014'te örgüte katılmak için Suriye'ye geçtiği, örgütün sağlık biriminde faaliyet yürüttüğü, 2015'te terör örgütü PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak esir alındığı tespit edildi.
PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takasında serbest bırakılan Peri'nin 2019'a kadar DEAŞ'ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam ettiği saptandı.
Teröristlerden Kadir Gözükara'nın, DEAŞ'a bağlı faaliyet yürüten "Dokumacı Grubu"nun elebaşı Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesiyle 2015'te örgüte katılmak için Suriye'ye geçtiği, engelli olmasından dolayı örgütün silahlı faaliyetlerinde bulunmadığı ancak Suriye'ye gelen teröristlerin lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldığı, Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesiyle 2021'e kadar medya faaliyetlerini yürüttüğü ortaya çıkarıldı.
Terör örgütü üyesi Abdullah Çobanoğlu'nun çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'da Suriye'ye geçtiği, Suriye'de "selefi/tekfiri" görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı faaliyetlere katıldığı, bulunduğu araca gerçekleştirilen EYP'li saldırıda bacağını kaybettiği, 2020'de DEAŞ'a biat ederek sözde "Faruk Ofisi"ne bağlı medya biriminde görev aldığı belirlendi.
Yakalananlardan Hakkı Yüksek'in örgüte katılmak için 2016'da Suriye'ye geçtiği, örgütün silahlı faaliyetlerine ve çatışmalara katıldığı, kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdüğü, bir dönem sözde "Faruk Ofisi" içerisinde faaliyetlerine devam ettiği, "Dokumacı Grubu"nun elebaşı Mustafa Dokumacı'nın yardımcılığını yaptığı ve özel işlerini yürüttüğü tespit edildi.
Örgütsel faaliyetler yürüttüler
Terör örgütü üyesi Çekdar Yılmaz'ın örgüte katılmak için 2017'de Suriye'ye geçtiği, örgütte aldığı askeri eğitimler sonrası silahlı unsur olarak İdlib bölgesinde faaliyet gösterdiği, 2018'de sözde "Faruk Ofisi"ne katılarak medya biriminde faaliyetlerine devam ettiği belirlendi.
Yakalananlardan Murat Özdemir'in örgüte katılmak için 2017'de Suriye'ye geçtiği, İdlib bölgesinde örgütün silahlı eylemlerine katıldığı, örgütün kontrol sahasını kaybetmesi üzerine sözde "Faruk Ofisi"nde faaliyetlerine devam ettiği ve Esad rejimine karşı DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüttüğü anlaşıldı.
Terör örgütü üyesi İshak Günci'nin örgüte katılmak için 2017'de Suriye'ye geçtiği, örgütte silahlı unsur olarak çatışmalara katıldığı, sözde "Faruk Ofisi"nde görev aldığı, Esad rejimine karşı havan atışlarına katıldığı ve yakalanana kadar örgüt faaliyetlerini sürdürdüğü belirlendi.
Gözaltı süresi uzatılan terör örgütü üyesi K.D'nin ise çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek için 2016'da Şanlıurfa'dan Suriye'ye geçtiği, İdlib ve mücaviri alanlarda "selefi/tekfiri" gruplar ile birlikte faaliyet gösterdiği, 2017'de örgüte biat ederek sözde "Faruk Ofisi"nde idari sorumlu olarak faaliyet gösterdiği, "Faruk Ofisi"nce gerçekleştirilen eylemlerle bağlantılı olduğu tespit edildi.





