İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Fedahüseyin Maliki, İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın kullanımı ve yönetimine ilişkin yürütülen müzakerelerde önemli ilerleme sağlandığını açıkladı.

İran resmi haber ajansı IRNA'ya konuşan Maliki, Hürmüz Boğazı konusunda görüşmelerin şu aşamada yalnızca İran ile Umman arasında yürütüldüğünü söyledi.

ABD'nin üçüncü ülke olarak müzakerelere dahil olmaya çalıştığını belirten Maliki, Washington'un Umman karasularındaki güney su yolu ve güney koridorunda rol almak istediğini, ancak Tahran'ın buna izin vermediğini savundu.

Görüşmelerde sona gelindi

Maliki, İran ve Umman arasındaki müzakerelerin Hürmüz Boğazı'nın "etkin kullanımı, yönetimi ve kontrolü" başlıklarına odaklandığını belirtti. Umman'ın da geçici olarak güney güzergahının kullanılmaması konusunda mutabık kaldığını ileri sürdü.

İki ülkenin Tahran tarafından da önerilen belirli bir güzergah üzerinde yoğunlaştığını aktaran Maliki, görüşmelerin sonuçlanma aşamasında olduğunu ve her an anlaşma imzalanabileceğini ifade etti.

"Kontrol İran'ın elinde olacak"

Anlaşmanın hayata geçirilmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün İran'da kalacağını belirten Maliki, üçüncü bir ülkenin boğazın yönetimi ve kontrolünde herhangi bir rol üstlenemeyeceğini söyledi.

Müzakerelerin bazı ayrıntılarının mevcut aşamada açıklanamayacağını belirten Maliki, İran-Umman görüşmelerinin ilerleyerek devam ettiğini kaydetti.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması yönündeki açıklamalarına da değinen Maliki, İran'ın politikasını Trump'ın açıklamalarına göre belirlemediğini ifade etti.

Maliki, ABD'nin İran ile Umman arasındaki görüşmelerden rahatsız olduğunu öne sürerek, Tahran'ın müzakerelerin yalnızca iki ülke arasında yürütülmesi konusunda ısrar ettiğini ve Washington'un görüşmelere katılmasına izin vermediğini söyledi.

Umman ile anlaşmaya varılmasının İran açısından ABD karşısında "en büyük zaferlerden biri" olacağını savunan Maliki, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişlerinin de İran tarafından belirlenecek düzenlemeler ve Tahran'ın çıkarları doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti.