Ekonomi

Küresel ekonomide büyüme baskısı sürerken Türkiye’de dezenflasyon süreci öne çıkıyor

Küresel ekonomide jeopolitik riskler ve enerji fiyatları büyüme görünümünü zayıflatırken, Türkiye’de sıkı para politikası ve dezenflasyon süreci piyasaların odağında yer alıyor.

Küresel ekonomide jeopolitik riskler ve yüksek enerji fiyatlarının etkisiyle büyüme görünümüne ilişkin aşağı yönlü revizyonlar gündemde kalmaya devam ederken, Türkiye’de uygulanan sıkı para politikası ve dezenflasyon süreci ekonomik görünümün ana belirleyicileri arasında yer alıyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF) ve çeşitli uluslararası finans kuruluşları, artan enerji maliyetleri ve zayıflayan küresel talep nedeniyle büyüme tahminlerini aşağı yönlü güncellerken, özellikle enerji ithalatçısı ülkelerde bu durumun daha belirgin hissedildiği görülüyor. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere bağlı olarak petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde seyretmesi, küresel enflasyon üzerindeki baskının sürmesine neden oluyor.

ABD ve Avrupa başta olmak üzere gelişmiş ekonomilerden gelen veriler de ekonomik aktivitede ivme kaybına işaret ediyor. ABD’de sanayi üretimi ve güven endekslerinde zayıflama gözlenirken, Avrupa tarafında yüksek enerji maliyetleri ve talep koşullarındaki kırılganlık büyüme üzerinde baskı oluşturuyor.

Bu gelişmeler ışığında küresel piyasalarda risk iştahı dalgalı bir seyir izlerken, yatırımcılar merkez bankalarının para politikalarına ilişkin mesajlarını yakından takip ediyor. Enflasyonla mücadelede temkinli duruşlarını sürdüren başta ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) olmak üzere büyük merkez bankalarının faiz indirim sürecine ilişkin adımları piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Yurt içinde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) sıkı para politikası çerçevesinde attığı adımlar ve dezenflasyon sürecine yönelik beklentiler ön planda bulunuyor. Uluslararası kuruluşlar, Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerinde aşağı yönlü güncellemeler yaparken, enflasyonun yıl genelinde yüksek seviyelerini koruyabileceği öngörülüyor.

Öte yandan, küresel risk iştahındaki toparlanmanın etkisiyle Borsa İstanbul’da pozitif bir seyir öne çıkarken, Türkiye’nin risk primindeki (CDS) gerileme eğilimi dış finansman koşulları açısından olumlu bir görünüm sunuyor.

Analistler, küresel piyasalarda jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarının yanı sıra, merkez bankalarının para politikası adımlarının piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmayı sürdüreceğini belirterek, yurt içinde ise enflasyonla mücadele sürecine ilişkin verilerin yakından izleneceğini ifade ediyor.