Son 40 yıl içinde dünya genelinde yaşanan büyük finansal krizler incelendiğinde, küresel piyasalarda risk iştahının hızlı bir şekilde düştüğü bu zamanlarda yatırımcıların genellikle altın ve ABD devlet tahvilleri gibi güvenli varlıklara yöneldiği gözlemlendi.

Küresel piyasalar tarih boyunca ekonomik çalkantılar, savaşlar ve finansal krizlerle karşı karşıya kalırken, son 40 yıldaki en önemli krizlerin piyasalara etkileri detaylı şekilde analiz edildi.

Dünya genelinde yaşanan büyük krizler ve jeopolitik gelişmeler, piyasalarda sert fiyat hareketlerine ve belirsizliklere yol açtı. Piyasalarda “riskten kaçış” olarak tanımlanan bu süreçte hisse senedi piyasalarında büyük düşüşler yaşanırken, altın ve ABD tahvilleri yatırımcıların güvenli liman varlıkları olarak öne çıktı.

Bu dönemlerde altının ons fiyatı yükselirken, ABD tahvil faizleri ise güçlü talep nedeniyle geriledi.

  • "Kara Pazartesi" piyasaları sarstı

Bilgisayar destekli algoritmik işlemlerin (program trading) piyasalardaki ilk büyük ve yıkıcı etkisi olarak tarihe geçen 19 Ekim 1987’de yaşanan “Kara Pazartesi”de Dow Jones endeksi yüzde 22,6 düşerken, altın ve tahvil talebi arttı. Altının ons fiyatı o gün yüzde 3 yükselerek 480 dolara çıkarken, yıl genelinde 500 dolar seviyelerini gördü.

Tahvil piyasalarında da talep artışı gözlemlendi; ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 10,2’den yüzde 8,72’ye geriledi.

  • Kara Çarşamba: 1992 Sterlin Krizi

Birleşik Krallık hükümetinin, Avrupa Döviz Kuru Mekanizması’na katılım için gerekli alt sınırın üzerinde döviz kurunu koruma çabası başarısız olunca, 16 Eylül 1992’de sterlini Avrupa Döviz Kuru Mekanizması’ndan çekmek zorunda kaldı. Bu süreçte güvenli liman olarak dolar ve İngiltere tahvilleri öne çıktı. Sterlin/dolar paritesi o gün yüzde 15 düşerek 1,51 seviyesine geriledi.

1992 yılında dolar endeksi yüzde 10,8 artışla 93,9 seviyesine ulaşırken, İngiltere’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 9,7’den yüzde 8,3’e indi.

  • 1990 Körfez Savaşı’nda petrol fiyatları sert yükseldi

Irak’ın Kuveyt’i işgali, 1990 Körfez Savaşı sırasında petrol piyasasında son 50 yılın en hızlı artışlarından birini tetikledi. Artan jeopolitik riskler ABD tahvillerine talebi artırdı. ABD 10 yıllık tahvil faizi 2 Ağustos 1990 ile 28 Şubat 1991 arasında yüzde 8,4’ten yüzde 7,96’ya düştü.

Altının ons fiyatı aynı dönemde 370 dolardan 362,7 dolara gerilerken, Brent petrol varil fiyatı savaş döneminde yüzde 81,8 artışla 40 dolara yükseldi. Savaş sona erdiğinde ise fiyatlar 18 dolara geriledi.

  • 1997 Asya Krizi

Asya Kaplanları olarak adlandırılan birçok Doğu Asya ülkesinin para birimleri ve borsaları etkilendi. 1997 Asya Krizi’nde bu bölgelerde sert düşüşler yaşanınca yatırımcılar ABD varlıklarına yöneldi.

Dolar endeksi bu dönemde yüzde 12,6 artışla 99,3 seviyesine yükselirken, yıl içinde 101’in üzerini gördü. ABD tahvil piyasalarında talep yoğun oldu. 1997 Asya Krizi’nde ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 6,4070’ten yüzde 5,7860’a geriledi.

Asya piyasalarında ise büyük değer kayıpları görüldü: Japonya Nikkei 225 Endeksi yüzde 21,5, Güney Kore Kospi Endeksi yüzde 40,7 ve Hong Kong Hang Seng Endeksi yüzde 20,3 düştü. Dolar/yen paritesi yüzde 12,7 artarken, dolar/Güney Kore wonu paritesi yüzde 101 yükseldi.

  • Dot-com balonu patladı

1990’lı yılların sonlarında internet, küresel ekonominin geleceği olarak görülmeye başlandı. 2000’li yıllarda teknoloji hisselerindeki aşırı değerlemeler patlayınca “dot-com” krizi meydana geldi. Nasdaq endeksi bir yıl içinde yüzde 60 değer kaybederken, yatırımcılar güvenli varlıklara yöneldi.

Altının ons fiyatı 2000’de yaklaşık 270 dolarken, 2002’de yüzde 20 artışla 320 doların üzerine çıktı. ABD Merkez Bankası (Fed) faiz indirimleriyle birlikte ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 6,4’ten yüzde 3,4’e geriledi.

  • 11 Eylül saldırıları

11 Eylül 2001’de ABD’de El-Kaide mensuplarının gerçekleştirdiği terör saldırıları, küresel piyasaları sarstı. İkiz Kuleler’in çökmesi ve yaklaşık 3 bin kişinin hayatını kaybetmesi, New York finans merkezini şoke etti. Borsalar 4 gün kapalı kaldıktan sonra açıldığında sert satış dalgası yaşandı. Altının ons fiyatı bir yıl içinde yüzde 14 artarak 317 dolara ulaştı.

  • 2008 Küresel Finans Krizi

2008’de ABD konut piyasasında başlayan kriz, küresel finans sistemini derinden etkiledi. Yatırımcılar güvenli limanlara yönelince altın hızla yükselerek birkaç yıl içinde 1900 dolara ulaştı. ABD 10 yıllık tahvil faizi 2008’de yüzde 4,03’ten yüzde 2,21’e düştü.

  • Avrupa Borç Krizi

2010-2012 arasında zirveye çıkan Avrupa Borç Krizi, Yunanistan’dan başlayarak İrlanda, Portekiz, İspanya ve Güney Kıbrıs’a yayıldı. Altının ons fiyatı 2010’da yüzde 29,6 artış gösterdi ve sonraki yıllarda yükselişini sürdürdü. ABD 10 yıllık tahvil faizleri ise kriz boyunca 2010’da 55 baz puan, 2011’de 141 baz puan ve 2012’de 15 baz puan düşerek yüzde 1,73 seviyesine geriledi.

  • Kovid-19 salgını

2019’un sonunda Çin’in Vuhan kentinde başlayan Kovid-19 salgını, 2020’de küresel ekonomiyi durma noktasına getirdi. Mart 2020’de pay piyasalarında sert satışlar görüldü. Altın fiyatı 2020’de tarihi zirve olan 2 bin 75 dolara ulaştı, ABD 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 0,5 ile rekor düşük seviyeye indi.

  • Rusya-Ukrayna Savaşı

24 Şubat 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en büyük çatışmaya dönüştü. Savaşın ilk aylardaki etkisiyle altının ons fiyatı Şubat 2022’de yüzde 6,1 artarak 1910 dolara yükseldi. Mart ayında ise 2 bin 70 doları görerek sonrasında yüzde 1,4 artışla 1937 dolarda kapandı. Brent petrol varil fiyatı yüzde 36,9 artışla 131 dolara, buğday ise yüzde 45,9 artışla 13,63 dolara yükseldi. Paladyum onsu de yüzde 43,3 artışla 3 bin 435,50 dolara ulaştı.

  • ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı

Yılın başında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları, jeopolitik riskleri artırdı. Bu süreçte altının ons fiyatı yılbaşından itibaren yüzde 20 yükselerek 5 bin 600 dolara yaklaşarak rekor seviyeleri test etti. ABD 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,58’den yüzde 4,17’ye geriledi.