Körün fili tarifi olarak bilinen çok meşhur bir hikaye vardır. Gözleri doğuştan görmeyen altı kişiden bir file dokunmaları istenir. Sonuçta hepsi bir tanım yapar ama çok doğaldır ki bu tanımların fil ile uzaktan yakından ilgisi yoktur.

Hortumu tutan yılan der.

Bacağa dokunan onu bir ağaç gövdesi olarak tanımlar.

Gövdeye dokunan ya da yaslanan bombeli bir kaya parçası diye tahmin yürütür.

Kulağa dokunanın tahmini geniş bir yelpaze olur.

Kuyruğu tutan bir halattan söz eder.

Dişi tutan ise direk benzetmesi yapar.

Dezenflasyonun skoru!

Dezenflasyon programı henüz bitmediğinden, ne zaman biteceği de belli değil ya, içinde bulunulan dönemin verilerini sonuç değil skor olarak niteleyebiliriz. Üç yılı aşkın süredir uygulanan bir programdan söz ediyoruz ve ortaya bazı veriler çıktı. Acaba dezenflasyon programının bu verileri nasıl yorumlanıyor?

Sanki bu dezenflasyon programı da körlerin fili tarifine benziyor gibi…

2021’deki faiz indiriminden önceki enflasyona ve bugünküne bakan vatandaş “Keşke beş on yıl önceki düzeyde olsaydık, o dönemin enflasyonu çok daha iyiydi” diyor. Bu kadar da değil, son dönemde indiği açıklanan oranlara inananı ara ki bulasın! Dolayısıyla vatandaş gözünde yıllık enflasyonun değil yüzde 30’lardan aşağı indirilmesi, çok daha düşük oranların yakalanması bile hemen hemen hiçbir şey ifade etmiyor. Hele hele geliri enflasyondan az artan vatandaş aslında enflasyon oranıyla ilgilenmiyor bile. Onun derdi yaşam maliyetinin yüksekliği.

2021 sonunda başlayan ve kimi aylarda yüzde 80’leri aşan enflasyona bakan siyasi kadrolar “Enflasyonla mücadele programı gayet iyi gidiyor, nereden nereye geldik” görüşünü savunuyor.

2023’ün haziranında Maliye Bakanlığı koltuğuna oturan Mehmet Şimşek herhalde “Ben görevi ‘Türkiye’nin rasyonel politikalara dönme dışında bir seçeneği kalmamıştır’ diyerek devralmıştım. Haklılığım ortaya çıktı. Bunca yıllık çabanın sonunda dezenflasyon programı nihayet meyvelerini vermeye başladı, işte yüzde 30’un altına inildi” diyordur.

İktisat dünyası büyük fotoğrafa bakmanın elbette iyi olduğuna dikkat çekiyor ama bir yandan da “Dezenflasyon diyorsunuz diyorsunuz da son dönemdeki yatay sayılabilecek gidişe bir açıklama getiremiyorsunuz” eleştirisi yöneltiyor.

İş alemi bir yandan enflasyonda gelinen düzeyden biraz kerhen de olsa memnuniyetini dile getiriyor ama bu düzeye inilmesinin maliyetinden de yakınmadan edemiyor. “Türk parası çok değerli” deniliyor, “İç talep adeta öldürüldü, biz ürettiğimizi kime satacağız” deniliyor. Bu kadar da değil, “Enflasyon buraya çekildi, çekilebildi ama faiz hâlâ çok yüksek, piyasada para yok ve işleri döndürmek giderek zorlaşıyor” yakınması dile getiriliyor.

Herkesin çıkardığı sonuç farklı

Ekonomi yönetiminin “Dezenflasyon programıyla şöyle kazanımlar elde edildi, şuradan şuraya gelindi” şeklindeki yaklaşımları körün fili tarifinin aksine sanki bütünü tanımlıyor gibi görünse de aslında o büyük fotoğrafın yalnızca bir bölümünü kapsıyor. Çoğu kez de o büyük fotoğrafın küçük bir bölümü, üstelik de yanlı bir şekilde aksettiriliyor.

Ekonomi yönetimi enflasyonla mücadelede nasıl başarı sağlandığını anlatırken ilk grafiği ama o grafiğin de tepelerdeki oranlarından sonraki bölümünü kullanmayı tercih ediyor. Yıllık enflasyon yüzde 90’a yaklaşmış ve sonrasında yüzde 30’un altına inmiş. Doğru; doğru da, enflasyonu yüzde 90’lara çıkaracak ekonomik tercihleri yapan kimdi?

Üçüncü ve özellikle dördüncü grafik o çok övünülerek söylenen dezenflasyon başarısını sanki biraz gölgeliyor, değil mi!

Son bir yıldaki oran yüzde 30’larda. Son bir yıldaki en düşük oran eylüldeki yüzde 29,73, en yüksek oran ise geçen yılın ekimindeki yüzde 32,87. Arada yalnızca 3 puanlık bir fark var. Bu çok somut olarak enflasyonun yüzde 30’a yapışıp kaldığını gösteriyor. Önceki gün de değinmiştim; yıllık oran ekim sonunda da biraz daha gerileyip kasım ve aralıkta çok muhtemeldir ki yeniden artacak.

Merkez Bankası’nın hesaplamalarına göre bu yılki enflasyonda savaşın da yaklaşık 7 puanlık bir etkisi var. Demek ki savaş olmasa bu yılın enflasyonu yine de yüzde 22-23 dolayında oluşacaktı. Az mı?

Yapılan aynı, sonuç farklı olur mu?

Türkiye adı konulmuş enflasyonla mücadele programını Haziran 2023’ten beri uyguluyor. Bu programa başlanmadan önce Mayıs 2023’te yüzde 40 olan enflasyon şimdi yüzde 30’un biraz altında. Hepsi hepsi bu!

Peki bu düşüş karşılığında feda edilenler?

Asgari ücretliye, diğer çalışanlara, emekliye, küçük esnafa, KOBİ sahibine bir sorun bakalım; dezenflasyonu nasıl tarif edecekler?

Aa Haber 08102026

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: ekonomim.com