Ekim enflasyonunu bugün öğreneceğiz. Ekim 2025 aylık enflasyonu yüzde 2,55 olarak gerçekleşmişti. Yarın açıklanacak enflasyon, bu düzeyin altında gerçekleşirse yüzde 29,7 olan yıllık enflasyon biraz daha düşecek. Bir fikir vermesi için hafta sonu İstanbul için açıklanan İTO enflasyonuna bakalım: Yüzde 2,47. Hem 2024 hem de 2025 Ekim enflasyonlarından düşük. Birbirine çok yakın olan bu iki enflasyonun ortalaması yüzde 3,28. Dolayısıyla, ortalamaya göre düşüş 0,81 puan. Sosyal medyada günlük verilerden yola çıkarak aylık enflasyonu tahmin etmeye çalışan ciddi araştırmacıların beklentisi de Ekim 2025’e kıyasla belirgin bir azalma olasılığı olduğunu gösteriyor. Peki, yıllık enflasyondaki düşüş sürer mi?

Olumsuz bir ‘baz’ etkisi yaşanması muhtemel

2025’in Kasım ve Aralık enflasyonları, düşüş eğilimi önündeki ilk engel. Geçtiğimiz yıl oldukça düşük bir düzeyde gerçekleştiler. Sırasıyla, yüzde 0,87 ve 0,89. Oysa 2020’den bu yana bu aylarda gerçekleşen enflasyonlar çok daha yüksek. Hadi, 2020-2024 dönemi yüksek enflasyonlu yıllar. 2018-19 krizini atlayıp daha eskiye gidince de aynı yorum geçerli. Yıllık enflasyonun bugünkünün yarısından da az olduğu 2016 ve 2017’de bu ayların ortalama enflasyonları 1,08 ve 1,09; 2025’te gerçekleşenden daha yüksekler. Dolayısıyla, olumsuz bir ‘baz’ etkisi yaşanması muhtemel. Bunlar sadece geçmişle karşılaştırmalar. Şüphesiz enflasyonu belirleyen unsurlardaki gelişmeler daha önemli. Kur artış oranı ve iç talep enflasyonu düşürücü yönde gelişiyor. Buna karşılık, enerji fiyatları şahlanmış vaziyette. Sonuçta, bu yılın sonunda gerçekleşecek yıllık enflasyonun, bugün açıklanacaktan biraz daha yüksek olması beklenir.

İşe fon rezaleti çerçevesinden bakın

Peki, çok mu önemli? Ankara’da yaşayan dört kişilik bir aile için TÜRK-İŞ’in açıkladığı açlık sınırı Ekim’de 38 bin liraya yükseldi; asgari ücretin çok üzerinde. Çoğu emekli, daha da düşük düzeyde gelir elde ediyor. Onlar açısından elbette çok önemli. Ama bir de işe fon rezaleti çerçevesinden bakın. Finans piyasasını düzenleme ve denetlemeden sorumlu BDDK, SPK ve Borsa İstanbul gibi önemli yetkilerle donanmış kurumlar varken fon krizi patladı. 2008-09 küresel krizinden sonra kurulan ve o zamanlar uluslararası düzeyde en çok tartışılan ve tartışmalardan çıkan sonuçlara uygun olarak kurulan Finansal İstikrar Komitesi’ne rağmen fon krizi yaşandı. Nasıl olup da yaşandığı çok önemli.

Şeffaf ve tatmin edici bir biçimde fon rezaletinin nasıl olup da olduğu belirlenmeli ki bir daha yaşanmasın diye yapısal önlemler alınabilsin. Bu yapılmadıkça, geçmiş enflasyonlara ya da kur, talep, enerji fiyatlarına bakıp enflasyonun ileride izleyeceği yol için çıkarsama yapmanın fazla bir anlamı yok. Zira böyle dönemlerde ekonomideki dinamiklerin asıl belirleyicisi güven olur. Güven her zaman önemli ama böyle dönemlerde çok daha önemli.

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: ekonomim.com