Orta Doğu’daki savaşın piyasaları sarsmasına rağmen, aralarında ANZ Banking Group ve Goldman Sachs’ın da bulunduğu bankalara göre altın fiyatlarının uzun vadede toparlanması bekleniyor. Analistler, merkez bankalarının dirençli talebi, süregelen jeopolitik belirsizlikler, ABD Merkez Bankası (Fed) faiz indirimi beklentileri ve dolar cinsinden varlıklardan uzaklaşma çabalarını uzun vadeli iyimserliğin temel nedenleri olarak sıralıyor.
Altın fiyatları, Orta Doğu’daki savaşın başladığı şubat ayından bu yana, ocak ayında ons başına 5 bin 500 doların üzerindeki rekor seviyesinden yaklaşık %10 geriledi. Artan tahvil getirileri ve güçlenen doların yanı sıra çatışmaya bağlı oynaklık, bazı yatırımcıların nakde geçmesine neden oldu.
Buna karşın, ANZ analistleri Soni Kumari ve Daniel Hynes tarafından cuma günü yayımlanan notta, büyüme ve enflasyondan oluşan makroekonomik dengenin bozulmasıyla merkez bankalarının faiz indirimlerine geri döneceği ve fiyatların nihayetinde toparlanacağı öngörüldü. Kurum, yıl sonuna kadar altının ons başına 5 bin 800 dolara ulaşacağı tahminini korudu.
Merkez bankası alımlarının piyasa için temel destek unsuru olmaya devam etmesi beklenirken, ANZ analistleri 2026 yılında resmi kurum alımlarının 850 ton civarında gerçekleşeceğini tahmin ediyor. ANZ’nin bu yükseliş beklentisi, mart ayı başında Goldman Sachs ve RBC Capital Markets Corporation tarafından yapılan benzer öngörüleri takip ediyor. Goldman Sachs, merkez bankası alımlarının sürmesi ve Fed’in bu yıl 50 baz puanlık faiz indirimi yapacağı beklentisiyle ons başına 5 bin 400 dolarlık tahminini sürdürüyor.
Diğer taraftan Goldman Sachs analistleri Lina Thomas ve Daan Struyven, 31 Mart tarihli notlarında Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların devam etmesi durumunda altının kısa vadede taktiksel aşağı yönlü risklerle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Ancak banka, çatışmanın uzamasının geleneksel Batı varlıklarından uzaklaşmayı hızlandırabileceğini ve bunun da uzun vadede fiyatları destekleyebileceğini belirtti.





