Tasfiye halindeki yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nun gündemine geliyor. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen düzenlemeyle, belirlenen fonların yatırımcılarına tasfiye malvarlığından 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılması öngörülüyor.

Teklifin Genel Kurul’da kabul edilerek yasalaşmasının ardından ara ödemelerin en kısa sürede başlatılacağı bildirildi.

Yatırımcılara 1 milyon TL’ye kadar ödeme

Düzenlemeye göre, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından belirlenen fonlarda yatırımcıların net yatırım tutarı esas alınarak ara ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılara bu tutar kadar, 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon TL ödeme gerçekleştirilebilecek.

Ödemeler, ilgili fonların tasfiye malvarlığından karşılanacak. Düzenlemenin amacı, tasfiye süreci devam eden fonlarda yatırımcıların zararlarının karşılanmasına yönelik süreci hızlandırmak.

Tasfiye ve denetim SPK gözetiminde yürütülecek

Teklifle fonların tasfiye işlemlerinin SPK’nın gözetim ve denetiminde, tasfiyeyle görevli kuruluşlar tarafından yürütülmesi öngörülüyor.

Zarar veya kayıplardan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak. SPK, tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her bir fon bakımından zarar veya kayıp tutarını, sorumluluğu bulunan gerçek ve tüzel kişileri ve bunların sorumlu oldukları tutarları belirleyerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) bildirecek.

Geri kazanım hesabında biriken tutarlar, zorunlu masraflar düşüldükten sonra TMSF tarafından tasfiyeyle görevli kuruluşa aktarılacak. Tasfiyenin tamamlanmış olması halinde ise tutarlar, fon pay sahiplerine ödenmek üzere Yatırımcı Tazmin Merkezi’ne (YTM) gönderilecek. YTM, ödemeleri yatırımcıların katılma payı sahipliği oranında gerçekleştirecek.

Bazı yatırımcılar ödemelerden yararlanamayacak

Düzenleme, fonlarla bağlantılı piyasa suçlarına ilişkin hükümler de içeriyor. SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlar tarafından veya bu fonlarla birlikte hareket edilerek ya da fonların iştirakiyle piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı kapsamındaki fiillerin işlenmesi durumunda, söz konusu fiilleri işlediği veya birlikte hareket ettiği SPK tarafından tespit edilenlere tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmayacak.

Ayrıca düzenleme kapsamındaki fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalarda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca malvarlığı değerlerine el konulabilecek.

45 bini aşkın yatırımcıya 40,8 milyar TL’lik tasfiye

Tasfiye sürecine ilişkin açıklanan verilere göre, A1 Portföy Yönetim A.Ş., Bulls Portföy Yönetim A.Ş. ve Pardus Portföy Yönetim A.Ş. yönetimindeki 66 ayrı yatırım fonunda bulunan 45 bini aşkın kişiye toplam yaklaşık 40,8 milyar TL tutarında ayni ve nakdi tasfiye işlemi Ziraat Bankası tarafından tamamlandı.

Bu gelişmeyle tasfiye sürecindeki fon sayısı 131’den 65’e geriledi.

Açıklanan verilere göre, Ziraat Bankası’nın tasfiyesinden sorumlu olduğu fonlarda 151 bin 247 tekil yatırımcı, İş Bankası’nın tasfiyesinden sorumlu olduğu 6 fonda ise 388 bin 718 tekil yatırımcı bulunuyor. Fon krizinden etkilenen toplam yatırımcı sayısının 455 bin 578 olduğu belirtiliyor.

Yatırımcıların yaklaşık 350 bininin fonlarda 1 milyon TL’nin altında yatırımı bulunuyor.

Sermaye Piyasası Kanunu’nda kapsamlı değişiklik hazırlığı

Fon Koordinasyon Kurulu’nda, mevcut tasfiye düzenlemesinin yanı sıra sermaye piyasalarındaki yapısal sorunların giderilmesine yönelik yeni bir taslak da gündeme geldi.

İlk değerlendirmeleri yapılan taslağın, Sermaye Piyasası Kanunu’nda kalıcı ve kapsamlı değişiklikler öngördüğü; düzenleyici ve denetleyici mekanizmaların güçlendirilmesini ve yaptırım ile cezaların caydırıcılığının artırılmasını amaçladığı belirtildi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanan Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun ardından yapılan açıklamada da sorunlu fonlara ilişkin gerekli adımların ilgili kurumlar tarafından eş güdüm içerisinde atıldığı ifade edildi.