İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen sermaye piyasası soruşturmasında, 106 kişi ve kuruluş hakkında mal varlığı tedbiri uygulanması talep edildi.
Savcılığın talep yazısında, şüphelilere ait sermaye piyasası araçlarının dondurulması, yüksek tutarlı para transferlerinin ve mal varlığını azaltıcı işlemlerin engellenmesi istendi.
Soruşturma dosyasında, bazı hisselerde yaklaşık 100 kata varan fiyat artışlarının yaşandığı ve bu hareketlerin anormal olarak değerlendirildiği belirtildi. İlgili hisselerin büyük bölümünün fonlar aracılığıyla toplandığı, fonlar üzerinden gerçekleştirilen alımların hisse fiyatlarını yükselttiği ve bu durumun fonların değerlerinde artışa yol açtığı kaydedildi.
Dosyada, fon sahiplerinin gerçekleştirdiği hisse alımlarının piyasada talep oluşturduğu, ardından söz konusu hisselerin fonlara satıldığı ve bu işlemler sonucunda hem hisse senedi hem de fon değerlerinde artış meydana geldiği ifade edildi.
ŞÜPHELİLERİN YAKINLARININ MAL VARLIKLARI DA İNCELENECEK
Savcılık, haklarında tedbir talep edilen kişilerin yanı sıra eşleri, çocukları ve belirlenen aile yakınlarının mal varlığını azaltıcı nitelikteki işlemlerine de tedbir uygulanmasını istedi.
Ayrıca Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Denizcilik Genel Müdürlüğü ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne yazı gönderilerek listedeki kişiler ile eşleri adına kayıtlı taşınmaz, gemi ve hava araçlarının tespit edilmesi talep edildi.
BAKAN GÜRLEK SORUŞTURMAYA İLİŞKİN BİLGİ VERMİŞTİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, daha önce yaptığı açıklamada, 1 Temmuz-16 Eylül tarihleri arasındaki fonlardan gerçekleştirilen para çıkışlarının yüksek tutardan başlanarak incelendiğini bildirmişti.
Gürlek, açıklamasında 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığının dondurulduğunu, 37 şüpheli hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandığını duyurmuştu.
“PARANIN İZİNİ SONUNA KADAR SÜRECEĞİZ”
Bakan Gürlek, soruşturmanın amacının suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlığı değerlerinin kaçırılmasını, el değiştirmesini veya üçüncü kişilere devredilmesini önlemek, söz konusu değerleri güvence altına almak ve mağdur vatandaşların haklarına kavuşmasını sağlamak olduğunu belirtmişti.
Gürlek, açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:
“Para hangi hesaba aktarılmış, malvarlığı hangi şirketin veya kişinin üzerine geçirilmiş olursa olsun izini sonuna kadar süreceğiz. İyi niyetli vatandaşlarımızın yılların emeğiyle oluşturduğu birikimlerin birtakım kişi ve yapılar tarafından istismar edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz.”





