Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye ziyareti kapsamında Türk basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede, bölgede kritik gelişmeler yaşandığını ve bu süreçte Suriye ile temasları artırdıklarını belirtti.
Fidan, Suriye'ye gerçekleştirdiği iki günlük ziyarette Şam'da konaklamalarının, ülkede hayatın normalleşmeye başladığının göstergelerinden biri olduğunu söyledi. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaklaşık iki saat süren görüşmede tüm konuları ele aldıklarını aktaran Fidan, Suriye'nin istikrarını tehdit eden unsurların başında İsrail'in geldiğini ifade etti.
Suriye'yle ilgili diğer başlıklarda son iki yılda olumlu gelişmeler yaşandığını belirten Fidan, ülkenin yaptırım listesinden çıkarılmasının ve terörizm listesinden çıkarılmasının ekonomik yatırımların önündeki engellerin kaldırılması açısından önemli olduğunu kaydetti.
Fidan, Suriye'de istikrarın sağlandığı ve iyi yönetişimin tesis edildiği bir ortamda ülkenin yüksek bir potansiyele sahip olduğunu, ancak bunun için zamana ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.
İsrail'in komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasını tehdit olarak gördüğünü savunan Fidan, Suriye'nin ise bölgesiyle barış içinde yaşamak istediğini söyledi. Fidan, İsrail'in bu yaklaşımı kabul etmesi veya saldırgan politikalarını sürdürmesi halinde uluslararası toplumdaki konumunun bundan etkileneceğini ifade etti.
Suriye'deki entegrasyon süreci
Fidan, Suriye'deki entegrasyon sürecinde SDG'nin tehdit ve düşman unsur olmaktan çıkarılmasının birinci öncelik olduğunu belirtti.
Süreç kapsamında açıklanan ilkelerin olumlu mesajlar içerdiğini aktaran Fidan, uygulamanın kamuoyuna açıklanan mesajlarla uyumlu şekilde ilerlemesini beklediklerini söyledi.
8 Aralık'ta rejimin devrilmesinin ardından her şeyin yeni başladığını ifade ettiğini hatırlatan Fidan, gelinen noktada taktik ve stratejik açıdan olumlu gelişmeler yaşandığını kaydetti.
Fidan, terör meselesi başta olmak üzere Türkiye'nin uzun yıllardır karşı karşıya kaldığı sorunların önemli bölümünün Suriye ve Irak kaynaklı olduğunu belirterek, Türkiye'nin güvenlik anlayışını yeniden yapılandırdığını ifade etti.
Komşu ülkelerden kaynaklanan sorunların çözümünde önemli mesafe alındığını belirten Fidan, bu alandaki çalışmaların devam edeceğini söyledi.
Bölge ülkeleri arasında işbirliği
Fidan, bölge ülkelerinin özellikle Gazze konusunda ortaya koyduğu ortak çabanın önemli sonuçlar verdiğini belirterek, ülkeler arasındaki işbirliği ve dayanışmanın Suriye konusunda da kullanıldığını ifade etti.
Bu işbirliğinin İran-ABD savaşı sürecinde de kullanıldığını belirten Fidan, İsrail'in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolüne karşı işbirliğine ve barışçı diplomasiye dayalı bir yaklaşım yürüttüklerini söyledi.
Fidan, bölgede istikrar isteyen ülkelerin birlikte hareket etmek dışında seçeneklerinin bulunmadığını belirterek, bölgenin herhangi bir yerinde yaşanan gelişmelerin diğer ülkeleri de doğrudan etkilediğini kaydetti.
Mekke İttifakı ve Suudi Arabistan
Fidan, Mekke İttifakı'nın kurumsallaşma sürecinin sürdüğünü, üç ülke arasında teknik düzeyde görüşmeler yapıldığını belirtti.
İttifakın genel karargahının yapısı ve personel sayısı gibi konuların ele alındığını aktaran Fidan, sürecin tamamlanma aşamasına geldiğini söyledi.
Mekke İttifakı'nın genişletilmesinin hedeflendiğini belirten Fidan, Suudi Arabistan'ın kuzeyden ve güneyden hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Yemen kaynaklı sorunların uzun süredir devam ettiğini belirten Fidan, saldırıların kritik altyapıyı ve bölgesel istikrarı hedefleyen bir boyuta ulaşması halinde buna tepkisiz kalınamayacağını söyledi.
Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın yanında olduğunu açıklamalarla ortaya koyduğunu hatırlatan Fidan, ilgili taraflara gerekli mesajların iletildiğini ve dayanışmanın sürdürüldüğünü kaydetti.
Yunanistan'la ilişkiler
Fidan, Türkiye'nin Yunanistan'ın bölgeyi istikrarsızlaştırmak isteyen aktörlerin etkisi altında hareket etmesini istemediğini belirterek, iki ülke arasında iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesini istediklerini söyledi.
Adaların silahlandırılması konusunda Türkiye'nin hassasiyetlerinin bulunduğunu belirten Fidan, özellikle uluslararası antlaşmalarla gayriaskeri statü altında bulunan adaların silahlandırılmasının Türkiye açısından tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Fidan, Yunanistan'ın söz konusu adaların statüsüne ilişkin ahdi yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini belirterek, Türkiye'nin bu konudaki itirazlarını gerektiğinde ikili kanallardan, NATO ve Birleşmiş Milletler platformlarında dile getirdiğini aktardı.
Son dönemde iki ülke arasında çözüme yönelik olumlu bir atmosfer oluştuğunu belirten Fidan, bu atmosferin geliştirilerek sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Fidan ayrıca S-400 hava savunma sistemlerine ilişkin görüşmelerin ve ilgili ülkeler arasındaki teknik müzakerelerin devam ettiğini bildirdi.
"Terörsüz Türkiye" süreci
Fidan, Diyarbakır ziyareti sırasında "Terörsüz Türkiye" sürecinin toplumda geniş kabul gördüğünü gözlemlediğini belirtti.
Farklı siyasi görüşlerden kişiler ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldiklerini aktaran Fidan, örgütün silah bırakacağını açıklamasının toplumda memnuniyet oluşturduğunu söyledi.
Sorunların silahsız şekilde tartışılması yönünde bir anlayışın oluştuğunu belirten Fidan, bölge halkının ekonomik kalkınma, sanayi ve altyapı yatırımları ile komşu ülkelerle ticaretin geliştirilmesini beklediğini ifade etti.
Fidan, sürecin kalıcı hale gelmesinin bölgeye yönelik yatırımların önünü açacağını belirterek, Türkiye'de kimlik inkarı konusunda geçmiş yıllarda atılan adımlara dikkati çekti. Eylül 2013'te açıklanan Demokratikleşme Paketi ile seçmeli dil uygulamasının önünün açıldığını hatırlatan Fidan, bu gelişmenin Kürt vatandaşların kimlik konusundaki talepleri açısından önemli olduğunu kaydetti.
