Adliyeye sevk edilen Karatepe, Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Necati Kayaközü'nün koordinesinde, emniyette alınan ifadesinde, FETÖ ile bağlantısının ortaokul son sınıftayken 1998'de başladığını, daha sonra askeri okula girdiğini belirtti.

Kurmaylık sınavına Kara Harp Okulunda girdiğini ifade eden Karatepe, sınava girdiğinde soruların kendilerine daha önce verilen sorularla birebir aynı olduğunu gördüğünü söyledi.

Tayin döneminden önce sonuçların açıklandığını anlatan Karatepe, "Ben, Ümit Burtaçoğlu ve Hasan Hüseyin Altınsoy sınavı kazandık. Eğitim için 2015 yılında İstanbul Levent Kara Harp Akademisi'ne gittik ve eğitime başladık. Burayı kazanınca akademinin içerisinde bulunan lojmanlardan yer tahsis edildi. Eşim ile lojmana yerleştik ve burada kalmaya başladık." dedi.

Kara Harp Okulu'na başladığı dönemde kendisinden "Muhammet Baran" isimli örgüt mensubunun sorumlu olduğunu belirten Karatepe, "Kurmaylığı kazanınca Muhammet Baran bizi İstanbul'da bizimle ilgilenecek kişiyle tanıştırdı." ifadesini kullandı.

Bu tanışmada Ümit Burtaçoğlu ve Hasan Hüseyin Altınsoy'un da bulunduğunu kaydeden Karatepe, ifadesini şöyle sürdürdü:

"Burada bizimle ilgilenecek şahısla telefon alışverişi yaptık. Eşimin tayin işlemlerini hallettik ve İstanbul'a taşındık. İstanbul'a taşınınca Muhammet Baran'ın İstanbul'da bizimle ilgilenecek kişiyle, tanıştırdığı şahısla görüşmeye başladık. Bu şahsın eşi ise askeri personelin eşleri ile ilgileniyordu. İki haftada bir bu şahsın Bahçelievler'de bulunan evine giderek görüşüyorduk. Bu görüşmelere Ümit Burtaçoğlu ve Hasan Hüseyin Altınsoy birlikte gidiyorduk."

Kurs aldığı dönemde kurmaylık kursunda 5 veya 6 sınıftan oluşan 100 kursiyer bulunduğunu dile getiren Karatepe, "Bize soruları veren örgütün bizim gibi başka şahıslara da soruları verdiğini ve kurmaylık sınavını kazandırdıklarını düşündüğüm ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında benimle aynı dönemde kursiyer olanların yüzde 90'ının ihraç edilmesi sebebiyle kursa gelenlerin yüzde 90'ının FETÖ'cü olduğunu düşünüyorum." beyanında bulundu.

"Kendi aramızdaki konuşmalarımızda hepimizin FETÖ'den olduğunu öğrendik"

Karatepe, kurmaylık eğitimi birinci sınıfın sonuna gelirken 9 veya 10 Temmuz 2016 günü birlikte kurmaylık eğitimi aldığı Mehmet Cantaz'ın lojmana İstanbul'daki "kendisinden sorumlu abi"nin selamı ile geldiğini ve birlikte "abi"nin evine gitmelerini gerektiğini söylediğini anlattı.

Bir gün sonra Mehmet Cantaz'ın aracıyla Muammer Gözübüyük, Ergün Şahin ve Murat Köse ile "kendilerinden sorumlu abi"nin Bahçelievler'deki evine gittiklerini belirten Karatepe, şöyle devam etti:

"Burada İsmail Yiğit, Mustafa Serdar Özay, Enes Yılmaz, Bahadır Sagun, Mehmet Öztürk ve Mehmet Demir isimli şahısların da evde olduklarını gördüm. Burada sorumlu abi bize hitaben yakında önemli bir faaliyet olacağını, başımızda komutan olarak Şükrü Seymen’in bulunacağını, onun emir ve talimatlarına uymamızı belirterek, 'bu konudan eşiniz dahil kimseye bahsetmeyin ve yanınıza telefon almayın' diye talimat verdi. Yapılacak faaliyet ile ilgili bize başka bir bilgi vermedi. Şükrü Seymen'in FETÖ'den olduğunu burada öğrendim. Bir saat kadar burada kaldık ayrıca kendi aramızdaki konuşmalarımızda birbirimizin FETÖ'den olduğunu burada öğrendik, herkes birbirine şaşkınlığını ifade etti. Hepimiz Özel Kuvvetler'de görevliydik ve kurmaylık eğitiminde aynı dönemde eğitim alıyorduk. Buna rağmen birbirimizin 'hizmet'ten olduğundan bu toplantıya kadar haberdar değildik."

Burkay Karatepe, Bahçelievler'de yapılan bu görüşmeden sonra akademideki eğitimlere rutin olarak devam ettiklerini, toplantıya katılanlarla ders aralarında kantinde kendi aralarında durum değerlendirmesi yaptıklarını kaydetti.

Faaliyetin ne olabileceği konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını ifade eden Karatepe, "15 Temmuz'a kadar akademide de olağanüstü bir durum gözlemlemedim. Cuma günü öğleden sonra akademide kurmay albay rütbesiyle öğretim başkanı olarak görev yapan Ahmet Zeki Gerehan akademinin konferans salonunda kurmay sınıflarındaki tüm öğrencileri topladı, rutin olan bir toplantı değildi. Burada kurmay albay, öğrencilere hitaben açıkça olmamakla birlikte bir şeyler olacağını, verilecek emirlere uyulmasını söyledi." diye konuştu.

Konferans salonundan çıktıktan sonra kantinde bir araya geldiklerini dile getiren Karatepe, yüzbaşı İsmail Yiğit'in yanlarına gelerek bahsedilen faaliyetin bu akşam olacağını söylediğini anlattı.

Evlere ayrılırken lojmanın otoparkında buluşmak üzere sözleştiklerini belirten Karatepe, ifadesini şöyle sürdürdü:

"Otoparkta buluştuğumuzda diğer gelenlerin de sivil şekilde geldiklerini gördüm ayrıca burada birlikte hareket edeceğimiz timin tüm personelini gördüm. Ben, Mehmet Cantaz, Ergün Şahin, Muammer Gözübüyük, İsmail yüzbaşı, Mustafa Serdar Özay, Murat Köse, Enes Yılmaz ve Mehmet Demir isimli şahıslar bulunuyordu. Bu şahısların tamamı Özel Kuvvetler Komutanlığı'da (ÖKK) görevli personellerdi ve kurmay eğitiminde kursiyer olarak bulunuyorlardı. Burada yalnızca Şükrü Seymen yoktu. Daha sonraki süreçte dahil oldu. Bizim buluştuğumuz esnada otoparkta bir hareketlilik vardı. Başka grupların da bir araya geldiklerini gördüm. Üsteğmen Mehmet Cantaz'ın aracı, yüzbaşı İsmail Yiğit'in aracı ve hangimizin olduğunu hatırlamadığım üçüncü bir araçla Avrupa yakasında askeri havalimanını geçtik. Saat 20.00-21.00 sıralarında havalimanına ulaştık. Kamuflajlarımızı burada giydik. Burada birlikte geldiğimiz isimlerini verdiğim kişilerle hazır beklerken binbaşı Şükrü Seymen de bize katıldı."

Burada herhangi bir silah ve mühimmat almadan Couger tipi helikoptere bindiklerini, saat 21.00-21.30 sıralarında helikopter ile kalkış yaptıklarını anlatan Karatepe, alanda topladıklarında ve helikopterde iken yapılacak görevle ilgili bir açıklama yapılmadığını iddia etti.